Temel (Masumlar) Apartmanı

Şahsiyet’ten Masumlar Apartmanı’na… Temel Apartmanı

Bir ev, villa, hele de apartman ‘içinde dönen’ senaryoların her zaman ayrı bir cazibesi var.

Bir apartmanın içindeki diyaloglardan birkaç sezon aşk, gerilim, insanlık, hayat dersleri dolu bir dizi çıkarmak mümkün. Bakınız en bildiklerimizden biri, Bizimkiler.

E tabii bir dizinin ismi ‘apartman’lı olunca, adından bir gönderme de yapıyor.

ART NOUVEAU KAPI

TRT 1’in yeni dizisi Masumlar Apartmanı’nın ilk bölümünün ardından da onlarca kişi bana “Nilay Hanım bu nerede?” yazdı.

Tam da o sırada mimar Serkan Yetgin “Ben yazayım mı?” dedi, “Hay hay… Çok güzel olur” dedim.

Tesadüf aynı gece diziye rast geldim, obsesif karakterler her daim ‘çok’ ilgimi çektiğinden izleyesim geldi ama başroldeki Farah Zeynep Abdullah ile Birkan Sokullu’nun bir hastane çıkışı el sıkışmalarının ‘dakikalarca’ sürmesi beni daralttı. 

Ama apartmanı tabii ki hemen tanıdım; Art Nouveau kapısını -eskiden yeşilmiş- pek çok kez fotoğraflamışım.

ÜÇÜ DE AYNI APARTMAN

Bundan sonrasını Serkan Yetgin anlatsın:

“* Şahsiyet dizisinin nev-i şahsına münhasır karakteri Agah Beyoğlu’nun merhum eşinin adını verdiği Mebrure Apartmanı,

* TRT’de bu ay yayınlanmaya başlanan Masumlar Apartmanı’nda Han’ın takıntılı ailesinin yaşadığı apartman,

* Geçtiğimiz yıl aynı evde kaldığı dört arkadaşını temizlik konusunda çıkan tartışmalar nedeniyle bir yangınla ölüme terk eden şahsın yaşadığı apartman, 

Üç ayrı hikâye de aynı adrese götürüyor bizi: Jurnal Sokak No:14 Temel Apartmanı. 

DEMEK Kİ 1905’TEN SONRA…

Beyoğlu’nun yakın dönemdeki en parlak günlerini yaşadığı zamanların lokomotifi Babylon’un arka kapısının da açıldığı Jurnal Sokak, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Avrupa’dan İstanbul’a gelen müzisyenlerin, sanatçıların yaşadığı bir sokaktı. 

1905 tarihli Goad Haritası’nda boş olarak görülen kısım ile Şehbender Sokak’a cepheli üç ince binanın yıkılıp daha büyük bir bina olarak yapılmasıyla günümüzdeki Temel Apartmanı inşa edilmiş. Bazı kaynaklarda, yerinde daha önce var olan binada, Abdülhamid ve Abdülmecid dönemlerinde İstanbul’da yaşamış ünlü besteci Donizetti’nin burada oturduğu bilgisine rastlanmaktadır. 

Giriş kapısı ve pencerelerde demir elemanlar kullanılarak yapılan floral süslemeler, bazı uzmanlar tarafından İstanbul Art Nouveau’su olarak adlandırılan stilin karakteristik öğeleridir. Yapının Jurnal Sokak girişi film ve dizilere kiralandığı için olsa gerek oldukça bakımlı iken Şehbender Sokak cephesi alabildiğine bakımsız görülmektedir. 

Umarım bir gün Agah Bey gibi bir sahibi olur da sadece çekimlerde değil, her gün, her saat yaşar bu apartman.”

1977’DEN BERİ ÇOĞUNLUKLA BOŞ

Bina 1977’den beri boş görünüyor. Dizi çekimlerine kiralanıyor. 

Ancak boş görünen bu binanın 3’üncü katında geçen sene 4 kişinin ölümüne yol açan büyük bir yangın çıkmış. Serkan Yetgin’in üstteki metinde bahsettiği de o… 8 kişi birlikte kaldıkları evde Özkan Elmas temizlik yapmıyor, arkadaşları da onu eşyalarıyla kapı dışarı ediyor. Buna sinirlenen Elmas, eve dönüp arkadaşları uyurken gazeteyle bir koltuğu yakarak evi ateşe veriyor, kapıyı kilitliyor. Gençler camlar da demirli olduğu için kaçamıyor. Özkan Elmas, kaçarken Hatay’da yakalanmış “Şeytana uydum, mala zarar vermekten ceza almalıyım” demiş! 4 kez ağır müebbet hapis almış. Evi izinsiz kiralayan apartman görevlisi de yargılanmış…

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Kabataş

M. Birkan Apartmanı

Yine bir gün kitapçı okuması yapıyordum; Müge ve Ali Cengizkan’ın ‘Haluk Baysal-Melih Birsel Rasyonalizmi’ kitabına bakarken şaşırdım. ‘Kabataş-Yarasa Sokak’ diyor, bir minik fotoğraf var, bina tanıdık. Bence orası Ayaspaşa’dır. Sarayarkası Sokak’tan Çiftevav’a dönerken tam köşedeki, merdivenlerin başındaki sarı bina… Baysal-Birsel ortaklığıyla yapılmış bir bina olduğuna

Devamı »
Cihangir

Konur Apartmanı

Bir yazarın “Şu kitapları ben o apartmanda yazdım” demesi benim için tarihe not… Cihangir’den yeni bir apartman; ne şanslıyız ki, konuk yazarım Şebnem İşigüzel anlatıyor onu da… Buyrunuz Konur Apartmanı (Şebnem, Konur Apartman diyor, hoşuma gidiyor) KİREMİTLERİ MARSİLYA’DAN “Güneşli Sokak. Biz bu apartmanın dört numaralı

Devamı »
Çankaya

Türk Dil Kurumu Binası

Bir süredir mimarların da beğendikleri, onlar için özel olan yapıların kaydını tutmak istiyordum. Bunun için ilk önce tanıdığım kişileri taciz etmeye başladım. İyi ki de yapmışım!  Kısa süre önce Nasıl Olunur’da söyleştiğimiz #NevzatSayın’a da yazdım; “Bana sizin için önemli bir yapıyı yazar mısınız? Nevzat Sayın

Devamı »
Çankaya

Koruk Apartmanı

Burada daha önce de söylemişimdir; ‘Tevâfuk’ çok sevdiğim bir kelime; hakedilen, haklı tesadüf demek… Bu da bir teevâfuk mudur? Nasıl Olunur için Arif Keskiner ile söyleşeceğiz… Okuyorum. Arif Bey, Ergin Günçe’den bahsediyor… Sonraları ‘Komünist Arif’ lakabını bili almasına yol açacak Nazım Hikmet şiirleriyle, sonrasında oğlu

Devamı »
Gümüşsuyu

Üçler Apartmanı

1930’lardan bugüne gelen Mühendis İbrahim Galip Bey, şimdiki adıyla Akar Palas Apartmanı‘ndan bahsederken, yanındaki Üçler Apartmanıyla onu, o dev bloğu çok da sevmediğimden bahsetmiştim. Ben pembe rengi, yenilenmesine rağmen yine de dökülen hali, pimapenlerle kapatılmış balkonları ve dev blok haliyle pek de sevemem orayı. Yıllarca

Devamı »
İstiklal Caddesi

Denizler Kitabevi / Apollon Fotoğrafhanesi

-İstiklal Caddesi’ndeki- “Denizler Kitabevi kapanıyor?taşınıyor” sözleri üzerine çok kişi, “Nilay Hanım hakkında yazsanıza” dedi.  Böyle durumlarda “Ah’ı vah’ı” çok oluyor ama bu, mekana yarıyor mu, ne kadar samimi yapıyoruz bu tartışmaları bilemiyorum. Oysa, -altını çizmek lazım kapanmayıp Galip Dede Caddesi’ne taşınan- Denizler Kitabevi’ni ben çok

Devamı »
Gümüşsuyu

Gümüşsuyu Palas (Azaryan Apartmanı)

Gümüşsuyu Palas, orijinal adıyla Azaryan Apartmanı… Art Nouveau, Neo Barok karışımı yapısıyla Gümüşsuyu, İnönü Caddesi’nin en havalısı, en eski binalarından biri… İnternette hakkındaki çoğu bilgi tek bir kaynaktan kopya gibi; bu da muhtemelen bende de olan Beyoğlu Ansiklopedisi (çünkü metin aynı) ve yazan şu:  “Mimarı

Devamı »