‘Açık hava’ ya da Açıkhava Apartmanı İstanbul Nişantaşı’nda en sevdiklerimden… İsmi çok ferah bir kere.
Maçka Parkı’ndan çıkar Abdi İpekçi’ye doğru yürürsünüz, hemen Macro Market’ten önce; bildiniz mi?
Geçen ben -yine- kapısının fotoğrafını paylaştığımda Mutlu Suner ile yazışmaya başladık. Bana öyle güzel bilgiler verdi ki, onu konuk yazarım olmaya ikna ettim. Şahane oldu!
Buyrunuz. Konuk yazarım Mutlu Suner’den okuyalım:
İKİ DOKTOR, TANIDIK BİR MİMAR
“Açıkhava Apartmanı, Dr. Muhittin Omayer ile kardeşinin eşi Dr. Zühtü Erman ortaklığıyla 1956 yılında inşa edilir. Yerinde daha önce boş bir arsa olan bu yapının mimarı, Ankara Kızılay Binası’nı da tasarlayan Enver Tokay’dır. Ailenin yakını olması nedeniyle projeyi üstlenen Tokay, aslında devlet yapıları tasarlayan bir mimardır. Bilinen tek özel mülk projesi ise Açıkhava Apartmanı’dır. Kendisi de 70’li yılların sonuna kadar burada yaşamıştır.
HİLTON’DAN ARTAN MALZEMELERLE
Aynı yıllarda İstanbul Hilton’un inşaatı sürmektedir. Hilton tamamlandıktan sonra artan inşaat malzemeleri açık artırmayla satışa çıkarılır. Apartmanın sahipleri bu malzemeleri satın alarak Açıkhava Apartmanı’nın yapımında kullanırlar. Dr. Muhittin Omayer’in kızı Hürrem Omayer’in aktardığına göre, bina uzun yıllar boyunca aile apartmanı kimliğini korur; daireler satılmaz, yalnızca kiraya verilir. Günümüzde bu özelliği artık geçmişte kalmıştır.
GALERİ LEBRİZ İLE ÖZDEŞLEŞTİ
Binanın en alt katında iki daire bulunur. Bu dairelerden birinde ressam Jale Yasan yaşar; arkadaşı İbrahim Çallı da sık sık onu ziyarete gelir. Yıllar sonra bu daireler, caddenin karşısındaki İkizler Apartmanı’nda faaliyet gösteren Galeri Lebriz’in kurucuları Nilgün Beller ve kardeşi Nuran İsvan tarafından satın alınır ve birleştirilerek galerinin yeni mekânına dönüştürülür. Lebriz’in 1985 yılında açılan bu mekandaki ilk sergisi ise Avni Lifij retrospektif sergisidir. Açılışta bütün eserler satılır. İstanbul’un ilk galerilerinden biri olan Galeri Lebriz, sanat belleğinde önemli bir yer edinir; 2000 yılına kadar pek çok nitelikli sergiye ev sahipliği yaparak sanatseverlerin buluşma noktası olur ve önemli koleksiyonların oluşmasına katkı sağlar.
LEBRİZ.COM DÖNEMİ
2000 yılında ikinci kuşak bayrağı devralır. Nilgün Beller’in oğlu, bilgisayar mühendisi Kerim Suner, Türkiye’nin ilk sanat portalı lebriz.com’u bu mekanda hayata geçirir. Böylece galeri alanı uzun yıllar lebriz.com’un ofisi olarak kullanılır. lebriz.com’un büyüyerek daha geniş bir ofise taşınmasıyla boşalan mekan, farklı bir konseptle ve Art212 ismiyle sanatçıların kendi sergilerini düzenleyebildikleri yeni bir galeriye dönüşür. 2023 yılına gelindiğinde Nilgün Beller ve Kerim Suner, yıllar içinde oluşturdukları koleksiyonu, paylaştıkları kitabın lansmanı ile lebriz.com’un faaliyetine son verirler.
BAŞKA İSİMLER DE VAR
Galeri Lebriz döneminde bir üst katta kısa bir süre Ajda Pekkan’ın dükkanı faaliyet göstermiş, daha sonra bu dairede Türkiye’nin önde gelen müzayede şirketlerinden Antik A.Ş. kurulmuştur. Yönetmen Hulki Saner, 70’lerin ünlü modacısı Belgin Usberk de bu apartmanda yaşamışlardır. Açıkhava Apartmanının alt katlarındaki daireler, uzun yıllar muhtelif sanat kurumlarına hizmet etmiş, Galeri Lebriz’in mekanı ise bugün Manu Atelier’e ev sahipliği yapmaktadır. Galeri dönemindeki dekorasyonunu muhafaza eden mekanın içine adım atıldığında eski sergilerin izleri göz önüne gelir ve bilenlerin içini hüzünle nostalji arasında bir duygu kaplar.
(Bu arada Lebriz ne demek? Farsça; ağzına kadar dolu, taşmadan önceki son doluluk… Nilgün Beller’in anneannesinin ismiymiş. Ben binada üst katlardan birine, 15 numaraya BernaylaFem Halkla İlişkiler Şirketi’nin ofisiyken gitmiştim, keşke daha çok fotoğraf çekseydim. N.Ö.)






















Henüz yorum yapılmamış.