Safiye Ayla Apartmanı

İnsanlar bana “Biz nasıl apartman dedektifliği yaparız?” dediklerinde, madde madde kesin yanıtlar veremiyorum… Çünkü her apartmanı ayrı bir macerayla keşfedebiliyorum.

Ama ilk madde ‘bakmak’ olmalı belki de…

Çok şöhretli binalarda bile, o binanın mimarına ya da kısaca tarihine dair küçük bilgi tabelaları ya da buna benzer uygulamalar olmadığından -iktidarımda her şey değişecek:)- genellikle zor oluyor tabii ki… (Doğrusu İstiklal Caddesi’nde QR Code’lu uygulama var, bir ara çalışmıyordu, şimdi çalışıyor).

SAADETTİN KAYNAK İLE KOMŞULUK

Ben bu binayı, yıllardır binlerce kez yürüdüğüm Beyoğlu-Sıraselviler’de birkaç ay önce fark ettim; üstelik çoğu gün açık olan kapısından bakınca görülebilen bir panosu da vardı: “Safiye Ayla Apartmanı’na Hoşgeldiniz”. 

Güleryüzlü bir giriş…

Yine binanın girişindeki bir panodan Safiye Ayla’nın binayı -tüm mal varlığının yanı sıra- Türk Eğitim Vakfı’na bağışladığını anlıyoruz. 

Bu apartmanı yazacakken, son paylaştığım bestekâr Saadettin Kaynak’ın da yine aynı semtte oturduğunu öğrenmeyeyim mi! Önce Çok Şükür Apartmanı vesilesiyle Kaynak’ı yazdım, Kaynak Apartmanı’nın yerini merak ediyordum -ki özel mesajlar sağolsun- yeride Alman Hastanesi’nin karşı tarafına denk gelen otoparkın orası imiş. Satın alınıp istimlak edilmiş.

Öyle ise birlikte iş üretmiş Safiye Ayla ile Saadettin Kaynak o kadar yakın oturuyorlarmış ki… Bunları hayal etmek çok zevkli oluyor (yani kendi adıma söyleyeyim).

EVİNDE SERGİ DE OLMUŞ

2019 yılı haberlerine bakıyorum; Safiye Ayla’nın satın alıp bir dönem neredeyse her dairesinde oturduğu belirtilen apartmanda bir sergi de açılmış. Sanatçının kıyafetleri, gelinliği, ayakkabıları, içinde tarif bile olan not defteri, büstü, gazete kupürleri 10 numaralı dairede sergilenmiş. 

Ayla’nın bu apartmanda oturduğu döneme ait haberler ve bir takım kitaplara da baktım. 

Misal, rahatsızlığı döneminde Atatürk’ün çok sevdiği ses sanatçısına kahve içmeye gideceği, Safiye Ayla’nın eşyalarının Ulu Önder’e layık olmamasından çekindiğini öğrenen Mustafa Kemal Atatürk’ün ona eşya gönderttiğine dair bir şeyler okudum. Safiye Hanım, yıllar yılı bu eşyalara gözü gibi bakıp, daha sonra Etiler’de oturduğu eve de götürüp müze gibi korumuş. 

REŞAT EKREM KOÇU HAYRANLIĞI

Safiye Ayla’yı bilmeyen yoktur sanırım; anlatmaya da gerek duymadım aslında ama. İstanbul Ansiklopedisi’nde Reşat Ekrem Koçu’nun neredeyse 3 sayfa süren anlatım, büyük ölçüde de övgüsünü ve bu övgünün nedenlerini ayrıntılandırdığı satırları okuyunca Safiye Ayla’yla aynı dönemde yaşamamış biz fanilerin onun kıymetini çok da anlayamayacağını düşündüm biraz. Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisini ne kadar beğenip taktir ettiği bilinir. Koçu da şöyle diyor mesela:

“Safiye Ayla’nın lâdinî (ilham ve konusunu dinden almayan sanat eseri vb.) musikimizde okuyamıyacağı parça yoktur. Şöhreti Türkiye hudutlarını çoktan aşmıştır. Senelerden beri memleketimizin en büyük ses sanatkarı şöhretini muhafaza etmektedir ve edecektir. Gerek halk, gerek musikişinaslar arasında emsalinden pek fazla iştihar etmiştir.”

“Safiye Hanım’da bir okuyucu için son derece mühim olan diksiyon (telaffuz) da mükemmeldir. Bunun için de, iyi. Arûz ve Osmanlıca bilmek gerekmektedir. Mesela Rıfat Bey’in meşhur hicaz şarkısının zemini ‘Niçin bülbül figan eyler, bahar eyyamıdır şimdi’ şekilinde değil, ‘Niçin bülbül figa neyler, baha reyyamdır şimdi’ şeklinde okumak lazımdır. Bir eserde ‘siyah’ kelimesinin ‘siyeh’ mi, ‘siyah’ mı telaffuz edileceğini bilmek de, arûz’a olan vukufa bağlıdır.” Vay canına!

Pek çok satırda Reşat Ekrem Bey’in Türk Sanat Müziği’ne âşık olduğunu düşündüm bu arada…

MUHİDDİN TARGAN’A İLGİ GÖSTERMELİ

Yine Koçu’nun ansiklopedisinde adı Prens Şerif Muhiddin Targan olarak geçen Safiye Ayla’nın eşi Muhiddin Bey’i de bu apartmanla birlikte anlamız gerekir. Açıkçası bina aracılığıyla hakkında okumaktan memnun olduğum biri. Ne adammış! Hayran oldum.

Türk müziğinin önemli şahsiyetlerinden birisi. Batı müziği icra şekillerini ud sazına uygulamış. Bağdat Konservatuvarı’nın kurucusu imiş. 

Farsça, Arapça, İngilizce, Fransızca biliyor; hem hukuk hem edebiyat eğitimi görmüş. ‘Ud’da virtüözlük seviyesinde, çello, viyola, piyano, keman da çalıyor, besteler yapıyor. 8 yıl yaşadığı New York’ta, Leopold Godowsky gibi bir piyano virtüözünün şerefine davet verdiği biri. Portre ve peyzaj ressamlığı da var. Hatta bir resmi Topkapı Sarayı’nda imiş (merak ettim, bakacağım).

Bu arada İstanbul Ansiklopedisi’nde Ayla’yı Sabiha Rüştü Bozcalı resmetmiş, onun evlerini de bu sitede bulabilirsiniz. Muhiddin Bey’in tablosu da Feyhaman Duran’a ait.

 

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

4 Yorumlar

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Harbiye

Maksud Şahbaz Evi

Lütfen hemen ne bulduğuma, şu fotoğraflara bakar mısınız? (Biri sarı renkli, diğeri siyah beyaz en eski olduğu belli olanlar. 1905 tarihliler) 1905 yılında kocaman görünen bu yapı şimdi etrafındaki koca binalar arasında mini minnacık ama yine de bir mücevher gibi parlıyor. Gecenin bir körü bu

Devamı »
Daday

Ballıdağ Sanatoryumu

Kastamonu, değerinin az bilindiğini düşündüğüm şehirlerden; doğasından pastırmasına, eski yapılarından mantarına çok kıymetli, Daday ilçesi ayrı güzel. Benim Kastamonu’yu sevme nedenim, orayı birlikte gezdiğim Ece Aydın’dır sanırım. Eski bir öğretmen olan annesinin adı İksir. Onun adına açtıkları etkileyici konaklama mekanı İksir Çiftlik Evi’nde, eski konak

Devamı »
Beyoğlu

Efi Apartmanı

Peki kim bu Sabiha Bozcalı? -Belki de- Türkiye’nin ilk kadın illüstratörü, ressam ve çalıştığı günlerde çok öyle adlandırılmasa da bugünden yaptığı işlere bakınca kesinlikle bir grafik sanatçısı. En çok bilinen özelliklerinden biri, Reşat Ekrem Koçu’nun ünlü İstanbul Ansiklopedisi’ni resimleyen kişilerden biri olması; 11 ciltte 901

Devamı »
Nişantaşı

Vehbi Bey Apartmanı

“(Narmanlı Apartmanı)… Vehbi Bey Apartmanı gibi döneminin modası ‘Art Deco’ izleri taşımasa da, zamanın en modern yapılarından biriydi. Narmanlı’nın sahibi Hacı Mustafa Efendi’nin, kızına mirasında bu apartmandan pay ayırmaması üzerine, kendi gibi Erzurumlu damadı Vehbi Bey’in, eşinin gönül kırıklığını tamir için, iki ev sonrasındaki arsayı

Devamı »
Nişantaşı

Aydın Apartmanı

Reşat Ekrem Koçu’yu oku oku, yazdıklarını didikle didikle bitiremiyorum. Yine İstanbul Ansiklopedisi’nde göz gezdirirken Hakkı Göktürk’ün kaleme aldığı “Bahtiyar Sokağı” maddesinin altında bir apartmandan bahsedildiğini gördüm; sokağın, Süleyman Nazif Sokak ile bir araya geldiği noktadaki Aydın Apartmanı. “Yalnız zemini kagir, üstü ahşap 6 katlı Aydın

Devamı »
Harbiye

Uğur / Teodoridis Apartmanı

Uğur Apartmanı, Şişli’de önünden sıkça geçtiğim bir bina. Zafer Sokak’taki birçok binayı bayağı severim ben zaten. Uğur da görkemlidir. -Tarifte yanılmıyorsam- eklektik, art nouveau cephe dikkat çeker.  Bir de şanslı, mimarı belli olan binalardan. Karşıdan bakıldığında sağ köşesinde Osmanlıca ve Fransızca bir metinle “A. Mavpodoglou

Devamı »
Beşiktaş

Hekim İsmail Paşa Konağı

Vedat Tek Evi’ne gelmeden bakacağımız ikinci bina Hekim İsmail Paşa Konağı. Mimar Vedat Tek’in annesi malum, besteci, şair ve yazar Leyla Saz (Kendisine hayran olduğum için metnin sonuna onunla ilgili birkaç yayın ve yazının linkini ekleyeceğim). Üzerine film yapılası bu şahsın babası hekim İsmail Paşa’nın

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.