Ataköy – 1: İsmi bir edebiyat jürisi tarafından belirlenen semt

Bizim bildiğimiz 5 kuşak- İstanbul Bakırköylü annemle Yeşilköy’e giderken, bir kez daha Ataköy sahilindeki ‘o’ dev blokları gördük. Annemin “Zamanında buraya plaja gelirdik” dediği yerlere yapılan, çevrenin güneşini, rüzgârını kesen, huzurunu, neşesini kaçıran binalar.

Ben bir video paylaşmıştım; çok yazan olunca bir küçük Ataköy dosyası açmaya söz verdim.

Ancak okuyup izlediklerimle içim dağlandı, o kadar üzüldüm ki, nasıl başlayacağımı bilemedim.

Ataköy’de büyüyen, annesi-babasıyla plajında denize giren, orada olan biten yolsuzlukları izleyen İstanbullular eylemlerine, inatlarına, çabalarına rağmen olanları izlerken nasıl acı çekmişlerdir düşünemiyorum.

Çünkü anladığım orada olanlar Türkiye’de olan bitenin bir modeli gibi. Başlayalım!

TÜRKİYE’NİN İLK PLANLI YERLEŞİMLERİNDEN

Çok az bölgenin kuruluşu hakkında bilgi ve fotoğraf var maalesef ama Ataköy Türkiye’nin ilk planlı yerleşim alanlarından (hatta ilk toplu konut-uydu projesi de deniyor) olduğundan pek çok kaydı var. 

Demokrat Parti döneminde Türkiye Emlak Kredi Bankası aracılığıyla oradaki tarihi Baruthane yapısı nedeniyle Baruthane olarak anılan, o dönem şehir merkezine uzak sayılan bölgede bir modern yerleşim kurulması planlanıyor.

Temelini Adnan Menderes’in attığı yapıların milletvekillerinin, orta-üst sınıfın oturacağı yerler olması yine planlar arasında.

Ben özellikle Mimar.ist Dergisi’ne yazan Prof. Dr. Nilüfer Baturayoğlu Yöney’in yazdıklarından yararlandım. Çünkü çok kapsamlı, çünkü çok ayrıntılı kaynaklı…

Ondan alıntılarla ilerleyeceğim.

Türkiye Emlak Kredi Bankası da Ataköy ya da ilk adıyla Baruthane Projesi’nin yürütücüsü oluyor. Banka ilk olarak sermayesinin yarısına, 3.769.483 metrekare büyüklüğünde bir arsayı 27 Nisan 1955 tarihinde 60 milyon TL’ye satın alıyor.

TANPINAR’DAN BEYATLI’YA

Şahane bir ayrıntı; hiç bilmezdim, 1956’da bu yeni kentsel alana yeni bir isim bulmak için yarışma açılıyor.

Dönemin önemli tarih, edebiyat ve siyasetçilerinden Cemal Kutay, Fahrettin Kerim Gökay, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yahya Kemal Beyatlı, Falih Rıfkı Atay ve Abdülhak Şinasi Hisar’dan oluşan jüri, Mustafa Kemal Atatürk’ten esinlenen ‘Ataköy’ adını seçiyorlar.

MİMAR KADROSU

Projenin mimarları genellikle anılmaz; geniş ve karma bir ekip çünkü, aralarında bir İtalyan olduğu bilinin.

Nilüfer Hanım ayrıntıyla yazmış; kentsel ve mimari tasarımı amacıyla 1956’da düzenlenen proje yarışması sonuçsuz kalıyor, jüri, beğenilen projelerin bir sentezini oluşturmayı uygun görüyor. Ertuğrul Menteşe yönetiminde, aynı yıllarda İstanbul şehir planlama çalışmalarına da danışmanlık yapan İtalyan kent plancısı Luigi Piccinato danışmanlığında 13 Eylül 1956 tarihinde alanda terk edilmiş yapıların birinde çalışmaya başlanıyor. İsmi de Baruthane Proje Bürosu. 1957-1964 yılları arasında Arkitekt dergisinde yayımlanan çok sayıdaki makalede adı geçen mimarlar şöyle:

Tuğrul Akçura, Ümit Asutay, Firuzan Baytop, Nejat Erem, Ergün Ersöz, Muhteşem Giray, Eyüp

Kömürcüoğlu, Bedri Kökten, Hamdi Şensoy ve Yümnü Tayfun ile statik hesapları yürüten inşaat

mühendisi Şevket Koç.

7 Eylül 1957’de banka yönetim kurulu tarafından onaylanan projeye başlanıyor…

4 Yorumlar
  • Deniz Şevki Kayabay
    Tarih: 23:59h, 22 Ağustos Cevapla

    Çok teşekkürler bu yazı için. 57 yıldır Ataköy’de oturan biri olarak Ataköy ile ilgili her tür bilgiyi topluyor, Ataköy’ü korumak için son 20 yıldır savaş veriyorum. Son girişimimiz, Ataköy 1 ve Ataköy 2.Kısımları bir “Sit Alanı” olarak tanımlayıp bu şehir strüktürünün bozulmadan korunmasını sağlamak.

    • Nilay Örnek
      Tarih: 12:28h, 23 Ağustos Cevapla

      Biz de anneannem, annem, ben Bakırköy, hatta Makriköylüyüz. Bizim için de kıymeti başka. “Ataköy’de yaşayanların için nasıl ‘cız ediyordur'” diyorum bazen. Bilgi-belge topluyorsanız, docomomo’nun Ataköy için çok değerli çalışmaları var, Prof. Dr. Nilüfer Baturayoğlu Yöney’in yazdıklarından çok yararlandım ben. o kadar iyi bir çalışma yapmış ki, görmüşsünüzdür, ben de bahsettim ama yine de yazayım. Umarım başarabilirsiniz

  • nihal
    Tarih: 15:55h, 23 Ağustos Cevapla

    68’den beri Ataköy L bloklarda oturuyoruz. Hem benim ve kardeşimin hem de oğlumun mezun olduğu Ataköy İlkokulu’num gözümüzün önünde, kaşla göz arası yıkılmasını tesadüfen görüp, engelledik. Yetkilierle görüşüldü ve okul tarihi değer ilan edildi. Sonradan eklenen sınıflar yıkıldı ve ilk haline sadık kalınması koşulu yasallaştı. Hala ufak tefek çirkin değişiklikler yıkımlar yapılsa da, nadide bir mimarisi olan okulumuzun yıkılıp, yerine bambaşka birşey yapımasını engellediğimiz için çok mutluyuz.

    • Nilay Örnek
      Tarih: 12:00h, 24 Ağustos Cevapla

      Evet, okulun ayrı bir önemi var biliyorum, o da ayrı paylaşılmalı belki. “Tesadüf görülüp yıkılmasının öyle önlendiğini” bilmiyordum, daha bilinçli bir çaba sanıyordum. Teşekkürler

Bir yorum yazın