Yaz geldiğine göre, benim adalardan ya da yaz aylarında adlarını daha çok andığımız semtlerden bina hikâyelerim yeniden başlayabilir.
Aslında Büyükada’dan bir başka ev anlatmak üzere yola çıktım ama onu Corpi Köşkü’nden bahsetmeden anlatmam imkansız. Adalar Vakfı’nın pek güzel internet sitesinde bilgi dolu bir metin var. Oradan direkt aktarıp yarın da diğer binaya geçiyorum:
CORPİ AİLESİ’NDEN KIRDAR AİLESİNE
“Levanten aile Corpiler tarafından dönemin ünlü mimarlarından Periklis Fotiadis’e (ve Simota Kalfa) yaptırılmış olan köşk, daha sonra İstanbul Valisi Lütfi Kırdar tarafından satın alınmıştır (1937). Lütfü Kırdar döneminde köşkte Ürdün Prensi Talat bin Abdullah, Lübnan Cumhurbaşkanı Başere el Huri, Başbakan Sami Bey ve dönemin Irak Başbakanı General Nuri Essayid gibi önemli konukları ağırlanmıştır. Köşk orijinal haliyle korunmuştur.”
(Bu Corpi Ailesi, bugün Soho House, geçmişte de Amerikan Konsolosluğu binası olarak kullanılan Palazzo Corpi’yi de yaptıran aile muhtemelen. N.Ö.)
MEŞHUR DENİZ BANYOLARI
“Deniz kenarında Achille Corpi’nin köşkü yükselmekteydi. Korpi’nin deniz banyolarından yalnızca ailenin az sayıdaki dostları istifade etmekteydi. Kopsidas ailesi de Korpilerle kirvelikleri olduğundan, Fındıkzadelerin yaptığı gibi, burada banyo yaptıklarını söylemekten gurur duyarlardı. Bu evin karşıdaki Heybeli’ye doğru şahane bir manzarası, önünde Ada’dakilerin en güzellerinden bir kumsalı vardı. Muhteşem çamlar da ta denize kadar uzanırdı. Bu köşkü bir müddet sonra İstanbul Valisi Lütfi Kırdar satın aldı. (Akillas Millas Büyükada)”
Artık Kırdar Ailesi köşkte yaşamasa da bağlarını anlatacağım. Biz iki sene önce Corpi Köşkü’nü ziyaret ettiğimizde sadece dışarısından hikayesini dinledik. O dönem bir ressam / çağdaş sanatçı kiracı olarak oturuyordu o dönem.
O BAHÇE ZİGZAGLI İNİŞLER
“Büyükada’ya ailece gittiğimiz ilk yıl 1936 yazıydı. Korpiler denilen iki kız kardeşin ahşap evini tutmuştuk. Denize kadar inen bir bahçesi vardı. Önce bir teras, sonra sarp yamaçta zigzaglı inişler. Buraya yalnız gidemezdim, denize de sokmazlar, çamlar arasında güneşli bir kısımda, eski tip geniş bir leğene deniz suyu koyarlar, yeterince ısınınca beni oturturlar. Çankaya Caddesi’nin sonuna doğru, Seferoğlu’nun bahçesinin bitiminden aşağı sola sapıldığında, çamlar altında olan bu evin dış görünüşü ile bahçesini ve oraya yapılan yeni binayı sonraları çok ziyaret ettiğim Kırdar ailesinden bilirim. (Teoman Onat, Anılarım)”
ART NOUVEAU YAKLAŞIM
“Sakin bir ortamda bahçe içinde yer alan bu yapı, iki katlıdır ve bir de bodrum katından oluşmaktadır. Yapının simetrik olan ön ve arka tarafındaki balkonlarının kolonları arasındaki payandaları ve çatı payandaları Art Nouveau yaklaşımı sergilemektedir. Balkon ve merdiven korkulukları da ahşaptan birbirine benzer şekilde yapılmıştır. Yapının çatısının yan tarafında ince işçilikli bir tasarıma sahip çatı kenar süslemeleri vardır. Binanın pencereleri ve giriş kapısı sıradan düz tasarımlara sahiptir. Giriş kapısının iki tarafında iki pencere bulunmaktadır. (Nigan Bayazıt Büyükada’da Art Nouveau Mimarlık Araştırmaları, Adalı yayınları)”
- Fotoğrafları ben 2024 yazında çekmiştim, tam cephe fotoğraflardan biri de Adalar Vakfı sitesinden.
- Videoda evin alınışını anlatan kişi Lütfi Kırdar’ın oğlu diplomat Üner Kırdar, Nisan 2026’da hayatını kaybetmiş. Allah rahmet eylesin.


















Henüz yorum yapılmamış.