Nacar Evi

Nacar – Nakkaş ya da Şaşati Evi

“Ya işte bu!” sevinçli nidasıyla paylaştım Instagram’da bu evi. 

Baştan beri bu işe girip de yaratmak istediğim dürtülerle hareket eden birini görmek harika oldu. 

Merve Yılmaz, Mersin’de yaşıyor. Görüp beğendiği, hep kreş olarak bildiği bir binayı merak edermiş; araştırmaya karar vermiş. Bulduklarını da bana fotoğraflarla aktarmış.

Ben hiç araştırmadım ama insanın kanına giren bu güdünün bulaşıcı olmasına bayıldım.

115 YIL ÖNCE YAPILMIŞ

Merve Hanım’dan gelsin:

“Nilay hanım merhaba. Size yazmak için sabırsızlandım ama tam olarak bilgi toplamadan yazmak istemedim.

Mersinliyim. Çocukluğumdan beri gördüğüm bir bina var, daha doğrusu bir kreş, yani ben öyle zannederdim. Ve bayılırdım çocukken önünden geçmeye.

Gece bir anda aklıma geldi ve araştırdım. Oranın kreşten önce de kullanıldığını tahmin ediyordum ama bu kadarını beklemiyordum. Bina 115 yıl önce Vehdi Nacar tarafından yapılmış ve ‘çift kuleli bina’ olarak bilinirmiş. 

KREŞ OLANA KADAR NELER NELER

Sonra Nakkaş Ailesi’ne satılmış ve ‘Nakkaş Evi’ denmiş.

Ardından da ‘Şaşati Evi’… Şaşati (Shashaty ya da Chacaty emin değilim asıl soyadlarından); Levanten bir aile… 

İtalyan konsolosluğu olarak da kullanılmış.

1991’de Rozelin Hara isimli bir hanımefendi buraya bir kreş açmış. 2013 yılına kadar da faaliyetteymiş bu kreş. 2013 yılından beriyse bomboş duruyor.

Ek bilgiler olarak Roger Vadim isimli Fransız yönetmen bu mahallede büyümüş ve o da Şaşati ailesinden ama bu evde yasamış mı onunla ilgili bilgiye ulaşamadım.

Şimdi bu evin şu anki sahiplerine ve o zamanlar anaokulu açan hanımefendiye ulaşmaya çalışıyorum.

Anlattıklarımla ilgili bütün detaylar fotoğraflarda da var.

Ben çok heyecanla araştırdım ve topladım bu bilgileri. Sizin de ilginizi çekeceğini düşündüm.

Sevgiler…”

Şahane değil mi?

‘DISNEYLAND ŞATOSUNA GİRMEK GİBİYDİ’

Yorumlardan da paylaşayım:

Şef Bülent Akkızoğlu yazmış misal.

droidpanda

Çocukluk arkadaşım Timur Nakkaş’ların oturduğu zamanlarda çok girip çıkmışlığım vardı bu eve. Ne büyük sürpriz oldu bir gece vakti tekrar karşıma çıkması. Benim için Disneyland şatolarından birine girmek gibi bir şeydi. Her seferinde tüylerim diken diken olurdu. O dev kapısından içeri girince yüksek tavana bakmaktan kafamı aşağı indiremezdim ama en unutamadığım yeri devasal kileri ve müthiş mutfağıydı.

aynalipastane

Mersin’de asıl güzel evler, konaklar Latin Katolik Kilisesi’nin cevresindedir. Asıl yerleşim yerleri oralar. Birkaç güzel ev de İstasyon ve İleri İlkokulu arasInda kalan bölgede mevcuttur. Bazıları restore edilmişti. Hatta bir tanesinin kapısında Ermenice harfler bulunmakta.

Sanat Sokağı ve çevresindeki konaklar da Ermenilerden kalan yapılar arasında.

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

4 Yorumlar
  • grizabella
    Tarih: 17:58h, 25 Aralık Yanıtla

    Evin sahibi (ya da şu anda belki eski sahibi) Nakkaş ailesi aile dostlarımızdır. Çocukken Mersin’e geldiğimizde çok kalmışlığım vardır bu evde, hem hayran olurdum o masal evi gibi atmosferine, hem de ürkütücü gelirdi o hem görkemli hem karanlık havası. Daha sonra çocuk yuvası olduğunu duyduğumda çok şaşırmıştım, “ay yok artık, Addams Family evi gibi bina çocuk yuvası yapılır mı” diye. Çok yüksek tavanları vardı, eve girdikten sonra da birkaç basamakla ulaşılan bir salonu, salonun arka tarafında ince uzun bir yemek odası hatırlıyorum. Yemek odasının iki duvarında iki tane eski, kocaman goblen pano hatırlıyorum, biri bir av sahnesiydi, diğeri kalmamış aklımda. Gümüş çatal bıçak takımlarıyla, Şam işi masa örtüleriyle o sofrada yemek yemeye bayılırdım. Misafir odası olarak sol öndeki kuleli kısım kullanılırdı, odadaki boydan boya ahşap ve camekanlı kitaplıklar ciltli eski kitaplarla doluydu. Ahşap zeminler gıcırdardı, gotik bir romandaymışsınız hissi verirdi o odada kalmak, çok severdim (yine biraz ürksem de). Mutfak ne yazık ki aklımda kalmamış, çocuk olduğumuz (üstelik bayağı da yaramaz çocuklar olduğumuz için bizi pek sokmuyorlardı belki de, ondan fazla görmemiş olabilirim). Banyoda da bir ayaklı küvet hatırlıyorum, e tabi, o evde farklı bir küvet olamazdı ki 🙂 Son hatırladığım evin büyükannesi, benim çocukluğumda bile epey yaşlıydı, bembeyaz saçları vardı, yarı Arapça yarı Fransızca azar işitirdik kendisinden sık sık (hak edilmiş azarlardı muhtemelen), o yüzden çekinirdim. Ev şu an metruk durumdaymış sanırım, üzüldüm gerçekten. Umarım bakımsız kalıp zarar görmez, birileri güzelce restore eder, yaşar içinde tekrar.

    • Nilay Örnek
      Tarih: 11:40h, 26 Aralık Yanıtla

      ah ne güzel!

  • Mine
    Tarih: 22:35h, 27 Aralık Yanıtla

    Kreşin eski fotoğrafları için aşağıdaki Instagram hesabına bakabilirsiniz, kreşin sahibi Rozi de fotoğraflarda kendini etiketlemiş, kişisel hesabına da oradan ulaşabilirsiniz görüşmek isterseniz: https://www.instagram.com/rosysmickeymouseanaokulu/
    https://www.instagram.com/rozelinhara/

  • Adnan
    Tarih: 10:02h, 16 Nisan Yanıtla

    O ev 70’li yıllarda İsveç konsolosluguyduÇamlibel Mersinin en güzel semtiydi..O eve hayrandım ve çok masalimsi bir yerdi.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Beyoğlu

Ürgüp Palas

Ürgüp Palas bana çok şiir okuttu; umarım size de okutur. Demir Palas metninde bana kaynak olan Haydar Ergülen’in “Azıcık Cihangir” (Heyamola Yayınları) adlı kitabında, bir bölümde de şair Seyhan Erözçelik’in Cihangir’i vardı. (Metin kitapta çok düzgün ayrılmadığı için kim yazdı vs. ayırmakta zorlandım ama çözdüm!)

Devamı »
Nişantaşı

Celâsun Apartmanı

İstanbul Nişantaşı, bugüne gelebilen bazı kaliteli ve şöhretli yapılarına rağmen -bence- arsa değeri, popülerliği ve malum inşaat merakımız nedeniyle çok hızlı değişenlerden…  Köşkler yerlerini bir dönemin ünlü mimarlarının yaptığı 2-3 katlı güzel evlere, onlar apartmanlara, onlar da başka apartmanlara bırakmış. Bu nedenle de orada, hem

Devamı »
Nişantaşı

Karaosmanoğlu (Polikar) Apartmanı

Bir zamanlar yaşamış bazı insanlar, yıllar yıllar sonra, onları zamanında hiç tanımamış, akrabalık ilişkileri de olmayan insanlar tarafından da anılabiliyor. Zamanının pek çok ünlü davasıyla gündeme gelen avukat, yazar ve ‘ilklerin çevirmeni’ Haydar Rifat Yorulmaz ile İnayet Apartmanı vesilesiyle tanışmıştık. İlk Türk sosyalistlerinden Haydar Rifat

Devamı »
Gümüşsuyu

Ankara Palas

Asıl meşhur Ankara Palas malum Ankara’da. Bu, İstanbul-Gümüşsuyu’nun meşhuru. 1943 yılından beri de alt katında Ayaspaşa Rus Lokantası‘nı bulunduran dev-köşe bina. ‘İçinde yaşayanlar’ı derlemek vakit alıyor, bu nedenle bu bina hep beklemedeydi. Ama bir şey bulmuşken yazmak istedim. Geçen bahsettim, bu hesabın en ‘özel haber’lerinden biri

Devamı »
Gümüşsuyu

Ayaspaşa Mezarlığı

İstanbul Gümüşsuyu’ndaki Hayırlı Apartmanı‘nı bilen bilir; bilmeyen içinse Fahrünnisa -Fahrelnissa- Zeid’den Mesut Yılmaz’a pek çok ‘tanıdık’ ismin yaşadığı bir bina diyeyim… Girişindeki çiniler bile şöhretli olmasına yetebilecek, yaşı 100’e yaklaşan binalardan. Ama onu anlatabilmek için benim daha önce en çok da Ayaspaşa Palas‘ı yazarken uzun

Devamı »
Gümüşsuyu

İndigo Apartmanı

İndigo Apartmanı’na özel, tarihinden, kimlerin yaşamış olduğundan önce isminin hikâyesini merak ediyorum. İsim etiketindeki ‘mavi’ de çoook bilinçli bir isim tercihi yapıldığını her zaman ortaya koyar. Kim, nasıl niye bu ismi koymuş? Bulamadım. MAVİ RENGİN KAYNAĞI Malum Latince adı, indigofera olan indigo bitkisi, tüm dünyada

Devamı »
Harbiye

Surp Agop Sıra Evleri

Bu sıra evleri, Fransa’da okumuş Osmanlı döneminin Ermeni mimarlarından Aram Tahtacıyan tasarlıyor; amaç, Elmadağ Surp Agop Hastanesi Vakfı’na gelir sağlamak. Daha sonra bu evler hastanede kalan, yaşayan bazı yoksul insanların da yaşam yeri oluyor. Afife Batur arşivlerinden anladığım, hastaneye çok gider olmasın diye kullanılan malzemede

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.