Leyla Gencer Apartmanı

Yapım yılı: 1959-1962?

Bu sitedeki Cinnah Apartmanı yazısı ile gönüllerimize taht kuran Ankara Apartmanları hesabının sevgili sahibi beni, “Ankara’da hayat var!” sloganıyla etkinlikleri duyuran, her şey bir yana bir Ankara kaydı ve arşivi de tutan Lavarla oluşumuyla da tanıştırdı. Uzaktan takip ediyorum…

Sonra Lavarla’nın sitesine, biz Ankara’dayken bize de gösterdiği Leyla Gencer Evi’ni yazıyormuş ki, benim sitede hem Gencer, hem de Tlabar Ailesiyle bağlantılı yazılar görünce, “Sen de değerlendirmek ister misin?” dedi.

İstemez miyim:) Lavarla ekibiyle ortak bir yazı yani bu.

Sadece ben yazının gidişatını biraz ters yüz ettim.

BİR ŞEVKi VANLI YAPISI

Bu arada bir Şevki Vanlı yapısı paylaşmak da benim için hoş oldu. Soyadı “Vanlı” ama Konya doğumlu, İstanbul ve Floransa’da okumuş, sonra Ankara’ya yerleşmiş ve Ankaralı sanılabilecek kadar oraya emek vermiş bir mimar. Türkiye’deki ilk uydu-kent denemesi olan OR-AN projesi ya da Tandoğan Öğrenci Yurdu ilk akla gelenlerden.Kendi adına kurduğu vakıf, yazıları, kitaplarıyla da önemli biri bu binanın da mimarı olan Şevki Vanlı. Yapının içini merak ettim doğrusu… Uzatmayayım…

Buyrunuz. Konuk yazarım Instagramdaki Ankara Apartmanları hesabının sahibi, onun tabiriyle Gencer-Tlabar-Arel Apartmanı.

ÜÇ KİŞİLİK BİR DİLEKÇE

“Apartmanın hikâyesi, 6 Haziran 1962 tarihli bir dilekçeyle başlıyor. (Şevki Vanlı’yla ilgili kaynaklarda binayla ilgili tarih 1959. Ama bu fark neden kaynaklanıyor, neler oldu, sonuçta binanın yapımı kaç yılında tamamlandı henüz bilmiyoruz.) Dr. Vali Reşit Caddesi (yani bugünün Cinnah Caddesi) 49 numarada yer alan arsalarına apartman yaptırmak için izin isteyen üç kişinin adları Rezan Tlabar, Leyla Gencer ve İpcal Arel. 

(N.Ö. notu: Hemen her kayıtta, Rezan Tlabar ismi çift z ile yazılıyor. Genellikle de öyle imiş. Ama torunu Melis Behlil, ben yazıyı Instagram’da paylaştığımda uyardı. Tek z ile…)

‘KESİN ORADA YAŞADI’ DEDİĞİMİZ BİR İSİM…

Apartmanın dilekçeyle başlayan hikâyesinin sonucunda orada bir bina var. Pek çok kişi orayı ‘Leyla Gencer Evi’ olarak da biliyor. Ancak başta Gencer olmak üzere bu isimlerin burada yaşayıp yaşamadığına dair ne yazık ki elimizde bir kaynak yok (*). 

Birçok örnekte olduğu gibi dilekçede yer alan isimler hayatlarını başka bir yerde sürdürmeye karar vermiş ya da başka sebeplerle hisselerini devretmiş olabilirler. Ne var ki, apartmanın bir katı, bize aktarıldığına göre, başbakan olduğu 1991’e kadarki dönemde Mesut Yılmaz tarafından kullanılmış, pek çok Ankaralının zihninde de bu şekilde kalmış.

(Arada yine ben, Nilay, yeni bir bilgiyle devreye gireyim. Kendi yazım olduğunda metni tamamen değiştiriyorum ancak bu Ankara Apartmanları’nın metni. O yüzden yeni bilgileri böyle ara ara gireceğim. Yine Rezan Tlabar’ın torunu Melis Behlil’den gelen bilgi… Ankara Apartmanları, Salt Arşiv’deki bir fotoğraf ve bilgisinden yararlanarak, kullandığımız şahane siyah-beyaz fotoğraftakilerin Rezan Kocabaş (Tlabar) ile kardeşi Celadet Kocabaş diye yazmıştı.

Ama Melis Hanım “Fotoğraftaki Celadet ama yanındaki Rezan yani anneannem değil. Rezan ve Azmi Tlabar 80’li yıllara kadar o apartmanda oturdu, ben de birkaç kere ziyaret ettim. Sonra İstanbul’a taşındılar, 82’de Rezan, 87’de Azmi aramızdan ayrıldı” diye yazdı.

Ardından binayı sordum. Şevki Vanlı’nın yaptığı binanın içi, daireler nasıldı?

Melis Hanım şöyle yazdı: ‘Işığı güzeldi, içinde odalar arasında labirent gibi koridorlar vardı (ya da bana öyle gelirdi), çok büyüktü sanki (ya da ben çok küçüktüm). Çok severdim, İstanbul’daki apartmanlara göre çok orijinal gelirdi. Girişten salona birkaç basamakla inilirdi. Yemek odası ile mutfak arasında da duvarın içine giren kaydırma kapılar vardı. Girişin altında bir dairede de dayım oturdu bir süre, Hobbit evi gibiydi orası da, çok hoşuma giderdi.

Ve ardından Melis Hanım sayesinde annesi Melahat Hanım, Melahat Belil konuyu tamamladı:
Bina bir Şevki Vanlı tasarımı olsa da, kullanım açısından annem Rezan Tlabar’ın yönlendirmeleri de önemliydi. Her odası aydınlık, üç yatak odası, iki servis odası, üç banyo, bir misafir tuvaleti, iki balkonu olan, içinde yaşaması keyifli bir yapıydı. Bence en önemli unsurlardan biri de apartmanın konumu, caddeyle arasında bahçe olmasıydı.

Sonrasındaysa yine Instagram’da Nil Adula şöyle yazdı: İbçal Talat Arel çok uzun yıllar ailesiyle birlikte -kızları Lale ile Serra, oğlu Çağlan ve eşi Fahrettin Arel-, Leyla Gencer ve Tlabar ailesi ile birlikte o apartmanda yaşadı. Kendisi Teyzem olur.

Şahane değil mi!?)

O DÖNEMKİ ADRESLERİ

O dönemki yazışmalardan, Rezan Tlabar’ın Budak Sokak No 7 (yani 14 Mayıs Evleri), İbcal Arel’in Tahran Caddesi No 2, Leyla Gencer’in ise Atatürk Bulvarı No 84 adresinde ikamet ettiğini öğreniyoruz. Geçen yıl yıkılan Muammer Aksoy Evi ve OR-AN sitesinden tanıdığımız Şevki Vanlı’nın adresi ise Ulus’taki Koç Apartmanı (15/2).

NAZLI TLABAR İLE MEŞHUR SOYADI

Tlabar soyadı ve 14 Mayıs Evleri ilişkisi elbette akıllara Demokrat Parti (DP) İstanbul Milletvekili Nazlı Tlabar’ı getiriyor. Nazlı Tlabar, İbrahim Muazzez Tlabar ile evlenince Ankara’ya yerleşiyor. 

Kuruluşundan itibaren DP içinde yer alan Nazlı Tlabar, Celal Bayar’a yakın Adnan Menderes’e ise mesafeli; Metin Toker ve Altan Öymen’in anılarında da “ılımlı” olarak anılan DP’li isimler arasında sayılıyor.

Rezan Tlabar, SALT arşivlerindeki Bağana ve Sabiha Rüştü Bozcalı albümlerinde sık rastladığımız bir yüz. Bağana albümlerinde Azmi Tlabar’ın (dolayısıyla Muazzez Tlabar’ın) kardeşi olarak geçse de, Muazzez Bey’in ölüm ilanında böyle bir bağlantı yok. Bozcalı albümlerinde Celadet Kocabaş’ın kardeşi olarak bahsedildiğine göre büyük ihtimalle Azmi Tlabar’ın eşi. Nitekim Akis’in 11 Ocak 1964 tarihli sayısında yılbaşını Abant’ta geçiren çiftler arasında Azmi ve Rezan Tlabar’ın isimlerini de görmek mümkün.

Yazışmalarda İbcal ve Talat Arel isimleri de geçiyor, büyük ihtimalle İbcal Talat Arel tek bir kişi, zira böyle bir isim Darüşşafaka kayıtlarında mevcut.

VE LEYLA GENCER…

Gelelim Leyla Gencer’e… İstanbul Polonezköy’de Leyla Çeyrekgil olarak doğan Gencer, İtalyan Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Devlet (Belediye) Konservatuarı Opera bölümünde eğitim alıyor. Ünlü soprano Arangi Lombardi’nin davetiyle 1949 ya da 50 yılında geldiği Ankara’da Muhsin Ertuğrul ile tanışıyor. İlk olarak Ulvi Cemal Erkin ve Fuat Türkay tarafından Türkçeye “Köylü Namusu” ismi ile çevrilen “Cavalleria Rusticana” adlı operadaki Santuzza rolüyle, 13-15 Ocak 1950 tarihinde Ankara Devlet Tiyatrosu’nda sahne aldığını biliyoruz. 1953’te Türkiye-İtalya Kültür anlaşması ile İtalya’daki kariyerine de aynı rol ile başlıyor. 1958’de operadan istifa eden/ettirilen Gencer’in, yurtdışı kariyerine ağırlık verdiği sırada, şehrin ilk gözdesi Yenişehir’deki evinden Çankaya sırtlarına doğru gelişen yeni semtlere yerleşmesi, o zamanın Ankarası’nı da kısaca özetler nitelikte. 

Nitekim o yıllarda kentin sınırları Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Yenişehir’e doğru genişlerken, 50’li yıllardan itibaren Çankaya sırtlarına doğru giderek artan yapılaşmayla bugünün civar semtleri oluşmaya başlıyor.

Ankara Apartmanları kaynak ve ek okuma-izlemeleri için SALT Archive

Leyla Gencer’in Cavallaeria Rusticana’dan Innaggiamo performansı için Youtube

Demokrat Parti dönemi kültür politikalarının bir özeti için IndyTurk.com

* Bina fotoğrafları, Sinan Hamamsarılar, otomobilden çekilenler.

YOLLARI KESİŞENLER

Yolu Leyla Gencer Apartmanı ile kesişen binaları aşağıda görebilirsiniz. Bu binaların hikâyelerini birlikte okumanızı öneririz.

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Erenköy

Gezeryan Köşkleri

Daimi konuk yazarlarımdan biri olsun istediğim Gökçe Günaydın anlatıyor: Sözlükte; hareket etmeyen, durgun, dingin, kimseyi rahatsız etmeyen anlamlarına gelen ‘sakin’ kelimesi aynı zamanda ‘bir yerde oturan’ anlamı da taşıyor. İşte benim de sakini olmaktan çok mutlu olduğum ve başka bir semtte yaşamayı hayal dahi edemediğim

Devamı »
Nişantaşı

Kamelya Apartmanı

Adı niye Kamelya? Adını çiçekten mi, isminin ilhamı çiçekten gelen bir kadından mı alıyor? Mimarı kim? Kaç yılında yapıldı? Bulamadım. Ama apartman 30’lı yıllarda var, nereden mi biliyoruz, ünlü hikâyelerden. En ünlüsü Sabahattin Ali ile ilgili olan; çokça yazılan. SABAHATTİN ALİ’NİN GİZLENDİĞİ O APARTMAN Türkiye

Devamı »
İstiklal Caddesi

Denizler Kitabevi / Apollon Fotoğrafhanesi

-İstiklal Caddesi’ndeki- “Denizler Kitabevi kapanıyor?taşınıyor” sözleri üzerine çok kişi, “Nilay Hanım hakkında yazsanıza” dedi.  Böyle durumlarda “Ah’ı vah’ı” çok oluyor ama bu, mekana yarıyor mu, ne kadar samimi yapıyoruz bu tartışmaları bilemiyorum. Oysa, -altını çizmek lazım kapanmayıp Galip Dede Caddesi’ne taşınan- Denizler Kitabevi’ni ben çok

Devamı »
Harbiye

Kervansaray Apartmanı

Apartmanların giriş katının dükkân ya da benzeri kâr getiren yapılar olarak tasarlanması fikri, -en azından Türkiye’de gördüğüm kadarıyla- neredeyse apartman fikriyle eş zamanlı… Ama bizim göz hizamızda onlar olduğundan muhtemelen, bir binanın altındaki işletmenin karakteri tüm binanın algısını etkiliyor. Harbiye’deki Kervansaray Apartmanı. GİRİŞ TÜM ALGIYI

Devamı »
Gümüşsuyu

Latife Hanım Köşkü

Latife Hanım, anne babasının ölümünün ardından uzun yıllar tek başına Ayaspaşa’daki bu muhteşem manzaralı (o dönem önünde bina olmayan), büyük köşkte yaşamış. Ancak apartmanların yapılma döneminde kendisine çok büyük gelen, ısıtmakta da zorlanılan bu köşkten taşınmaya karar vermiş. Ve Harbiye’deki Safir Apartmanı’nın en üst katında

Devamı »
Gümüşsuyu

Apartıman Bosfor

Bu arada eklemeliyim. Bahsedilen teras artık yok, ek kat, hatta katlar kondurulmuş. Ama apartmanın içine iyi bakılmamış desem yalan olur. Apartmanda derginin sayfaları bile özenle konulmuş.  TERAS GİTMİŞ TABİİ Dergiden:  “Bu apartman Ayaspaşa’da, Alman sefarethanesi karşısındaki sırada, Mimar Sami ve Mühendis Livas beyler taralından yapılmıştır.

Devamı »
Çankaya

Koruk Apartmanı

Burada daha önce de söylemişimdir; ‘Tevâfuk’ çok sevdiğim bir kelime; hakedilen, haklı tesadüf demek… Bu da bir teevâfuk mudur? Nasıl Olunur için Arif Keskiner ile söyleşeceğiz… Okuyorum. Arif Bey, Ergin Günçe’den bahsediyor… Sonraları ‘Komünist Arif’ lakabını bili almasına yol açacak Nazım Hikmet şiirleriyle, sonrasında oğlu

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.