Bina yazıları yazarken, o binada hâlâ oturan tanınmış biri varsa onun adını geçirmiyorum. Misal, o binada daha önce oturan yazar-çizer-oyuncular olmuşsa onlardan bahsediyorum da, güncel olarak oturanların ismini -onların özel bir “Yazabilirsin” izni ya da rahatlığı yoksa- yazmıyorum.
Bir zamanlar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kartvizitinde ev adresi yazılı; bugünden bakınca inanamıyorum misal.
Neyse…
Orhan Pamuk’un Cihangir’de Taray Apartmanı’nda oturduğu pek çok haber metninde de geçtiği için artık bayağı biliniyor. Bu nedenle ben de yazıyorum.
Orhan Pamuk, Taray Apartmanı’nda oturuyor; orada yazıyor, hatta açtığı fotoğraf sergisiyle biliyoruz ki, o apartmanın balkonundan -iyi bir yazar olmasa bence çok da anlamlı olmayacak ama güzel- fotoğraflar çekiyor…
APARTMANIN BiR KISMI ORHAN PAMUK’UN
İlk ben Dinçer Gökçe haberiyle haberdar olmuştum ki, Pamuk’un oturduğu ve haberden anladığım kadarıyla içinde 6 dairesinin olduğu apartman, alınan “çürük” raporuyla yıkılacak(mış).
Rapor da yayınlanmış. Rapordan Taray Apartmanı’nın 1972’de yapıldığını, 18 birimden oluştuğunu ve tavan boyunun 2,9 metre olduğu gibi bilgileri alabiliyoruz.
MUHTEŞEM MANZARA
Bu arada Susam Sokak’ta sırtı Cihangir Camii’ne doğru bakan o sıradaki binalar şahane manzaralıdır. Bunu Orhan Pamuk’un balkonunda çekilen ve üst katlardan birinde çekildiği anlaşılan fotoğraflardan da görebiliyoruz. Ama Emre Aracı’nın 2019’da Andante Dergisi’nde Gülseren Sadak’ın ardından yazdığı yazı bodrum katını bile cazibeli kılıyor:
“Gülseren Hanım o yıllar (1985) İstanbul’un Cihangir semtinde, Susam Sokak’taki Taray Apartmanı’nın kat kat merdivenle aşağı inilen bodrum katında dubleks bir dairede eşi Ali Yalıman’la birlikte otururdu. Apartmanın bahçesine açılan o bodrum kattan tarihi Cihangir Camii’nin minareleri gözükürdü. Burası Gülseren Hanım’ın piyano stüdyosuydu ve sadece özel ders veriyordu. Orfe adında bir köpeği vardı ve bir köşede August Förster marka kuyruklu piyanosu dururdu. Duvarlar, zamanında alınmış ödüllerin çerçevelenmiş sertifikaları, diplomalar ve geçmiş günlerden konser afişleriyle süslüydü. Babasının, viyolonselini çalarken, Foto Sabah imzalı siyah beyaz büyük bir fotoğrafı çerçeve içerisinde asılıydı.”
- Orhan Pamuk fotoğrafları; kırmızı koltuklu olan Hürriyet’ten, ceketli olan T24’ten, ceketli ve caminin göründüğü Atlas Dergisi’nden. Diğerlerini o kadar kullanmışlar ki, asıl kaynağı bulamadım. Apartman fotoğrafları benim.
- 2026 Şubat’ta Orhan Pamuk’un yazı/resim masasından cami kubbesinin de göründüğü bir fotoğrafı (videoydu ben bir kare aldım) buraya ekledim. Videonun tamamı ve kaynağı bu. İnsanların o manzaranın Orhan Pamuk’a özel olduğunu düşünmesini okudum X’te sıkça. Tabii ki, Pamuk’un şahane manzaralı bir dairesi var, olsun da zaten. Yazarlarımız da manzaralı evlerde oturabilsin. Ama İstanbul biraz da bu. Bazen de bu! Burada onlarca ev, apartman vardır girişleri anlamsız, dümdüz, içinden bir bakarsınız şahane İstanbul, deniz, Boğaz. 80-90’larda insanlar Cihangir’de 3-30 paralara bu evlerde oturdular. Kamu böyle manzaralara bakabiliyordu. Ama işte bugün farklı…
- Ve son haberler… Tam da Orhan Pamuk’un evinin manzarasının x’te gündem olduğu günlerde pek çok haber sitesinde Taray Apartmanı’nda 2022’den bu yana yürütülen süreçte sona gelindiği, yakında yıkılabileceğine dair haberler çıktı. Haberlerde, bilirkişi raporunun yeni geldiğini belirten avukat Hikmet Güngör, şöyle diyor: “(…) biz artık mahkemenin en geç 26 Mart’taki duruşmada tedbiri kaldırıp yıkım sürecine başlayacağımızı düşünüyoruz. Eğer tedbir kalkarsa, biz yıkım ruhsatını alıp binanın yıkımıyla ilgili işlemleri başlatacağız. Muhtemelen nisan sonu mayıs sonu gibi tahminimize göre bina yıkılmış olacak”.
Orhan Pamuk’un alt komşusu Aydın Kunutku daha önce bana şunları yazmıştı:
“18 daireli apartmanımızda Pamuk’un 6 dairesi var. Bunların 4 tanesi bizim üstümüzde. Evet bizden habersiz başlattığı bir süreç oldu, uyarılara rağmen. Yıkılması durumunda Boğaz görünümünde kentsel sit alanı içinde kalan binamız maalesef hem yükseklikten hem de cami tarafından ciddi kısalma ve çekmelere maruz kalıyor. Bu da bir kat kısalan binaya 18 daireyi nasıl sığdıracağımız ya da kimlerin hisse satarak gitmesi gerektiği gibi sıkıntılı bir süreci başlatıyor. İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) davasında tüm hisseleri toplama düşüncesi de olduğu söyleniyor. İşte bu aşamada ‘Acaba müze mi yapacak?’ sorusuyla karşılaşılıyor. Rahatımızı bozan, keyfimizi kaçıran, maddi varlığımıza darbe vuran, hesapsız, düşüncesiz, saygısızca bir hareket. Ha bina riskli mi? Zemini kaya olan o zamanın teknik şartnamesine uyulmuş bir yapı. 35 senedir de kaç deprem yaşamış biri olarak söylüyorum”.




















1 Yorum
Nuri Yavuzer
Tarih: 14:21h, 24 ŞubatBu apartmanın neden güçlendirilemediğini, bir inşaat mühendisi olarak anlamış değilim. Umarım davadaki bilirkişinin tatmin edici bir açıklaması vardır. 24/02/2026 tarihli ahberlere baktığımızda Sn. Pamuk’un avukatı yaptığı açıklamada, binanın güçlendirildiğinde yenisi gibi olmayacağını söylüyor. Neden? Amaç güçlendirmekse pekala eskisi gibi olabilir.