E Evi (Bülent Erkmen Evi)

Yapım yılı: 1991 veya 1994

Binayı, binlerce kere önünden geçtiğim Cihangir Caddesi’nde önce Kaktüs Kafe’nin kalabalığı, ardından da ağaçların arasında tesadüfen gördüm. “Ne ilginç bina” deyip incelerken, neredeyse dürbünle okuyabileceğim o küçük yazıyı fark ettim: “Bu yapı Mimarlar Odası 4. Ulusal Mimarlık Sergisi 1994 Yapı Dalı Ulusal Mimarlık Ödülü kazanmıştır. Mimar Haydar Karabey. Yapım Yılı 1994. İşveren Ayşe/Bülent Erkmen.

Biraz bakınınca “E Evi” olarak adlandırılan yapının, o sıradaki ‘uzun’ yapılar arasında minicik kalmış bir evin anısı yaşatılarak tasarlandığını gördüm.

AYIRMA APARATI OLARAK SERA, BAHÇE

Kendi sitesinde mimar Haydar Karabey, başlığına “BE Evi” dediği projeyi şöyle anlatıyor: “Cihangir’de 4 metre cepheli, 8 metre derinlikli, bitişik düzen bir parseldeki ‘küçük ev’ diye anılan, çevredeki herkesin gözdesi sevimli kent evinin, yeni imar düzenine göre, konut olarak düzenlenmesi sürecinde (eski eser tescili olmamasına karşın) kent belleğine saygı duyarak, hep orada imişcesine, güne, duruma, çevreye uyup boy atması ilkesi benimsendi.

Bu tavır; eskiyi yeniden farklılaştırmayı, ciddi bir tasarım sorunu çözmeyi gerektiriyor. Çözüm için eski ile yeni arasında; yani küçük ev’i oluşturan alt üç kat ile onun mevcut çizgilerini sessizce izleyen eklenti üç kat arasında, + 900 m. kotunda Boğaz ve cadde yüzleri cam olan bir ara bahçe katı oluşturuldu.

Böylece işlevsel olarak da ailenin üst katlardaki özel yaşam alanı ile alt katlardaki dışa dönük yaşama ve çalışma alanları, bir sera iç bahçe ile ayrılmış oldu.

‘KÜÇÜK EV’İN DÖNÜŞÜ

“Uygulama sürecinde, parselin darlığı göz önüne alınarak yan sağır duvarlar, tümüyle 15 santimetrelik perde olarak döküldü. Bu duvarlar içeride brüt beton olarak bırakıldı. Daha yumuşak olması istenen iç bölmeler ise alçı ve akçaağaç olarak bitirildi.

‘Küçük ev’ düşeyde bahçeli bir eve dönüşerek çağa ayak uydurdu ve kentsel belleğe saygılı bir biçimde Cihangir’deki yerine geri döndü.

…Bitişiğindeki yüksek yapılar arasında tek başına kalarak bütün içindeki anlamını yitirmiş küçük bir yapıyı anı olarak tutup, duyarlı ve ustalıklı bir çözümle yapının kaçınılmaz ‘boy atışını’ ve sonuçta çevresine ait olmasını sağlayan Haydar Karabey”in Cihangir E Evine, Yapı Dalı ödülü verilmesine oybirliği ile…” gerekçesi ile, 4. Ulusal Mimarlık Sergisi, Yapı Dalı Ödülü’nü aldı.”

EVİN İÇİNİ GÖRENE RASTLAMADIM

Binanın yapım yılı olarak 1991 de gördüm, 1994’de; bunu not düşeyim.

Bir de zamanının ünlüsü Reklam Evi meselesi var. Şimdi artık pek de eski halinde olmayan o bina. Abdi Güzer ile mimar Haydar Karabey’in söyleşisini izlemiştim. Zamanında çok sükse yapan o binayı Haydar Bey’in yapışında ya da işi alışında grafik tasarım üstadı Bülent Erkmen’in de rolü olduğunu yayından öğrenmiştim. 1.Ulusal Mimarlık Sergisinde, Proje Dalı Ödülü alan ReklamEvi’nin ardından Erkmen ile böyle de bir araya gelinmiş diye düşündüm.

Eskiden 18 olan bina numarası 14 olmuş. Evde hala Erkmenler mi yaşıyor emin değilim; kapının üzerindeki posta alım aralığında başkasına mektup vardı:)

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

İlkadım

Kefeli Apartmanı

Bu hesap ve siteye uzaktan hep güzel katkısı olan iç mimar Didem Avincan ne zamandır bana “Samsun’da bir binayı yazacağım” diyordu. Bana gönderdiği bir haber linkini okudum; Prof. Dr. Yücel Tanyeri, habergazetesi.com‘daki köşesinde şöyle diyordu: “Kefeli Apartmanı, çocukluğumuzda Samsun’un en görkemli yapısı idi. 1950’li yıllarda Samsun’un

Devamı »
Şişhane

Pera Palas

Bir konuk yazarımız var… Şimdilerde kültür-sanat içerikli pek çok iş yapan Can Erol, bize, bir dönem pazarlama müdürü olduğu Pera Palas’ı yazdı.  Pera Palas onlarca kere gittiğim, pek çok kez hikâyesini okuyup, odalarını gezerken ilginç yaşanmışlıklarını dinlediğim bir mekân… Ama insan her bakışta yeni bir

Devamı »
Göztepe

Pekiçten Apartmanı

Bazı binalar, beni bazı şahane insanlarla tanıştırıyor. Bahar Erdensin’in inceliğine, çalışkanlığına, yazısına hayran kaldım. Bahar Hanım anlatıyor: “Pekiçten Apartmanı, yine bu güzel sitede yer alan, Göztepe’deki Emiroğlu apartmanının yan komşusu. Pekiçten’i yazarken, kendisinden önce var olan güzeller güzeli müstakil evden bağımsız yazamadım. O güzel ev,

Devamı »
Karaköy

Muradiye Han (Sabit Bey Han)

Malum 18. İstanbul Bienali, Christine Tohmé’nin küratörlüğünde Üç Ayaklı Kedi başlığıyla, Beyoğlu-Karaköy hattındaki 8 farklı mekânda başladı. Ben de iki sene önce Tiyatro Festivali’nin bu platforma getirdiği şahane bina yazılarından ilhamla tekrar İKSV’den Elif Ekinci’yi aradım (Ayşe Bulutgil sen de özleniyorsun) ve “Elif rotada yine normalde kolay kolay içine

Devamı »
Talimhane

Taş Apartmanı

Talimhane’nin en güzel, en görkemli binalarından biridir Taş Apartmanı.  Her kısa aralıkta bir güzel -ve sapasağlam- binanın yıkıldığı bölgede en kalıcı binalarından biri olduğu izlenimini de verir.  Kardeşi Burak Başcumalı ile birlikte daha önce bana, büyüdükleri Divan Apartmanı‘nı yazan Merve Başcumalı, binada oturan tanıdıkları Theodora

Devamı »
Gümüşsuyu

Açıkdeniz Apartmanı

İstanbul Gümüşsuyu’nda Hacı İzzet Paşa Sokak cephesinden dümdüz, Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya Sokak’tan ise yazlık bir site gibi. Manzarası da var; adına da ilham veren deniz… Açık Deniz Apartmanı. Birkaç yıl önce daha yıpranmış bir görünümü vardı, bir ciladan geçti. Beyaz oldu. İçinde yaşayanlardan

Devamı »
Şişhane

Baran Apartmanı (Mardan Han)

Dr. Nejat Eczacıbaşı, “Kuşaktan Kuşağa” adlı kitabında “İstanbul’daki iş yaşımın üç girişimle başlar” diyor: 1- Laleli’de bir apartmanda başlayan vitamin ya da balıkyağı özü çalışması,  2- Pera Palas Oteli’nin tam karşısına düşen Baran Apartmanı‘nın bodrum katında yapılan çocuk maması. 3- Yunus, Kartal’da askerlerin ısrarıyla başlayan elektrolitik

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.