Lütfen hemen ne bulduğuma, şu fotoğraflara bakar mısınız? (Biri sarı renkli, diğeri siyah beyaz en eski olduğu belli olanlar. 1905 tarihliler)
1905 yılında kocaman görünen bu yapı şimdi etrafındaki koca binalar arasında mini minnacık ama yine de bir mücevher gibi parlıyor.
Gecenin bir körü bu fotoğrafları bulduğum, binanın tarihine katkı sunabildiğim için mutluyum.
İĞNE OYASIYLA İŞLER GİBİ
Yer Şişli, Halaskargazi Caddesi. İnanılmaz merkezi, şu binayı önünde insan ya da otomobil olmadan görüntüleyebilmek bile mesele.
Binanın bir ismi belli: Maksud Şahbaz Evi. Binanın yapım yılı 1905, mimarı Léon Gurekian.
Nispeten bilinen ve pek paylaşılan bir bina olduğu için “yeni bir şey bulmadıkça” yazasım gelmiyordu. Ama bu bina sitede olmalı ve bölgede beni delirten bir başka art nouveau binanın peşinde olduğum, onda da tıkandığım için yazmaya karar vermiştim..
Léon Gurekian kıymetli bir mimar. İstanbul’da da iğne oyasıyla işlenmiş gibi duran binalar yapmış. 5 yıl önce Gümüşsuyu Palas, orijinal adıyla Azaryan Apartmanı hakkında yazarken onlarca kaynakta “Mimarı ve yapım tarihi belli olmayan bina” olarak geçen yapının Gurekian’a ait olduğunu bulup kanıtlarıyla kaydetmiştim. Şimdi insanlar için bu bilgi kopyala-yapıştır oldu, gururluyum, bari biliniyor.
HER ŞEY O KADAR DEĞİŞMİŞ Kİ
O dönem bulduğum İtalyanca kaynağa (torun Armen Gurekian’ın dedesi hakkında yazdıkları) döndüm gece. Bir de ne göreyim; 1905 yılında çekilmiş bu fotoğraflar. Benim de bu binaya katkım bu olsun.
Halaskargazi’nin o noktasını, o çevreyi bilenler için inanılmaz bir görsel bence. Sokakla ve yanındaki binalarla ilişkisine, bugünle farkına bakar mısınız? Eşsiz.
Bina bugün bile güzel. Ama ölçek, mesafe, şehir, insan her şey değişmiş. Bir kere eskiden bu binaların önlerinde arkalarında bahçeleri, sokakla mesafeleri, ona uygun girişleri var.
Binanın bugüne gelmesi de mucize. Kapının üzerindeki nazar boncuğunu hakkediyor.
YAŞAYAN BİR YAPI
Şişli Belediyesi’nin Osmanbey kitabında “Müstakil bir kullanım için inşa edilen bu üç katlı bina, döneminin bütün mimari akımlarını bir arada toplamış. Her katı farklı bezenmiş bu binada art nouveau tarzı süslemelerin yanı sıra neo klasik ve barok bezemeler de görmek mümkün. (…) Binanın şimdiki sahipleri Sami ve Yusuf Azrak” ifadeleri geçiyor.
Bu binanın pek çok kez fotoğrafını çekmişimdir. En son Kasım 2025’te çekerken bir beyfendi içeri giriyordu; yaşanan bir ev olduğunu da düşünüyorum.
TANINMIŞ BİR KUYUMCU
Peki, binanın ilk sahibi Maksud Şahbaz kim? 12 Aralık 1936 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan vefat ilanından anlıyoruz ki kendisi Galatasaray Lisesi’nin ilk mezunlarından ve İstanbul’un tanınmış ve -ilan subjektif de olsa doğru olması çok mümkün- sevilmiş kuyumcusu. Biraz efemera taramasıyla Kapalıçarşı’da çalıştığını anlayabiliyorum. O da binanın mimari gibi Ermeni.
GÜZEL TERZİ MADAM ANET
İkinci Abdülhamid döneminin şöhretli kadın terzilerinden Madam Anet’in de bu evde oturduğu bilgini birkaç yerde gördüm. Reşat Ekrem Koçu’dan –İstanbul Ansiklopedisi– alacağımız bilgiye göre “Madam Anet, bütün sultanlar, saraylılar, kibar hanımefendilerin terzisi. Bir tuvaletten 20 – 50 altın alıyor ve bir müşterisine diktiği modeli başkasına dikmiyor. Güzel olduğu halde evlenmemiş. Altmış yaşlarında gözleri kör olana kadar çalışmış”
ÇİZİM ÖĞRETMENLİĞİ DE VAR
En son mimar Léon Gurekian hakkında iki satır daha yazayım. Ama kısaca 1871’de İstanbul doğumlu, Trabzon kökenli.
Aydın ve varlıklı bir Ermeni ainin çocuğu. Venedik’teki Moorat Raphaël Koleji’nde okuyor, Trabzon’a dönüyor, sonra bu sefer Roma’da Regio Istituto di Belle Arti’de eğitim alıyor. Buradan Mimari Çizim Öğretmenliği diploması, Regia Scuola di Applicazione per gli Ingegneri’den Mimarlık diplomasını alarak mezun oluyor.
1898-1907 yılları arasında Türkiye’ye, İstanbul’a dönüyor ve pek çok harikulade bina inşa ediyor. 1901’de İstanbul’da Mariamik Azarian ile evleniyor, 1902’de tek çocuğu Ohannés dünyaya geliyor ki o da mimar.
Bu arada evlenip çocuk sahibi olsa da 1907’de İtalya’ya, Roma’ya yerleşmiş.








































Henüz yorum yapılmamış.