Çok Şükür Apartmanı

Somon rengi bakımsız halini olsun, yeni ve bakımlı halini olsun yıllar içinde onlarca kez fotoğraflamışımdır. Ancak ne mimarını, ne de -o ilginç- isminin hikâyesini bulabildiğimden paylaşamadım. Yapılış yılını üzerinde yazdığı için biliyorum; 1905.

Bazen apartmanları insan hikâyelerini, bazen de insan hikâyelerini apartmanları anlatmak için kullandığım doğrudur. Bu apartmanı da “Sâdettin Kaynak’ın bir dönem yaşadığı apartman” olarak paylaşmaya hakkım olsun artık:)

Beyoğlu-Sıraselviler’de başka bir bina yazıyordum. Sâdettin Kaynak’ın da Sıraselviler’de bir apartmanda oturduğunu fark ettim. ‘Küçük bir bina’ diye geçiyor bazı yazınlarda. Sokağa inip aramadım; Kaynak Apartmanı ismi. Bulursam ayrı paylaşırım.

ÇİLE BÜLBÜLÜM ÇİLE…

TRT ile büyüdüğüm için olsa gerek -severim de biraz Türk Sanat Müziği- Saadettin Kaynak, ismi zihnime kazınmış bir bestekâr. Ama yeni nesil için ne kadar tanıdıktır bilmem. Yine de ‘Leyla Bir Özge Candır’ desem ya da ‘Niçin Baktın Bana Öyle’, ‘Çile Bülbülüm Çile’, ‘Kara Bulutları Kaldır Aradan’, ‘Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece’… Daha ne olsun!

Cemal Koyuncu, “Sâdettin Kaynak, dini bir muhitte yetişmiş, Sultan Selim Camii’nin baş imamı iken görevinden ayrılıp ilahiden marşa, film müziğinden türküye kadar bir çok alanda eser vermiş bir besteci” diye başlıyor Aksiyon Dergisi için, bestecinin oğlu Ömer Feyyaz ile yaptığı röportaja… 

APARTMAN İSMİYLE KONUŞANLAR OLMASA…

Ömer Bey, süper kaynak, çünkü hep apartman isimleriyle konuşuyor.

İlk oturdukları yer Fatih’teki Bingöl Apartmanı. Muhtemelen orayı yaptıran da Sâdettin Bey, 5’inci katında oturuyorlarmış. Oğlu, “İmamlıktan ayrıldı. On plak için on bin lira verdiler. O zamanın parası ile çok büyük para. Onunla Fatih’te bir arsa almıştı. Ardından Cihangir’deki evi de Varlık Vergisi zamanında bir Rum’dan aldı (Kaynak Apartmanı). Bütün geçimi diğer katlardan alınan kiralardı” diyor.

Vikipedia metninde, kaynak göstermiyor ama Saadettin Bey’in, bir tek, vergi döneminde aldığı apartmanın sahibinden kira almadığı belirtiliyor.

GÜLFİYE HANIM MUAMMASI

Sâdettin Kaynak bir kere evlenmiş, çocuklarının annesi ile. Eski eşi istemediği için boşanamamış diye anlıyorum. Bir de herkesin ikinci eşi diye bildiği, Kaynak’ın vasiyetini bıraktığı, oğlunun ise “Babama uzun yıllar hep o baktı, başka ne oldu aralarında bilmiyorum ama aslında bakıcısıydı” dediği Gülfiye Hanım var.

“Evlenemedi. Hatta Cihangir’deki Çokşükür Apartmanı’nda otururken o Gülfiye, kapıcının karısı imiş. Sonra babama çok sadık olduğu için onunla beraber Kaynak Apartmanı’na geçti. Sonra da oradan Koşuyolu’na gittiler. Daha sonra da zaten hastalandı babam”.

Tabii ben bu satırı bir bahane olarak kullanıyorum. Bu binayı da paylaştım Çok Şükür!

İMAMLIKTA KEŞFEDİLİYOR

Bu arada hazır Sâdettin Kaynak’tan bahsetmişken şunları eklemeden de yapamayacağım. Kaynak’ın musikiye geçişi çok ilginç, oğlu anlatıyor:

“Ailede musiki ile ilgilenen ve onu teşvik eden kimse yok. Din adamı olunca o zamanın meşhur mevlüthanları arasına giriyor. Ve o zaman plak şirketi sesinin güzelliğini fark ediyor, bunu değerlendirmek istiyor. Tabii o zamanın kaside, gazel, ezan, mevlüt filan tipinde şeyler okunuyor. Türkiye’de daha henüz plak sanayii kurulmamış. Okunuyor, mumlar üzerine alınıyor, ondan sonra negatifleri dışarıya gönderiliyor filan… Columbia Plak Şirketi, 10 plak yapmak için Berlin’e göndermek üzere anlaşıyor babamla. Oradan başlıyor onun serüveni. Zaten döndükten sonra da meslekten ayrıldı. Altı sene kadar bir imamlık vazifesi var.”

TÜRKÇE EZAN

Yine, sanatçının ‘Yanık Ömer’ adlı şarkısının da ilhamı olan oğlu Ömer anlatıyor:

“Ben hayal meyal hatırlarım. Fatih’te Bingöl Apartmanı’nda oturuyorduk. Oraya saraydan araba gelir, zamansız saatlerde, polis alır götürürdü onu Dolmabahçe’ye. Ben o zamanlar 45 yaşlarında filandım. İran Şahı Rıza Şah’ın Türkiye’yi ziyaretinde de bulunmuştu. Bir de Ayasofya Camii, o zaman müze değildi. Orada Türkçe ezan okumuş ve 30 bin kişi dinlemiş. Zaten plağı da var. Hatta babam Kur’an’ı Türkçe’ye çevirmiş, Atatürk de imzalamış. O hâlâ duruyor bende.”

KAYNAK APARTMANI

Edit; en sevdiğim, paylaşım sonrası gelen yorumlar, Sâdettin Kaynak’ın torununun eşinin bir arkadaşı yazmış bana. Kaynak Apartmanı, Alman Hastanesi’nin karşı tarafına denk gelen otoparkın orası imiş. Satın alınıp istimlak edilmiş yıllar önce.

Birlikte iş üretmiş Safiye Ayla ile Saadettin Kaynak o kadar yakın oturuyorlarmış ki… Kaynak Apartmanı’nın eski fotoğrafını da bulurum umarım.

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Florya

Florya Atatürk Deniz Köşkü

İçinde kabul salonu, yatak odaları, banyo ve kütüphane olan köşk, karadan 70 metre uzaklıkta deniz tabanına dikilen kazıklar üstüne inşa edilmiş; ahşap bir iskele yolla karaya bağlanmış.  Deniz Köşkü, İstanbul Belediyesi tarafından 1935 yılında, 43 gün gibi kısa bir sürede tamamlamış. 14 Ağustos’ta kullanıma açılmış.

Devamı »
Eminönü

Sadıkiye Han

Bina Eminönü’nde; ismi Sadıkiye Han. O kadar güzel ki her ayrıntısı.  Alnında dönemin önemli çay ithalatçılarından İsagulyan’ın Osmanlıca, Ermenice ve Fransızca duvar reklamı var. Ama fotoğraflara da bakın. Bu han “koruma kararı çıkmış” bir bina. Her yerine ayrı özensizlik (ağır kelimeler kullanasım var da…)  Ben

Devamı »
Nişantaşı

Başaran Apartmanı

Başaran Apartmanı’nı mutlaka -bir dönem altındaki- Konak Sineması yazısıyla birlikte okumalısınız. Ben Başaran Apartmanı hakkında şimdi ‘kuru’ kalan bir metin paylaştım ama apartmanı yaptıran dönemin tütün tüccarı Hakkı Başaran’ın torunu Ayşe Atakan Genç’in anlatımları metni canlandırdı… Birilerinde ‘bulut halindeki’ bir bilginin, kayıtlı bir metne, hafızaya

Devamı »
Nişantaşı

Dorsay Apartmanı

Bulmacalarda klasik sorular vardır, kardeşim böyle şeyleri iyi bilir. ‘Dorsay’ denilince film eleştirmeni, sinema yazarı Atilla Dorsay’dan ziyade “Uzun erkek pardösüsü” cümlesi geliyorsa aklınıza tebrikler, iyi bir bulmacacısınız. Girişindeki bilgi panosu sağolsun, Nişantaşı Poyracık Sokak’taki bu bina hakkında şunu biliyoruz; 20. yüzyılın dünyaca tanınmış opera

Devamı »
Nişantaşı

Yayla Apartmanı

Yayla Apartmanı’na dair bulabildiğim tek fotoğraf bu. 1939 yılında İstanbul’daki Valikonağı Caddesi üzerinde mimar Vedat Tek tarafından inşa edilmiş. Türkiye’deki Art Deco mimarlığının en görkemli binalarından biri sayılıyor. Apartman Yunus Nadi için inşa edilmiş. Bu bilgi ile ‘yürüdüm’ ama o koldan da bir bilgi, fotoğraf bulamadım. 

Devamı »
Kurtuluş

Zümrüt Palas

Ressam Hamit Görele. Resimlerine aşina olmayanlar bile bilir ismini diye düşünüyorum. Özetle… Giresun’da doğmuş, Güzel Sanatlar Akademisi’nde Hikmet Onat ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi olmuş, 1928’de mezun olduktan sonra Avrupa Resim Yarışması’nda ikinci olmuş, devlet bursuyla Paris’e giderek Andre Lhote ve Fernand Leger’in atölyelerinde öğrenim görmüş. 

Devamı »
Şişhane

Décugis Evi

Meşrutiyet Caddesi ile Tünel meydanına çıkan merdivenlerin köşesindeki bina. “Miss Pizza’nın karşısında Sushi Express’in olduğu yapı” desem…. İstanbul’u, oraları bilen bilir. Artık bir otel… Bodrumuyla birlikte 4 katlı tasarlanmış, sonradan 6 kata yükseltilmiş. Bir penceresinin kilit taşından anlıyoruz ki, yapım yılı 1895.  Levanten Décugis ailesi

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.