Slide Mimari açıdan kıymetli-hikâyeli binalar arşivi

SON EKLENENLER

Kuzguncuk

Hayri Onur Yalısı

“Çağdaş sanatın Türkiye’deki öncülerinden Füsun Onur (ikili fotoğrafta sağda) ile ablası İlhan Onur, doğup büyüdükleri ve halen yaşamakta oldukları Kuzguncuk’taki Hayri Onur Yalısı’nı, ileride müze-ev olarak ziyarete açılması ve içeriğini Arter’in oluşturacağı misafir sanatçı programlarına ev sahipliği yapması arzusuyla Vehbi Koç Vakfı’na bağışlama kararı aldılar.” Bana gelen basın bültenindeki haber bu idi… Ancak ben aynın

Devamı »
Çemberlitaş

Barın Han

Prof. Emin Barın; mücellid, yani cilt yapan biri ve eşsiz bir hattat. Ve bence çok kıymetli bir grafik sanatçısı. Onun elinden çıkan küfi eserlere bakmaya doyamıyorum. Anıtkabir’de de onun yazısını görebilirsiniz, pek çok tahmin bile edemeyeceğiniz yer ve ayrıntıda da. BABADAN MÜCELLİD, BABADAN HATTAT 1913’te,

Devamı »
Asmalımescit

Spadaro Paşa Apartmanı

Olay şu; Kırmızı Kapı, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Tasarım Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Seza Sinanlar Uslu ve öğrencilerinin inisiyatifiyle, bir çalışma ve kültür sanat mekânı olmak amacıyla 2020’nin Ekim ayında kurulmuş.  Farklı araştırmacıları bir araya getiren, sanata, tarihe, kültüre açılan bir kapı, sosyal bir

Devamı »
Moda

Moda Papatya Fırın

Moda Caddesi ile Rıza Paşa Sokağı’nın kesişiminde pıtı pıtı tatlı bir binadır, altındaki fırın da ona çok yakışır. Geçen biri paylaştı, ben de hikâyelerden “Tanıyan var mı?” yazdım. Tanışıklık tanıdık birinden geldi Alper Güçlü mesaj attı: “Eşim İdil’in ailesinin apartmanı, elimizde ne varsa sana gönderelim”.

Devamı »
Fındıklı

Yağmalanan eski Akbank Genel Müdürlük Binası’nın son hali

Her kıymetli yer için “Müze olsaydı”, “… bilmem ne ailesi oraya baksaydı” söylemlerini ben pek sevmiyorum. Şahsi fikrim, yıllar içinde yavaş yavaş oturdu, bu fikri iyi de savunurum! O tür söylemler, acıyla söylenmesinin yanı sıra kendi sorumluluğumuzu başkasına atmanın bir yolu da aynı zamanda. Ha,

Devamı »
Fındıklı

Eski Akbank Genel Müdürlük Binası

Meclis-i Mebusan Caddesi üzerinde mimar Sedad Hakkı Eldem tarafından tasarlanan, -eski- Akbank Genel Müdürlük Binası… Sonradan Aksigorta Genel Müdürlüğü olarak da kullanılan bina, 20. yüzyılın simge modern yapılarından biri sayılıyor. Peki şimdi için tamamen boşaltılan, soyulan bu binada ne oluyor? Güçlendirme ya da yenileme mi?

Devamı »
Kurtuluş

Bozlu Art Project Mongeri Binası

Daha önce burada birkaç metinde, özellikle de, güzel bahçesiyle Güzel Bahçe Sokak’a adını veren Mongeri Evi bahsinde, mimar Giulio Mongeri‘ye heyecanlı ilgimi yansıtmıştım. Mongeri, benim için hem işini çok iyi ve özenli yapan hem de sanat ve hobilerle donanmış bir keyif insanının vücut bulmuş hali gibi…

Devamı »
Galata

İngiliz Postanesi (Postane İstanbul)

“Sosyal, çevresel ve kentsel etki odaklı çalışmalara, ortak kültürel üretimlere ev sahipliği yapacak olan Postane, 9 Ekim Cumartesi kapılarını açıyor!” duyurunusu görür görmez, benim için Mekânda Adalet Derneği’yle de özdeşleşen, @postaneistanbul‘un kurucu direktörü sevgili Yaşar Adanalı’dan binayı yazması için ısrarcı oldum. Yaşar, en “Özlemiyorum” diyene

Devamı »
Saraylar

Babadağlılar Çarşısı

Bahar Bayhan’ın Arkitera için Cengiz Bektaş ile yaptığı söyleşiden alıntıyla başlayalım: “Hisarönü’nde bir kadın biz alanda çay içerken geldi, ‘Sen ne iş yapıyon?’ dedi.  Önce ‘Mimarım’ dedim, sonra utandım söylediğimden ‘Yapıcıyım’ dedim. ‘Sen Dengizli’de Babadağlılar Çarşısı’na git de mimarlık neymiş öğren’ dedi. Bundan çok hoşlanıyorum.

Devamı »

YAZILAR

KİMDİR / NEDİR?

Her zaman yaşadığım ya da seyahat ettiğim şehirlerin, semtlerin tarihine, geçmişine, nedenine-nasılına, mimariye, insanlarına, eski fotoğraflarına ve isimlerine meraklı biri oldum.

Misal “Çiftevav Sokak’ta oturuyorsam, isminin nereden geldiğini bilmek isterim ya da Gümüşsuyu ismi nereden gelir, Bakırköy eskiden nasıldı?” gibi gibi…

Cep telefonum da apartman isim ve tabelalarının, ilginç mimari ayrıntıların fotoğraflarıyla doludur. Pandemi döneminde otomobil de kullanmadığım için sürekli oturduğum ilginç binalar da barındıran semt çevresinde dönüp dolaşırken ilk farkındalığım Arkitekt Dergisi’nin arşivlerini fark etmemle oldu.

Dünya işim varken bile kendimi o arşivden alamıyordum.

Sağımda solumdaki pek çok binanın yapılış hikâyesini oradan okumaya başladım. Ardından orada gördüğüm kimi bugün hayli değişime uğramış binaları aramaya çıktım. 

Eski ve yeni hallerini karşılaştırır oldum. Ve sonra bunları paylaşmaya, başkalarına da anlatmaya, başkalarının bilgileriyle birlikte ortak bir örgü ortaya çıkarmaya, kayıt tutmaya karar verdim.