Derya Apartmanı Takı Olmak İstiyor!

Derya Apartmanı‘nı yazarken gördüm İrem Burcu Ummansu’nun apartmanlardan yola çıkan takı serisini. Her biri öyle güzel ki.. Sık sık düşünüyorum; bir şehrin simgesi sadece Galata Kulesi, Eyfel gibi yapıları mı? Apartmanlar da bize yakışmaz mı? İrem Hanım’dan bu site için bir yazı istedim; alasını yazmış. Buyrunuz. Bir apartman sevdalısından diğer sevdalıya ve sizlere bir yazı. Takılar da şahane değil mi; kendi eklememiş ama sitesini de ben şuraya ekleyeyim: CollectThings.com.tr.

Buyrun konuk yazarım İrem Burcu Ummansu:

 

Apartmanlar konuşur mu?

Konuşurlarsa ne anlatırlar?

Peki biz duyabilir miyiz onları?

 

Apartman hikâyeleri hayatıma, İTÜ’de yüksek lisanstaki ilk senemde sevgili Funda Uz’un ‘Mimari Anlatılar’ dersini almamla girdi. Dersin dönem ödevi bir apartman anlatısı kurmaktı. Funda Hoca sadece tek bir şey söylemişti;

‘Apartmanlar size ne olmak istediğini söyler…’

 

Kendime, Beşiktaş – Nişantaşı arasında mekik dokurken sürekli önünden geçtiğim fakat içine hiç giremediğim, mimari gizemi ile de bir şekilde kulağıma çalınmış, Derya Apartmanı’nı seçtim ve etrafında dolanmaya başladım. Birkaç defa içeri girmeyi de başardım… Aklımda tek bir soru var Derya Apartmanı ne olmak istiyor?

 

Derya Apartmanı’ndan içeri her girdiğimde, içeride birilerine denk gelmeyi ve onlardan hikayeler dinlemeyi bekledim, birilerinden yaşanmış hikâyeler dinlersem eğer bir anlatı kurabileceğime inanmıştım… ama öyle olmadı. Hiç bi’ gidişimde o duymayı beklediğim, apartman hikayelerini dinleyemedim. Kapılardan çıkmasını beklediklerimden ümidi kesince, her biri başlı başına büyüleyici güzellikteki mimari öğelere odaklandım ve onların detaylarını fotograflamaya başladım. Öte yandan, o günlerde henüz almaya başladığım takı eğitimimle ilgili çok heyecanlıyım ve bulduğum her boşlukta takı yapmak istiyorum, işte tam da o detayları fotoğraflarken farkettim ki; Derya Apartmanı takı olmak istiyor! Mimarının kim olduğunu bile bulamadığım, tarihi, geçmişi, insanları hakkında pek de bir şey bilmedigim Derya Apartmanı’ndan bir anlatı yaratmanın bence en iyi yolu, onun bu gizli kalmış güzelliklerini takı yaparak Derya Apartmanı’nın dışına çıkartmaktı, çünkü bu etkileyici güzellikteki yapı elemanları yalnızca bir yapı elemanı olmaktan çok fazlasıydılar  ve kimbilir belki onlar da bir an olsun çıkmak isterlerdi Derya Apartmanı’ndan…

 

Apartman sakinlerinden duymayı beklediğim hikâyeleri Derya Apartmanı’nın mimari öğelerinin dilinden yazmaya başladım ve apartman hikâyelerim  başladı…

 

İşte onlardan birkaçı;

 

Tırabzanlar;

‘Her gün aynı telaşe, birileri giriyor, birileri çıkıyor… Hiç biri de bana dokunmadan geçmez, en genci bile illa bir destek alır benden, yahut hiç dokunmasa, bir eğilir bakar benim üzerimden avluya doğru. Ay! ay! yine buz gibi elleriyle dokundu 9 numara, içim titredi. Siz benim öyle demirden soğuk  görünümüme aldanmayın, aslında çok narinimdir; parmaklıklarımın hepsi birer sanat eseri! Aahh ah! Simdi bu narin parmaklıklarla kulaklara küpe olup bu apartmandan çıkmak vardı ki… Heyhat! 

Derya Apartmanı, 2015

  

Asansör;

Merhabalar efendim! Ben 1956 senesinden beri burdayım, hergün hiç sektirmem işimi; bi’ aşağıdan yukarı, bi’ yukardan aşağı.  Arda tökezledigim oldu yalan yok! Eee 59 sene, 7 kat kolay degil… Buraları severim, Maçka güzel yermiş, öyle diyorlar, ben hiç görmedim, 59 senedir hep şu kısa yolculuklarda anlatılanları dinledim. Yine burdaki en  şanslılardan sayılırım, en çok dedikodu bende! Çok da estetikmişim öyle diyorlar… Peki ya öyle niçin kapalı kaldım su dört duvarda. Ah ah! Birilerinin boynunda gezmek vardı şu Maçka‘yı!

Derya Apartmanı, 2015

İşte Derya Apartmanı takıları böyle ortaya çıktı ve bana bambaşka bir dünyanın kapılarını açtı. Bir anda kendimi tüm İstanbul apartmanlarının mimari elemanlarının sözcüsü gibi hissetmeye başlamıştım. Çoğu zaman önünden geçip gittiğimiz apartmanların, içerisine girsek dahi çok da farketmediğimiz, mimari elemanlarını görünür kılmak artık yeni görevimdi. Fıtratı gereği, apartmanlarla hayat bulan ve yalnızca apartmanların içine girildiği vakit görünür olabilen bu mimari elemanlar niye birilerinin boynunda, kulağında şehirde dolaşmaya başlayıp yeni hikayelerle karılaşmasın ki?

 

Derya Apartmanı’ndan sonra rotamı Mısır Apartmanı ve Corinne Hotel’e çevirdim. Derya Apartmanı’nın aksine her iki yapı da oldukça ünlüydü ve her iki yapının da ününe ün katan merdivenleriydi. Bu sefer bu oldukça ünlü ama yine de bir şekilde yapının içine sıkışmış kalmış mimari öğeyi yapıların dışına çıkararak görünür kılmak fikri ile Mısır Apartmanı ve Corrine Hotel takıları ortaya çıktı.

Mısır Apartmanı, 2015

 

Corinne Hotel,  2015

Her üç yapıda da beni oldukça heyecanlandıran şey, dışarıdan pek renk vermeseler de içlerine girildiğinde karşılaşılan, her bir detayı her bir çizgisi ince ince işlenmiş, mimari elemanların tüm asaleti ile biz buradayız bizi fark et demeleri olmuştu. Aslında bu birçok Istanbul Apartmanı için böyle… Birçoğu tüm sessizliği ve asaleti ile keşfedilmeyi ve bizlere fısıldadıkları şekilde gün yüzüne çıkarılmayı bekliyorlar. Bazen bir fotoğraf, bazen bir hikâye,  bazen de bir takı ile…

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın