Hürriyet Apartmanı

Yapım Yılı: 1957

İnci Deniz Ilgın, bana iki sene önce İstanbul Fenerbahçe’de Engin Volkan ile birlikte çektikleri, o dönem yıkılmak üzere çevresi kapatılmış ama onlara çok güzel gelen bir binanın fotoğraflarını gönderdi.

“Apartman sakinlerinden biriyle karşılaştığımızda binanın mimarının Macar olduğunu duyduğunu söylemişti. Araştırma fırsatımız olmadı. Cephesindeki çini kaplamasının çizgisel düzeni ve renkleri ile çok özel bir binaydı. Ana giriş kapısı, zemin karo çini, merdiven ve daire kapıları orijinal haliyle korunmuş görünüyordu. Yıkılıyor olması içimizi acıtmıştı. Belki binayla ilgili bilgi sahibi olanlar vardır…”

Hakikaten yıkılmak üzere çekilen fotoğraflarına rağmen o kadar güzeldi ki…

Kalamış Caddesi ile Bilgili Sokak’ın kesiştiği noktada Hürriyet Apartmanı.

İnci Hanım bir senedir yurtdışındaymış, bina yıkılmış olsa da kaydını tutmuş olmak için göndermiş; hele hakkında biraz bilgi de varsa? 

‘MÜTEAHHİT ZORBALIĞI’

Bakınınca biraz 2014 yılından haberler buldum; gazeteci arkadaşım Banu Tuna o dönem çalıştığı Hürriyet’te, Neslihan Koçaslan da Sol Haber‘de, sağlam olmasına rağmen Hürriyet Apartmanı’nı yıkmak isteyen ve 8 daireden 7’sini almış olan bir müteahhit ile ona karşı duran (ve anlaşılan 2019’a kadar da direnen Tolgay Ailesi’nin haberlerini yapmışlardı).

“İstanbul Fenerbahçe’de mor salkımlar, yaseminler, meyve ağaçlarıyla çevrili Hürriyet Apartmanı’nda ışığı yanan son dairenin sahibi Tolgay Ailesi, 5 yıldır müteahhit zorbalığına ve kentsel dönüşüme karşı direniyor” diyor Banu haberinin girişinde ve şöyle devam ediyor:

“(…) 57 yıllık, 8 daireli Hürriyet Apartmanı, giderek betonlaşan şehre inat yeşillikler içinde bir kurtarılmış bölge gibi dimdik duruyordu. İki daire dışında oturanlar apartmanın ilk sakinleriydi. Sonra bir müteahhit çıktı ortaya (…). Usulca daireleri satın almaya başladı. Çoğu yaşlı sakinler, asansör yok, merdiven çıkamıyorum artık diye ikna oldu, sattı evini birer ikişer. Geriye bir tek Tolgay Ailesi kaldı. Derya Tolgay, daha bir yaşındayken taşındığı, büyüdüğü, evlendiği, çocuğunu büyüttüğü, bahçesindeki ağaçlara emek verdiği evinden ayrılmak istemedi. Sağlamlığına dair hiçbir şüphesi de yoktu. Kalın duvarlarıyla yığma binaydı Hürriyet Apartmanı… Üstelik müteahhit (…) burası artık benim ve seni bu apartmanda istemiyorum” diyordu.

EVDE YOKKEN YIKMAYA ÇALIŞMAK…

Neslihan Koçaslan haberinde ise şöyle deniyor: 

“57 yıllık Hürriyet Apartmanı, kentsel dönüşüm kapsamında ev yaparken vergi vermeyen ve devlet desteğinden, banka kredilerinden sınırsız yararlanan bir müteahhit tarafından, hukuki hiçbir dayanağı olmadan yıkılmak isteniyor. Apartmanda daire sahibi olan Derya Tolgay, 1961 yılında 1 yaşındayken geldiği, doğup büyüdüğü, çocuğunu büyüttüğü 8 dairelik bu binada, 6 yıldır müteahhit ile uğraşıyor. Sekiz dairenin yedisini satın alan müteahhit, evi yıkıp yenisini yapmak için yıllardır uğraşıyor. Altı senede iki kere Tolgay’ı arayıp evin satılmayacağı cevabını alan müteahhit, değişik yollara başvurdu. Son olaraksa bir türlü kafasındaki projeyi gerçekleştiremediği ev için 4 Nisan günü inanılmaz bir zorbalığa imza attı. Tolgay’ın işyerinde olduğuna emin olduktan sonra evine üç işçi yollayıp hiç bir yasal dayanağı olmadan yıkım başlatan müteahhit, Tolgay’ın durumu fark etmesi üzerine kendisini de tehdit etti. Tolgay’ın araştırmaları sonucunda elde ettiği verilere göre, Çevre Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü, Kadıköy ve İstanbul belediyelerinden alınan belgelerde bina için ne yıkım ne de tebligat kararı var.”

‘SAĞLAM DURMAYI BİLMEK LAZIM’

Ayrıntılarla dolu titizlikle hazırlanmış iki haber de müteahhitin Tolgay Ailesi’ni yıldırma çabalarını gerilim filmi izler gibi okuyorsunuz. Derya Tolgay, 

O günden bu yana apartmanı ‘anlaşılamayan biçimde kırılan musluk’ nedeniyle su bastı, işçiler balyozlarla habersizce dalıp apartmanı yıkmaya çalıştı, olmayan tebligatlar gönderildi, olmayan çürük raporları aldırıldı, tehditler edildi, altında yolsuzluğa bulaşmış insanların imzası bulunan kentsel dönüşüm raporları alındı, davalar açıldı. Evinin başına yıkılmasını engellemeye çalışan Derya Tolgay, imar, kentsel dönüşüm, belediyecilik konularında uzman oldu” diyor hatta Banu Tuna haberinde… 

Haber Derya Hanım’ın “Bizimle aynı durumda olanlar korkmasın. Sağlam durmayı bilmek lazım” sözüyle bitiyor. 

Ancak İnci Hanım ve Engin Bey’in çektikleri fotoğraflardan anlıyoruz ki bina 2 sene öncesine kadar vardı ama şimdi yok. Derya Hanım sıkı savaşmış ama Hürriyet Apartmanı yine de yıkılmış. Olsun, burada güzelliğinin kaydı olsun. 

Derya Hanım’ı o kadar iyi anladım ve azmine imrendim ki…

VE SONRA….

Derya Tokyol, yazdı…. Kendisi benim de Açık Radyo’da dinlediğim Dünya Mirası Adalar yayınlarını yapan Derya Hanım imiş.
‘Kalamış kalamadı’ diyen Derya Hanım şunları yazdı:
“Hikaye çok uzun, üzücü tarafımdan 2 kazanılmış dava ile hala sürüyor. 2011 kentsel dönüşüm, belki rantsal dönüşüm demek daha doğru olur, devam ediyor. 8 senedir evsizim. Bana anayasada hak olarak verilmiş barınma hakkıma rağmen….
(…) kendimi emekliye ayırıp, Adaların dünya mirasının korunması ve UNESCO’ya girebilmesi için Adalı arkadaşlarımızla sivil insiyatif olarak çalışmaya başladık. Başımıza gelen talihsizlikleri hangi yöne çevireceğimize yine biz karar veriyoruz. Yaşadığım mahalle Kalamış artık Kalmamıştı ama belki Prens Adaları’nın da başına gelme ihtimali yüksek olan bu betonlaşmadan koruyabilir, hafıza kırımına uğratmadan hiç olmazsa burayı koruyabilir, gelecek kuşaklara olan borcumuzu bir nebze olsun ödeyebilirim diye düşündüm. Bu kötü süreçte hep kötü şeyler olmadı tabi. İçinde yaşarken evimizin yıkılmaya kalkışılmasından şok olan kızım, o dönem İstanbul’da BM de tam da bu konu ile ilgili çalışıyordu. Bunları yaşayınca geleceği ile ilgili planlarını değiştirdi. MİT Ünv den burs alarak 3 seneliğine şehir planlama ve mimarlık olmak üzere 2 bölümünde master yapmaya hak kazandı. Bugün önemli uzmanlardan biri 🙂
Elimde Hürriyet apt ait bir fotoğraf arşivi var. Size iletmek isterim. Bu süreçte bir güzel gelişme daha oldu tabi. Açık Radyo’da 6 senedir Prens Adaları’nın kültürel ve doğal mirasıyla ilgili Dünya Mirası Adalar adlı programı yapmaktayız. Adaların doğal ve kültürel çeşitliliğini farklı perspektiflerden konuklarıyla ele alan, ‘Adalar Hepimizin’ diyen bir program. Hürriyet apt süreci ise halen şaşılası olaylar ile devam ediyor. Gelişmeler ise gerçekten bir film senaryosu olabilir.”
KÜLTÜR VARLIĞI OLARAK TESCİL EDİLİRSE
Bu arada Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Serhat Şahin, bazı apartmanların tescil edilmesiyle yıkılmamasının sağlanabileceğini belirterek şunları yazmış:
“Özellikle Moda ve Bahariye’de hala var olan bu tip apartmanlar için mülk sahipleri tarafından belirttiğim başvuru yapılırsa (haberimiz olduğunda başkanı olduğum Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği, -Instagram’da
@mrestorasyondernegi- olarak her konuda karşılıksız destek vererek biz de yardımcı olup başvuru yapabiliriz) bu güzel tasarıma sahip modern mimarlık örneği yapılar sadece yaşayanların anılarında ve fotoğraflarında kalmadan hayatta kalabilir.
Her binanın kendine özgü durumu (Tarihi değeri, yaşanmışlık değeri -ünlü bir kişinin yaşamışlığı-, mimari üslup değeri, vs…) olduğundan açıklamış olduğum metod ilk etapta yeterlidir. Tabii uzman kişilerin desteği ve uzman birisinin kısa bir teknik değerlendirme raporunu eklemeleri de çok faydalı olacaktır. Ayrıca belirttiğim gibi derneğimiz üzerinden, şahsım ve sizlerin kollektif desteğiyle bu durumdaki tarihi yapıların özelliklerine göre durumun değerlendirilmesinde ve kurtarılmasında destek veririz her zaman. Böyle bir durumda haber vermeniz be yönlendirmeniz yeterli olacaktır.”
OKUL OLARAK DÜŞÜNÜLÜP…
Bu arada mimar Zafer Akay, “Macar mimar tipik bir şehir efsanesi gibi duruyor. Bu binanın arkasında bir mühendis çıkar diye tahmin yürütürdüm. Betebe ve ferforje birlikteliği mimarca değildir pek” yazmış.
Derya Hanım’ın yanıtındaki kolej bilgisi süper: “İkinci katta bir Macar aile oturuyordu 1960’larda. Oradan gelen bir efsane olabilir. İlk 1957 de yığma bir bina olarak yapılırken kolej olarak düşünülmüş. Ama hemen sonrasında ev dairelere çevrilmiş. Tavanları yüksek ve süslemeleri kartonpiyerleri çok ilginç ve çok hoştu. Kalamışın son dönem apartmanıydı. Şu anda o bölgede bir tane bile kalmadı.”

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Cihangir

Sadık Paşa Konağı

Annemin -Jülide Örnek- 18-19 yaşlarında Cihangir’de gittiği dershaneyi çok sevdiğini hatırlarım. ‘Dershane’ denince benim aklıma daha çok üniversite sınavına hazırlayan bir yapı geliyor ama annemin anlattığı bambaşka bir şeydi. Seramik, tiyatro, müzik, resim, yabancı dil gibi pek çok dersin olduğu bir yer. Amerikan Kültür ve

Devamı »
Tarlabaşı

Leica Galeri

Şimdi, “Ara Güler hayatta olsaydı da sorardık, kesin biliyordur” diye düşünüyorum… Geçenlerde, kapılara ilgisini görüp takip etmeye başladığım Halil Kendir’in hesabında ilk defa o binanın içini gördüm. Sağolsun beni kırmadı binanın bugünkü haline dair fotoğrafları bana gönderip öğrendiklerini yazdı. (Dışardan fotoğraflar bana ait, içerisi muhteşemmiş!

Devamı »
Beyoğlu

Küçük Zarifi Apartmanı

Zarifi Apartmanı’nı Beyoğlu’nun arka sokaklarında da sık dolaşan biri olarak sık sık görürdüm. Pek çok kez de fotoğraflarını çekmiştim. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan Ayşe Bulutgil, “Zarifi Apartmanı’nı biliyor musun?” diye sorduğunda ikimiz de benim bildiğim Zarifi’nin ‘küçüğü’ olduğunu, ona ‘sırtından’ komşu, başka bir sokak ve

Devamı »
Taksim

Ceylan Apartmanı

Malum, ‘geçmiş-hatıralar-Cumhuriyet dönemi mimarisi ve insanları’ minik minik yazıp paylaşıyorum. Bu süreçte de ara ara “Eğer ki hâlâ ayakta olan bu güzel binalardan birinde oturuyorsanız, az biraz da olsa hikâyesini biliyorsanız ne olur paylaşın, hatta beni kahveye çağırın” diyorum. Beni ilk kahveye çağıran, oturduğu bina

Devamı »
Gümüşsuyu

Gümüş Apartmanı

GÜMÜŞ APARTMANI BAHANE, TÜLİN ZANBAKOĞLU ŞAHANE! Bir hazine buldum; Arkitekt Dergisi Ayaspaşa sayısı! Ve orada Tülin Zanbakoğlu adında bir ‘ilginç’ kadının farkına vardım.  1993 yılına ait dergide “Gümüşsuyu’nda Bir Kitap Butiği”nden bahsediliyor; isim yok (t. zanbakoğlu – traditional design & book store imiş).  “İnönü Caddesi, no 63” deniliyor. Artık

Devamı »
Nişantaşı

Yayla Apartmanı

Yayla Apartmanı’na dair bulabildiğim tek fotoğraf bu. 1939 yılında İstanbul’daki Valikonağı Caddesi üzerinde mimar Vedat Tek tarafından inşa edilmiş. Türkiye’deki Art Deco mimarlığının en görkemli binalarından biri sayılıyor. Apartman Yunus Nadi için inşa edilmiş. Bu bilgi ile ‘yürüdüm’ ama o koldan da bir bilgi, fotoğraf bulamadım. 

Devamı »
Çankaya

Işık Apartmanı

“Ayrancı Semti, Ankara’nın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Ayrancı herkesin herkesle bir yerden tanışık olduğu, şehrin merkezine yürüme mesafesi yakınlığında, çoğunlukla memur, akademisyen, öğrenci ve kedilerin yaşadığı, sessiz ve alabildiğince yeşil bir topoğrafyaya sahiptir. Ayrancı kendi has mimari yapısıyla da dikkat çeker. Ankara civarındaki kıymetli

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.