Alemdar Kardeşler Büro Binası (Şeref Hanı)

Bu projede ara ara bana destek veren mimar Serkan Yetgin, bir akşam bir link göndermiş “Adeta bir Her Umut Ortak Arar Postu” diyerek. Okudum, okudum, bayağı güzel ama bir son bölüm var yeminle bir an ben kendim yazdım sandım:)

Öyle aynı ki ‘merak yolu’; çok güldüm. 

Enteresan olan ise Erdal Bilgen’in aslen bir banka, bankacılık blogu yapıyor olması:) Kendisine bir e-posta attım, izin istedim. İlk defa hiçbir bilgisini kontrol etmeden bir yazıyı, birkaç cümle düzelterek yayınlıyorum.

YARIŞMA DÜZENLENDİ AMA….

“1920 yılında yapılan Karaköy Palas’ın mimarı Levanten Türk vatandaşı Giulio Mongeri’dir. Karaköy Palas, merkezî konumda, değerli bir yapıydı. O ve Beşiktaşa uzanan tramvay yolu nedeniyle yanındaki parsel de değerlenmişti.

Bu parselde 4 katlı kargir bir yapı vardı (Bir mescit de deniliyor.) Bu kargir yapının yerine bir büro binası yapmaya karar verildi. Türkiye’de ilk kez 1947 yılında, resmi olmayan bir yapı için mimarlık yarışması düzenlendi. Yarışma, Türk Yüksek Mimarlar Birliği İstanbul Şubesi aracılığıyla açıldı. Alemdar Kardeşler Büro Binası yapımı için 25 aday arasından Nezih Eldem’in projesi birinci, Orhan Safa ve Kemal Ahmet Aru’nun ortak projesi ikinci oldu. Fakat sebebi kesin bilinmemekle birlikte -tahminen ekonomik nedenlerle- birinci değil, ikinci seçilen proje uygulandı.

PROJE DEFORME EDİLDİ

“Nezih Elden’in projesinde bina taş kaplama olarak tasarlanmış böylelikle Karaköy Palas ile bir ahenk kurulmuştu. Ancak maliyet yüksekti. Safa ve Aru’nun projesinin uygulanmasına karar verildi. Bu proje, Alman mimar Erich Mendelsohn’un o dönemde modaya dönüşmüş eğrisel çizgilerini taşıyordu.

Fakat modern çizgilerle yapılmış projeye de uyulmadı, deforme edildi. Karaköy Palas’ın kat silmelerine ait kotlar dikkate alınmadı. Kat yükseklikleri uygulamada sorun çıkarttı. Katlar kendi içinde alçaltıldı. Kat sayısı değişmediği halde Alemdar Kardeşler Büro Binası, Karaköy Palas’ın bir kat aşağısında kaldı. 

KARAKÖY PALAS İLE AYNI HİZAYA GELMEDİ

“Yeni yapının hiçbir yatay çizgisi Karaköy Palas’ın silmeleriyle aynı hizaya gelmemişti. Kemal Ahmet Aru, yıllar sonra bu binadaki bu uygulamanın onu çok üzdüğünü söylemiş.

Alemdar Kardeşler Binası’nın şimdiki adı Şeref Hanı. Bodrum, zemin, bir, iki ve üçüncü katlar Türk Ticaret Bankası’nın mülkiyetindeyken 2004’te Finansbank A.Ş.’ye satılmış.

Binanın 4., 5. ve 6. katlarında 8’er büro var. Bir de teras katı bulunuyor.”

PEKİ KİM BU ALEMDAR KARDEŞLER

Erdal Bilgen’in kaleminden Alemdar Kardeşler Binası’nın kabaca geçmişini öğrendik de “Bu Alemdar kardeşler kim?” (N.Ö.: İşte benim, ben yazdım sandığım bölüm:) Burada merak yolumu anlattığım paylaşımlara denk gelenler ya da beni tanıyanlar anlayacaktır):

“Alemdar kardeşler kim?

Bunu merak ettim. İnternette bir faturaya rastladım. Fatura 22 Mart 1937’de Şerefettin Alemdar ve Kardaşları işletmesi tarafından düzenlenmiş.

Binayı yaptıran Alemdar Kardeşler, bu faturayı kesen Alemdar Kardeşler olabilir mi? Alemdar Kardeşler Büro Binası’nın bugünkü adının Şeref Hanı olması tesadüf olabilir mi? Sanmıyorum. Fatura bazı bilgiler veriyor bize. Çok ilginç 3 sandık afyon satmışlar. Peki kime? Baylar Narmanlı Biraderler’e. 

NARMANLI BİRADERLER…

“Önce Baylar diye bir isim aradım. Sonra eski faturaları incelerken gördüm ki o tarihlerde düzenlenen faturalarda matbu olarak, Bay yazılması yaygın. Narmanlı Biraderler iki kişi. Bu yüzden “Baylar, Narmanlı Biraderler” diye düzenlenmiş. Bugün İstiklal Caddesi’nde Narmanlı Yurdu (Narmanlı Han) olarak bilinen bina, o tarihin büyük tüccarları Avni ve Sıtkı Narmanlı’ya ait. Aynı dönemde, aynı bölgede Narmanlı Kardeşler adıyla anılan başka kişiler olamaz. 3 sandık içinde 120 kilo 900 gram, 510 kuruştan toplam 616 lira 59 kuruşluk afyon satın almışlar.

O tarihte cumhuriyet gazetesi 5 kuruş, bugün 2 lira ise kabaca bugünün parasıyla 25.000 TL’lik afyon alışverişi…

NEDEN AFYON?

“Neden afyon? Faturalı satılan afyon ancak ilaç sanayinde kullanılıyor olabilir. 1937’nin gazetelerinde baktığımda 1936 da başlayan İspanya iç savaşının şiddetle sürdüğünü ve 1939 İkinci dünya savaşı öncesi tüm avrupanın silahlandığını, savaşın kaçınılmaz olduğu yorumlarını,  doğuda ayaklanmalar, çatışmalar ve Hatay sorunun gündemde olduğunu görüyorum. Böyle bir dönemde afyon, en kıymetli ve o dönem satışında zarar edilmeyecek mal.

BİNADA TASARRUF İYİ SONUÇ VERMİYOR!

“‘Şerafettin Alemdar ve Kardaşları’nın iş yeri Eminönü yakasında. Marpuççular, Barnatan Han’da. Barnatan Han’da 1921-1927 yılları arasında Alemdarzade Muhittin, tüccarlık, komisyonculuk yapmış. Muhtemeldir ki dükkanı Şerefettin ve kardeşleri devralmış. Gelenek bozulmadıysa Şerefettin, Muhittin’in büyük oğlu olmalı.

1945’te 2. Dünya Savaşı sona eriyor. 1947’de Alemdar Kardeşler Büro Binasının Projesi çiziliyor. Fakat savaş sonrası ekonomisi ticaret hayatına kötü mü etki etmiş yoksa heyecanla başlayan bina inşaa ettirme isteği, tüccar hayatının gerçeklerine mi çarpmış bilmiyorum; bina projesi hayata geçirilirken maalesef bazı tasarruflar yapıldığı, bunun da binaya kötü yansıdığı ekli kaynaklardan anlaşılıyor.

Aşağı yukarı 70 yıllık binanın geçmişi bu.

YOLLARI KESİŞENLER

Yolu Alemdar Kardeşler Büro Binası (Şeref Hanı) ile kesişen binaları aşağıda görebilirsiniz. Bu binaların hikâyelerini birlikte okumanızı öneririz.

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

1 Yorum
  • Asım Yaldız
    Tarih: 00:06h, 10 Şubat Yanıtla

    Fotoğraflarda bir başka yapı alternatifi var. Bu teklif, bahsi geçen Nezih Eldem tasarımı mıdır?

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Adalar

Kâzım Şinasi Dersan Evi

Kâzım Şinasi Dersan gazeteci. 1888 Girit doğumlu, Paris’te Sorbonne Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler okumuş. 1918 yılında Necmeddin Sadak ve Ali Naci Karacan (sonra onlara Falih Rıfkı Atay da katılıyor) ile birlikte Akşam Gazetesi’ni kuruyorlar. Ayrılıklar, ölümler… Dersan, o dörtlü içinden 1957 yılına kadar gazete yönetiminde kalan

Devamı »
Osmanbey

Şark Apartmanı

Osmanbey’de Şark Apartmanı. Birkaç sene önce çekilen bir fotoğrafından sonra daha da yıpranmış, öyle terk edilmiş. Mimarı da kapıda yazmasa bilgisini bulmadım yazılı. Bir Ermeni mimar Şabuh Hançer’in imzası var. Ya bu isim ve görüntüde, şehrin her dönem merkezi yerinde bir apartman; mutlaka bir hikâyesi

Devamı »
Taksim

Pertev Apartmanı

İtalyanın en tanınmış Çağdaş Yunan Edebiyatı uzmanlarından, İstanbul doğumlu Mario Vitti’nin Sula Bozis tarafından Türkçe’ye çevrilip İstos tarafından yayınlanan “Doğduğum Şehir /İstanbul 1926-1946” adlı kitabının kapağı beni çarpmıştı. Gezi Parkı’nın bir zamanlar var olan merdiven tırabzanlarından (merdiven korkulukları artık metal) çekilmiş fotoğrafta, arka planda sırasıyla

Devamı »
Galata

Petraki Han

Bu gün bu sitenin kadrolu yazar-araştırmacılardan biri konuk yazarım; iç mimar Didem Avincan. Buyrunuz: “İngiltere Lancashire’dan Angela Fry uzun süredir araştırdığı aile geçmişi ile ilgili bulduklarını bir blog hazırlayarak paylaşmaya karar vermiş. Benzer konularla ilgilenen ama tanımadığı daha fazla kişiye ulaşmak, bilgiyi büyütmek amacıyla… İyi

Devamı »
İstiklal Caddesi

Panayia Apartmanı

Bu binayı sadece 1900’lerin başında çekilmiş şu fotoğrafları paylaşmak için bile yazıyor olabilirim. Şahaneler çünkü! O dönem için böyle görüntü almak da zor olmalı ama başarılmış. Fotoğrafları yaklaştırıp yaklaştırıp camlardan çıkan adamlara bakıyorum:) İstiklal Caddesi’nde gideceğim bir yerin adresine bakarken ‘Panayia Apartmanı’nı gördüm; isim tanıdık

Devamı »
Çankaya

Işık Apartmanı

“Ayrancı Semti, Ankara’nın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Ayrancı herkesin herkesle bir yerden tanışık olduğu, şehrin merkezine yürüme mesafesi yakınlığında, çoğunlukla memur, akademisyen, öğrenci ve kedilerin yaşadığı, sessiz ve alabildiğince yeşil bir topoğrafyaya sahiptir. Ayrancı kendi has mimari yapısıyla da dikkat çeker. Ankara civarındaki kıymetli

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.