Beyti Et Lokantası

Yılmaz Sanlı mimarlığıyla Beyti… Yapım yılı: 1970-1983, Brüt Beton.

Beyti… En, en, en sevdiklerimden. 

Malum; İstanbul’un en eski et lokantası. 1945’te Kırım göçmeni Abdülmuttalip Güler ve oğlu Beyti Güler tarafından Küçükçekmece Gölü kıyısında 4 masa, 16 sandalyeli küçük bir köfteci olarak açılmış. Birkaç yılda ızgara et lokantası haline gelmiş. 

Beyti Bey’in çok çalışkan ve titiz olduğu, eti kasap kasap dolaşarak alıp kendisinin işlediği, sabahın köründen gece yarısına işin başında durduğu da bilinir.

16 SANDALYEDEN YÜZLERCESİNE

1950’lerin başlarında Burhan Felek, Doğan Nadi, Ahmet Emin Yalman gibi gazetecilerin müdavimi olması ve tanıtmasıyla şöhreti artmış. Sonra gelsin yabancı devlet adamları, gitsin üst düzey politikacılar; sanatçılar, şöhretler… Sandalye sayısı 200, 400, katlanarak yükselmiş. 

‘DEVLETTEN ÜCRETSİZ ARSA BAŞINI AĞRITIR’

1950’lerde Pan American Havayolu uçaklarına da yemek veren Beyti’nin arazi mevzuu ise tesadüfen öğrenmiştim. 50’lerde, tatillerini Florya’da yapan dönemin cumhurbaşkanı ve başbakanı, “Yabancılara daha iyi bir mekânda yemek yedirmek gerekir” diyerek dönemin vali ve belediye başkanına ‘Beyti’ye üzerine lokanta yapması için bir arazi tahsis edin’ diye emir veriyor, yetkililer Beyti Güler’e arazi göstermeye başlıyor.

Bunu duyan baba Güler oğluna “Evladım devletin sana ücretsiz ya da ucuz vereceği arsa sonra çok başını ağrıtır” diyor ama Beyti Bey yetkililere de ayıp olmasın istiyor. İşte o dönemde babası “Madem restoran için uygun semt Florya imiş, 100 milyon liraya sana 3 dönüm arsa aldım” diyor ve aile kimseyi kırmadan, borçlu kalmadan kendi arsalarının sahibi oluyor. Sıra bina yapımına geliyor.

NEDEN 13 YIL SÜRMÜŞ

1970’lerin başında başlayan proje, -onlarca kaynaktan yaptığım okumaya rağmen anlayamadığım bir nedenle- anca 1983’te bitiyor.

(İşte burada, ben bu yazıyı paylaşınca yorum yazan İsmail Bayındır imdadımıza yetişip merakımızı gideriyor. Şöyle yazmış İsmail Bey, @herumutortakarar ‘a: Beyti Bey, Hayati Tabanlıoğlu ile çalışmak istemiş. Fiyat konusunda anlaşamayacağını düşündüğü için bir dostunun vasıtasıyla Yılmaz Bey ile fiyat konuşmadan işe başlamışlar. (Youtube Kısık Ateş TV de bu röportajı). Kendisinin anlatımıyla 2 sene ruhsat için 2 sene iskan için uğraşılmış. O yıllarda bölge bataklık tabir edilen toprak arazi olduğundan alt yapı vs yapılma süreci uzun sürdüğü için 13 yıl gibi bir süreç oluşmuş.

BEYTİ İNTERNET SİTESİNDE MİMARININ ADI YAZSA NE HOŞ OLUR

Lokantanın -maalesef- Yılmaz Sanlı’ya gönderme yapmayı unuttuğu internet sitesinde “3000 metrekarelik 3 katlı bina, 10 salon, 3 teras ve 5 mutfaktan oluşur” yazıyor.

Beyti beni-bizi yemeğiyle, ortamıyla, hizmetiyle, her daim orada olan Beyti Güler’in selamıyla, duvarlarından taşan anılarıyla iyi hissettirir. Ama mimarisinin, içindeki usta işçiliklerin de bunda payı az değildir.

Beyti Lokantası, Korona karantinaları sonrası annemi ilk yemeğe götürdüğüm yer. Ondan bundan bahsederken mimar arkadaşım Kerem Piker, binanın ayrıntılarının, işçiliğinin, inceliklerinin güzelliklerinden bahsediyordu. Bu sefer Beyti’ye mimarisiyle baktım. 

Yılmaz Sanlı, benim Maçka Palas’ın mimarı olarak bildiğim kişi. Bir de Aydın Boysan’ın ardından yazdığı, göz dolduran yazıyla hatırlıyorum onu. Senelerce Boysanlar’ın, Tabanlıoğlu Ailesi’nin de oturduğu Etiler’deki yan yana apartmanlar da Sanlı’nın eseri (umarım onlar da burada görülecek). 

Binanın 80’lerdeki fotoğraflarından bir kısmını aldığım arkiv‘de (sonra bana mimar Yılmaz Sanlı’nın kızı Suzan Sanlı Esin yazmıştı, sayfayı o yazmış) şöyle diyor: 

“Beyti Güler yabancı devlet adamlarının, üst düzey politikacıların, devlet başkanlarının ve kalabalık turist topluluklarının ağırlanabileceği kapasite ve karakterde bir bina talebi ile Yılmaz Sanlı’ya başvurur. Geleneksel Türk Mimarisi özelliklerinin ön plana çıkması işverenin temel arzusudur. Bütün binada o günün yetersiz teknolojik imkanlarına karşılık brüt beton ve doğal ahşap kullanılmış. Ahşap ve brüt beton geleneksel mimari elemanları ile harmanlanmış. Çiniler, şadırvanlar, kubbeler, kemerler, ahşap kafeslerle bezenmiş bir iç mekan söz konusu.”

SÜNNET ODASINDAN İLHAMLA

Deniz Roman adlı bir muhabirin, Topaz adlı dergideki yazısından da şunları öğrendim: “Şeref Salonu, Topkapı Sarayı’nın sünnet odasından örnek alınarak yapılmış. Duvarların çini bezemesi, 1972’de Prof. Muhsin Onat’la başlamış 1975″te bitmiş. Üstünde Sümerbank Yıldız sanatçılarının tek tek isimleri var. Onlar arasında kendi tuğrası da göze çarpıyor.”

AĞA HAN’A ADAYDI

1994’te Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne de aday gösterilen yapı hakkında birkaç ek bilgiyi de @herumutortakarar ‘a yazılan yorumlardan öğrenelim:

mahfuzkitap

Sevgili Nilay hanım

Bu bina aynı zamanda Hülya Avşar ve Tolga Savacı’nın sekreter filminde Ragıp Saka’nın holdingi olarak kullanılmış. İlave bilgi olarak paylaşmak istedim:)

nurozturkarslan

Brüt betonun sadece taşıyıcı eleman olarak değil estetik bir yapım elamanı olarak kullanıldığı çok güzel bir mimari eser. Binaların içini dışını her köşesini kaplama malzemeleri ile kapatmak olan günümüz estetik anlayışından farklı olarak… Makyajsız mimari…

gunnureken

Sevgili Nilay 🌸bir ekleme yapmak istiyorum. Binanın tüm tuğla (ateş tuğlası) duvarları ve çatısı dedemin kurduğu Kılıçoğlu tuğla ve kiremit fab. Özenle üretilmiştir. Geçen sene Beyti’ye gittiğimizde yine sayın Beyti bey teşekkürlerini sunduğumda çok onur duymuştum. Böyle değerli insanlar yok artık. 😔

arkiv’deki künyeyi de buraya ekleyeyim:

Proje Yeri: Florya, İstanbul

Proje Tipi: Konut Sitesi / Grubu

Proje Tipi Grubu: Konut

İşveren: Beyti Güler

Proje Başlangıç Yılı: 1970

İnşaat Başlangıç Yılı: 1970

İnşaat Bitiş Yılı: 1983

Arsa Alanı: 1500m²

Toplam İnşaat Alanı: 3000m²

http://www.arkiv.com.tr/proje/beyti-et-lokantasi1/1007

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Share on telegram
Telegram
Share on facebook
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Taksim

Hügnen -Kışlık- Evi

Yıllardır AKM inşaatının tozunu, pisliğini, trafiğini, gürültüsünü çeken, çok merak da eden bölge halkı olarak keşke biz de ‘önceden görebilenlerden’ olsaydık… Meraktan çatlıyorum:) Sevilecek, övülecek çok yanı olduğu kadar eleştirilecek özellikleri de olacaktır ama açılıyor olmasına ben çok seviniyorum. İçinde şahane konserler, gösteriler izlemeyi hayal

Devamı »
Cihangir

Sadık Paşa Konağı

Annemin -Jülide Örnek- 18-19 yaşlarında Cihangir’de gittiği dershaneyi çok sevdiğini hatırlarım. ‘Dershane’ denince benim aklıma daha çok üniversite sınavına hazırlayan bir yapı geliyor ama annemin anlattığı bambaşka bir şeydi. Seramik, tiyatro, müzik, resim, yabancı dil gibi pek çok dersin olduğu bir yer. Amerikan Kültür ve

Devamı »
Harbiye

El Irak Apartmanı

İlk yapım yılını, mimarını ya da isminin El Irak oluş nedenini bulamamış olmam beni biraz üzdü. Geçmişe dair bulabildiğim en eski bilgi, apartmanın 21 Temmuz 1939’da 120 bin lira karşılığında Lili ve Alexandrine Günzberg’e satıldığı. Satanlar arasında en büyük hissedar Lusi Sion imiş, diğer hisse

Devamı »
Gümüşsuyu

Havacı Canip Orhun Evi

Apartmanları ve yaşayanlarıyla Gümüşsuyu’nun -hatta Ayaspaşa diyeyim- en karakteristik sokaklardan biridir Saray Arkası. Alman Konsolosluğu’nun arkasında kalan, ‘nezih’ tabir edilen sokaklardan. Komşum; bu hesapta sıkça da yer alır. Güzel bir bina ve -nadir olur- bir yazı var; şahane: “Bu ev 1900 yılında Mehmet Vehbi Bey tarafından Mimar

Devamı »
Beylerbeyi

Jak Kamhi Villası

Çok söylüyorum, hep söyleyeceğim kentteki değişimleri anlamanıza yarayacak, tarihe doğru bakmanızı sağlayacak “kayıt yok”; olan kayıt düzensiz, bağlamsız, dolayısıyla neredeyse yararsız. Kopuk. Salt, arşiv hizmetiyle, mimari ve tasarım alanında yapmaya çalıştıklarıyla nadir “şükür var” dediklerimden. Havuzu önüne almış Jak Kamhi Villası fotoğrafını ilk Salt’ın arşivinde

Devamı »
Osmanbey

Şark Apartmanı

Osmanbey’de Şark Apartmanı. Birkaç sene önce çekilen bir fotoğrafından sonra daha da yıpranmış, öyle terk edilmiş. Mimarı da kapıda yazmasa bilgisini bulmadım yazılı. Bir Ermeni mimar Şabuh Hançer’in imzası var. Ya bu isim ve görüntüde, şehrin her dönem merkezi yerinde bir apartman; mutlaka bir hikâyesi

Devamı »
Beyoğlu

Efi Apartmanı

Peki kim bu Sabiha Bozcalı? -Belki de- Türkiye’nin ilk kadın illüstratörü, ressam ve çalıştığı günlerde çok öyle adlandırılmasa da bugünden yaptığı işlere bakınca kesinlikle bir grafik sanatçısı. En çok bilinen özelliklerinden biri, Reşat Ekrem Koçu’nun ünlü İstanbul Ansiklopedisi’ni resimleyen kişilerden biri olması; 11 ciltte 901

Devamı »