Eski Akbank Genel Müdürlük Binası

Meclis-i Mebusan Caddesi üzerinde mimar Sedad Hakkı Eldem tarafından tasarlanan, -eski- Akbank Genel Müdürlük Binası… Sonradan Aksigorta Genel Müdürlüğü olarak da kullanılan bina, 20. yüzyılın simge modern yapılarından biri sayılıyor.

Peki şimdi için tamamen boşaltılan, soyulan bu binada ne oluyor? Güçlendirme ya da yenileme mi?

Yıllardır boş duran, yakın zamana kadar içinde hareket olmadan duran bina, -ben yeni halini dün gördüm- ‘hareketlenmiş’!

BU BİNAYA NELER OLUYOR?

Camlar tamamen kırılmış, içindeki her şey sökülmüş, boşaltılmış. Bir takım işçiler var; bir taraftan yandan sıva vs yapıyor… Sordum; Belediye çevredekilerin şikâyeti üzerine bir tür kapama yapıyormuş. Çevredeki esnaf ile konuştum. Herkes çok şikâyetçi. Gün be gün içinin soyulduğunu, binanın 2 ay gibi bir sürede bu hale geldiğini, çevreye kalaslar vs düştüğünü, güvenlik sorunu olduğunu anlattılar. Bu arada yağmadan sonraki halini buradan görebilirsiniz, bana Çağlar Ongan gönderdi, buyrun

REZA ZARRAB’A GEÇMİŞ!

Bina hakkında türlü türlü, hiçbiri de iç acıcı olmayan haberler çıktı.

Arkitera’dan Bahar Bayhan bina hakkında bir dönem takip yapmış; ilk haber “72 milyon dolara İlkhanedan Otelcilik ve Turizm Anonim Şirketi’ne satılan yapının otele dönüştürülmesi bekleniyor” (22 Temmuz 2014).

Hatta şu projeyi de buldum https://www.gadarchitecture.com/tr/findikli-hotel–istanbul

Sonra… Mimar Haydar Karabey’in binanın otel yapılacak olması ve sahip çıkan olmamasıyla ilgili eleştirel yazısı üzerine, MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Başkanı Prof. Gülşen Özaydın, binanın tescillenmesi için Mimarlık Fakültesi’nden 54 öğretim üyesinin imzasıyla başvuruda bulunulduğunu açıklıyor. (21 Ekim 2014)

31 Aralık 2014’te ise Çiğdem Toker, Reza Zarrab’ın çoğu ‘Royal’ ile başlayan farklı şirketlerinin bu binaya taşındığını, burada toplandığını yazdı.

Aradaki zamanda neler oldu acaba?

Açıkçası ne olup bittiğine, binanı son sahipliğinin ‘kimde kaldığına dair’ Twitter ve Instagram’dan süper verimli yanıtlar aldığımı söyleyemem.

Çok kişi “Bence şöyle… Bence otel olacak” gibi yorumlar yazdı; bir kısmı zaten benim metinde yazdıklarımı bana yazdı, genellikle bilgiler 2014’e dair metinlerde kaldı.

‘BİNAYA 3 KAYYUM ATANMIŞTIR’

Instagram’da “Mimarlık Kütüphanesi” adlı hesaptan şöyle derli toplu ve kayyum durumundan emin, bir mesaj geldi:

“Nilay Hanım merhabalar, Sedad Hakkı Eldem Hocamızın müellifi olan Akbank Binasına ilişkin biraz bilgi vermek isteriz sizlere; bina İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 13.05.2016 tarih ve 4431 sayılı kararıyla II. grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir. 

Bina 03.05.1967 tarih ve 2/35 sayılı, Sedad Hakkı Eldem Hocamızın imzasının bulunduğu mimarî projeyle inşa edilmiştir.

 II. Ulusal Mimarlık Akımı Örneği olarak addedilmektedir. Ak Sigorta A.Ş’den Arkla Otelcilik ve Turizm A.Ş’ye satılmıştır, bu şirket Reza Zarrab’a ait olup daha sonraki süreçlerde Zarrab’ın malvarlığına el konulması süreciyle birlikte İstanbul 7. Sulh İdare Mahkemesinin kararıyla binaya 3 kayyum atanmıştır.”

MİMAR SİNAN ÜNİVERSİTESİ TALİP

Ali Sanyeler ise kendisinin de mimarlık öğrencisi olduğu Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin rektörü Handan İnci’nin mesajını bana göndermiş. Handan Hanım (ki gerçekten bu konularda çok duyarlı bir isim olduğunu düşünüyorum uzaktan) şöyle yazmış: 

“Fındıklı’da, üniversitemizin tam karşısında yer alan ve her geçen gün yıkıma doğru sürüklenen II. derece kültür varlığı olarak tescil ettirdiğimiz, hocamız Sedad Hakkı Eldem yapısını korumaya ve en iyi şekilde değerlendirmeye talibiz.”

https://twitter.com/handaninciMSGSU/status/1443635016416866315?t=Ildm-DspJsEVW350y0gB3A&s=19

Buradan tescil yapıldığını da anlayabiliyoruz.

GÜVENLİKLER GİDİNCE

Halil Aydoğan da Instagram’dan; “Yakın zamana kadar güvenlik şirketi vardı, onlar çıkınca bina yağmalandı” yazmış ki, bu da bu kadar sene, yine maalesef işlevsiz duran binanın birden korumasız, yağmaya maruz kaldığını bize açıklıyor.

SEDAD HAKKI ELDEM ŞÖYLE YAZMIŞ

Binanın ilk yıllarına dönersek, 1968’te inşa edilmiş bina hakkında Sedad Hakkı Eldem, 1971’de Arkitekt dergisine bir de yazı yazmış. Başında yapmak isteyip sokağı yapısı nedeniyle yapamadıklarından bahsederken sonra şöyle devam ediyor:

“Binanın plânında öncelikle uygulanmasına çalışılan özgü, büyük ve toplu çalışma yerleri sağlanması olmuştur. Bu sebepten dolayı, memur ve müdürleri ayrı ayrı bölmelerde oturtmaktansa, bunların tek büyük salonlarda yerleştirilmelerine gayret edilmiştir. Bu salonlar binanın bütün cephe uzunluğunda ve 11 metre kadar derinliktedir. Ortalarında direkler yoktur. Bu büyük mekânlarda çiçekli alçak bölmelerle müdür ve muavinlere yer ayrılması, masa ve çiçeklikler düzeninin ortogonal olmayıp, serbest ve farklı yönlerde tertiplenmeleri düşünülmüş iken, tatbikatta bundan vazgeçilerek daha alışılmış ve aksiyal bir sisteme dönülmüştür.

Büyük salonların tavanları akustik levhalarla kaplıdır. Anemostatlar gömülü ve her tarafın aynı şekilde havalandırılmasına imkân verecek şekilde düzenlenmiştir. Işıklıklar da tavan yüzeyleri üzerinde eşit aralıklara bölünmüştür. Binanın dıştan gece görünüşünde düzenli ve aynı renkte bir ışık taksimatının sağlanmasına gayret edilmiştir. Bu ölçüde büyük büroların bu şekille aydınlatılmaları Türkiye’de birinci defa burada uygulanmıştır. Bina betonarme karkastır. Sistemin olağanüstü büyük açıklıkta olması yüzünden eksenler üç metre gibi dar bir aralık ile düzenlenmiş, direklerin derinlikleri arttırılmıştır. Bu sayede döşeme kalınlıkları yarım metre içinde kalabilmiştir. Betonarme elemanlarının başlangıçta Marmara mermeri ile kaplanmaları düşünülmüş iken, bu malzemeye karsı genellikle beslenen çekimserlik yüzünden, bunlar sonradan sunî taşa çevrilmiştir. İlk projede ön görülmüş olan özel dekor ve döşemeden sonradan vazgeçilmiş bankanın stokları ile yetinilmiştir.”

FOTOĞRAF NOTLARI

Güncel fotoğrafların hepsini ben çektim, eskilerden kapak fotoğraflar Salt Mimarlık ve Tasarım Arşivi‘den, geri kalan da Arkitekt dergisi 1971 tarihli sayısından.

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook

YORUMLAR

2 Yorumlar

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Asmalımescit

S. Önay Apartmanı – 2

Ya süper oldu; bir yapının daha, -hem de sözlü tarihi de içine katarak- kaydını tutmuş oluyoruz… Bulduk! Çıkan kısmın özeti: S. Önay kim bir türlü bulamadım ama yine de mimarlarını bildiğim bina hakkında buraya birkaç satır yazdım. Sonra öğrendik ki Nuri İyem, Ferruh Başağa ve

Devamı »
Nişantaşı

Bize Göre Apartmanı

Bize Göre. Ya ne güzel bir apartman ismidir bu; samimi bir his verir, gülümsetir, her daim bir hikâye kurdurur gören insanın aklında… Nişantaşı Bronz Sokak‘ta… Bugüne gelebilmiş nadir az katlı evlerden. İsmi nereden gelmiştir? Ahmet Haşim‘in ‘Bize Göre’sinden olabilir mi? Nişantaşı’ndaki arkadaş ziyaretlerinden de bahseder kitapta Haşim. Bulamadım nereden. İş Bankası

Devamı »
Ziyapaşa

Özbek Özler Evi

Adana’da az da olsa sıkı arkadaşlarımız var; orada sırtımız yere gelmez (en azından ben böyle hissederim). Dedim ki, Kazım Apa ve Mutlu Doğru “Adana’da şu şu Ertuğrul Arf yapılarından bildikleriniz var mı?” Kazım, “Özbek Özler Evi duruyor” dedi, Mutlu ise hemen Özbek Bey’in oğluna sormuş

Devamı »
Karaköy

Alemdar Kardeşler Büro Binası (Şeref Hanı)

Öyle aynı ki ‘merak yolu’; çok güldüm.  Enteresan olan ise Erdal Bilgen’in aslen bir banka, bankacılık blogu yapıyor olması:) Kendisine bir e-posta attım, izin istedim. İlk defa hiçbir bilgisini kontrol etmeden bir yazıyı, birkaç cümle düzelterek yayınlıyorum. YARIŞMA DÜZENLENDİ AMA…. “1920 yılında yapılan Karaköy Palas’ın

Devamı »
Moda

Emel Apartmanı

Kadıköy’ün çok merkezi bir yerinde de olsa, Emel Apartmanı’nın güzelliğinin farkına varmak yıllardır pek kolay olmadı. Giriş katındaki dükkanın eşyaları; dolaplar, sandalyeler, masalar, insanlar…  Benim fark etmem ise 3-4 yıl önce Emel ismiyle bir araya gelen duvarındaki panter resmi ile… Yoksa, bir dönemin sinema yıldızı,

Devamı »
İstiklal Caddesi

Luvr Apartmanı

Ansiklopedi okurken öğrenmiştim; Baylan Pastanesi ilk Loryan ismiyle kurulmuş, 1923’te; Fransızca Şark sözcüğünün okunuşu imiş. Şark bir dönem ne çok kullanılan bir ifade; bknz. bu hesaptaki Şark apartmanı bolluğu… 1933’te ‘Türkçe konuş’ kampanyası öne çıkınca, pastanenin ismi, sanat tarihçisi Burhan Toprak’ın önerisi ile “kendi alanında

Devamı »
Nişantaşı

Bayer Apartmanı

Hem kapısı (o tokmaklar, o yazı… Nedir?!), hem girişi, hem içiyle görkemli bir bina Bayer.  Mimarı, burada Konak Sineması, Divan Oteli gibi vesilelerle adını geçirdiğim Rükneddin Güney; hatta girişteki sütunda da ismi kazılı. YERİNDE NİŞANTAŞI SARAYI VARMIŞ Bayer ve çevresindeki birkaç apartmanın yerinde eskiden Sultan

Devamı »