Ankara Şoförler Odası (Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası)

“Ankara’nın önemli mimarlarından ve örgüt emekçilerinden Kemal Nalbant’ın en önemli projelerinden Ankara Şoförler Odası’nın cephesini ‘yenilemişler’. Neyin üzerini ahşap görünümlü ucuz kompozit ile kapladıklarının farkında olsalardı keşke” yazmıştı geçtiğimiz günlerde Cem Dedekargınoğlu, Twitter / X’deki @Cemedede adresli hesabında…

İlk ve ikinci fotoğrafa bakınız…

Açıkçası bu fena hal, rezalet (ne derseniz işte) paylaşılana kadar benim binadan haberim yoktu. Mimar Kemal Nalbant hakkındaki metinlere, bina hakkında bilgi alabileceğinizi düşünebileceğiniz Miyar Mimarlık’ın sitesine bakmak yararlı olmuyor:(

İŞVEREN VİZYONU DA MÜHİM

1980’li yıllarda Kemal Bey’e böyle bir bina için onay verecek iş verenlere, yani o dönemin Ankara Şoförler Odası yetkililerine -en azından isimlerine- ulaşmak bile bir hayli zor. İnsan özellikle bunu da merak ediyor!

Bu konudaki en kapsamlı yazı, bina ile ilgili paylaştığım fotoğrafların çoğunun da sahibi Ömer Faruk Tekin (x’te @lostbufferzone) ve onun Mimari Düşünce’deki metni.

Tekin’den aktarıyorum: “Ankara Tren Garı’na yürüme mesafesindeki Beşevler’de, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası’na ait olan ve Kemal Nalbant tarafından tasarlanıp 1986-88 yıllarında inşa edilen bir yapı mevcut.

Kısa kenarından caddeye cephe verecek şekilde dikdörtgen bir parsele oturan ve bir yanını komşu binaya bitiştiren yapı, strüktürü, malzemesi ve göndermeler taşıyan formlarıyla döneminin önemli bir mimarlık denemesi. (…) Yapıyla ilgili tek bilgiye Miyar Mimarlık’ın kendi sitesinde yer alan Kemal Nalbant’ın biyografisi kısmında, bu yapının 1990 yılı Mimarlık Ödülleri için aday olduğunu öğrenip, Mimarlar Odası’nın yayınladığı 2. Ulusal Mimarlık Ödülleri sergi kitapçığını elde edebilirseniz ulaşabiliyorsunuz. Miyar Mimarlık’ın kendi sitesindeki projeler kısmında bile yapının bir tanıtım metni yok, görseller ve bir vaziyet planı mevcut. Dolayısıyla yapıdan bir şekilde haberdar olma, bir yerlerde görseline denk gelme şansı da neredeyse yok”.

CANSEVER ETKİSİ

Ömer Faruk Tekin yazısı aracılığıyla anlatmaya devam:

“Kemal Nalbant Bey, Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. Bir süre Turgut Cansever’in ve Şevki Vanlı’nın yanında çalışmış ve daha sonra oradan ayrılıp birkaç arkadaşıyla bir restorasyon ofisi kurmuş. Bu süreçte bazı vakıf eserlerinin restorasyonunu yapmış. (…) 1996 yılında Miyar Mimarlık adıyla kendi ofisini kuran Nalbant’ın Cansever Ofisi ile ilişkileri de devam etmiş. Birlikte 1997’de Sivas Kaleardı Mahallesi koruma imar planını yapmışlar. 2003’te de Türk Tarih Kurumu’na yapılan müdahale sonrası yapının rölövelerini hazırlamış. (Bu arada yapının içinden fotoğraflardan, ahşap pervazlardaki Turgut Cansever-Türk Tarih Kurumu etkisini ben bile görebiliyorum.)

SİVRİHİSAR TESİSLERİ’NE DE DİKKAT

“2017’deki vefatına kadar meslek hayatına çeşitli ölçek ve alanlarda devam eden Nalbant’ın TŞOF Sivrihisar Tesisleri de en az Ankara Şoförler Odası kadar önemli ve bir o kadar da bilinmeyen bir projesi” (Yatay, farklı fotoğraf. Tesis, 2001’de Aga Han Ödüllerine aday olmuş. Cem Bey’in başka bir iletisinden de öğreniyoruz ki Kemal Bey, Kırşehir’de de bir tır parkı ve sosyal tesis yapmış aynı kurum için.)

Tekin, Ankara Umum Otomobilciler ve Şoförler Esnaf Odası (AŞO) yapısını hem Cansever’in kızı hem de Nalbant’ın çalışma arkadaşı Emine Öğün ile Mehmet Öğün’e de soruyor. İki isim yapıyı gezmedikleri için ayrıntılı tahlil yapamayacaklarını belirtip şunları söylüyorlar: “Bu tasarım, 80’li yıllarda mimaride önemsenen gelenek, yerellik, çağdaşlık-tarihsellik gibi hususları, genç bir mimarın yaklaşımını somutlaştırması bakımından önem taşıyor. Kemal’in AŞO binasını, ülkemizde hızla etkili olmaya başlayan ‘Post Modern Mimarlık’ akımının yarattığı anafora rağmen, yanında çalışma fırsatı bulduğu Cansever ve dönemin önde gelen isimleri Sedad Hakkı Eldem, Nezih Eldem gibi mimarların yaklaşımlarına yaslanarak ağırbaşlı, tutarlı ve kalıcı bir ürün ortaya koyma çabası olarak değerli buluyoruz.”

Yine Cem Bey’den öğreniyoruz ki, son gelişme Nalbant Ailesi mal sahibinin yapıya izinsiz müdahale ettiğini belirterek mimar/restoratör Seda Özen’in katkılarıyla yasal bir süreç başlatmış.

Bu binayı böyle bir haberle fark etmek istemezdim! Göreceğiz…

KAYNAKLAR

Fotoğraflar:

Görsellerin hiçbiri benim değil.

  • Yapının en yeni, ‘yenilenmiş!’ hali Cem Dedekargınoğlu’na ait
  • Ağırlıklı olarak güzel kaliteli fotoğrafların tümü Ömer Faruk Tekin’e ait. Ben Mimari Düşünce Platformu’nun sayfasından aldım ki, yazının daha geniş ve kapsamlı halini oradan okuyabilirsiniz.
  • Daha soluk görünümlü eski fotoğrafların tümü de Miyar Mimarlık Sitesi’nden; orada Kemal Nalbantoğlu kimdir?” bölümünü de buraya bırakıyorum.

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Maçka

Cemal Hünal Apartmanı

Her ne kadar İstanbul’un Maçka semti pek çok şeyin ortasında gibi olsa da, şehrin kaosundan nasibini daha az alır. Kavgayı balkonundan izler… Ben de pek severim. İnönü Parkı’nın çevresinde de seyirlik bazı binalar vardır ki ben de ara ara “Ah şurada bir dairede otursam” hayalleri

Devamı »
Nişantaşı

Derya Apartmanı

Ya İstanbullular; niye böyle güzellikleri bizlerden saklıyorsunuz:)? Haftada bir belki önünden geçiyorumdur, Maçka’dan Nişantaşı’na uzanan Süleyman Seba Caddesi’nde Valideçeşme Çeşmesi’nin yakınında bir apartman. Dışarısı içerinin güzelliklerini saklamak için örülmüş gibi. Her açısı öyle güzel ki fotoğraf seçmekte zorlandım. Allah’tan Ebru Gazioğulları ve kuzeni var ki,

Devamı »
Kireçburnu

Memduh Paşa Yalısı

Sabiha Rüştü Bozcalı‘nın izinden, apartman dedektifliğimi bugün yalı dedektifliğine terfi ettiriyorum… (Bu yazıyı Efi Apartmanı ile birlikte okuyunuz)  “İstanbul’un romantik hali gitti, eski güzellikler gitti. Şimdi çok kalabalık. Apartman hayatı sinirime dokunuyor. Ben manolyaların, katırtırnaklarının açtığı, ağaçlı, büyük bahçesi olan bir evde büyüdüm. Sabah kalktığım

Devamı »
Nişantaşı

İhsan Raif Hanım Konağı

Nereden nereye… Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi’nde N harfini okuyordum, “Şair Nigar Hanım” hakkında okurken, “Nişantaşı’ndaki konağında…”yı gördüğüm an, ‘gugılladım’, onun davetli olarak sıkça gittiği bir başka ve ünlü konak çıktı karşıma: İhsan Raif Hanım Konağı. Ve onun deyişi ile Taş Konak şiirin, musikinin, sanatın beslendiği

Devamı »
Yeldeğirmeni

Valpreda Apartmanı (İtalyan Apartmanı)

Bu yazıyı okumadan önce mimar, mühendis, şehir plancısı Aron Angel hakkındaki şu yazıyı okuyun isterim… Aron Angel’in ailesi, Sultan Abdülaziz’in isteği ve davetiyle İstanbul’a geliyor -çok güzel hikâye-. O ise 6 Haziran 1916’da Kadıköy Yeldeğirmeni’nde dünyaya geliyor.  Aron Angel ile ilgili ilk yazıda bahsettiğin ‘İstanbul

Devamı »
Suadiye

Emeç Apartmanı

Pınar Özgün bana Emeç Apartmanı’nı (Emeç Yalısı ve Yalı Apartmanı’nı da) o kadar güzel anlattı ki, “Konuk yazarım olun” dedim. Pınar Hanım bir eski İstanbul, Suadiye nostaljisi de yaşatarak anlatıyor: “Suadiye’de, Emeç Apartmanı’nda oturuyorum. Burası, gazeteci ve siyasetçi Selim Ragıp Emeç’in villasının yerine yapılan apartmanlardan

Devamı »
Nişantaşı

Mongeri Evi

Nedeni-nasılı uzun, dün gece mimar Giulio Mongeri ilgili bir şeyler okurken şahane bir kaynak buldum; Filolog Damla Çinici, Ankara Araştırmaları Dergisi için bir hakemli makale yazmış, “Başkent Ankara’nın İnşasında Etkin Bir Mimar: Giulio Mongeri ve Yaşam Öyküsü” Damla Hanım’ın çalışma özeni ve akıcı dilinden mi,

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.