Kefeli Apartmanı

Bu hesap ve siteye uzaktan hep güzel katkısı olan iç mimar Didem Avincan ne zamandır bana “Samsun’da bir binayı yazacağım” diyordu.

Bana gönderdiği bir haber linkini okudum; Prof. Dr. Yücel Tanyeri, habergazetesi.com‘daki köşesinde şöyle diyordu: “Kefeli Apartmanı, çocukluğumuzda Samsun’un en görkemli yapısı idi. 1950’li yıllarda Samsun’un tümü 2-3 katlı evlerden oluşuyordu. Apartman olarak 7 katlı bir tek ‘o’ vardı. (…) Her önünden geçişimizde başımızı göğe kaldırır hayranlıkla incelerdik. Benzerlerinin İstanbul’da olduğu söylenirdi. Kentin ana geçiş yolu olan Irmak caddesi üzerinde bulunurdu. Önünde şehir parkı vardı. Görkemli Atatürk heykeli tam önünde bulunurdu. Atatürk heykelinin en güzel resimleri hep Kefeli Apartmanına çıkılarak çekilmişti”.

Tanyeri, binanın 1930’lu yıllarda Hakkı Kefeli tarafından yaptırıldığını, Cumhuriyet döneminin Samsun’daki ilk görkemli binası ve Samsun’un ilk apartmanı olduğunu söylüyordu. Girişindeki resimlerdeki tarih de belki binanın yapım tarihi; 1934.

ARTIK GEÇ FARK EDİLİYOR

Peki bugün binanın hali nasıl? O görkemi nasıl erimiş? 

Konuk yazarım Didem Avincan çok güzel anlatıyor:

Çocukluğumda adını şu ya da bu şekilde hep duyduğum, önünden defalarca geçtiğim, karşısındaki parkta bol bol fotoğraf çektirdiğim ama çok geç fark ettiğim bir apartman Kefeli Apartmanı.

Samsun’a döndüğümde, cephesini ilk kez tramvay camından bakarken gördüğümü anımsıyorum, “Aa böyle bir apartman mı varmış Samsun’da?” diyerek. 

@herumutortakarar’da, Ralli Apartmanı‘nı okurken Kefeli soyadını görünce, tekrar anımsadım. Tabii ilk akla gelen “Acaba bir bağlantı var mı?” sorusu. Trabzonlu aile, Samsun-Trabzon yakınlığı, Gülsüm Kamu ismi, “Samsun’da Gülsüm&Sami Kefeli Okulu vardı” gibi yorumlar yapmaktan öteye gidemedim tabii. Çok yaygın bir soyad, çok geniş bir aile, Samsunla ilgisi olsa bile bu apartmanla ilgili olmayabilir diyerek apartmanın kendisini biraz araştırmak istedim. 

FÖTR ŞAPKA DÜŞÜREN APARTMAN

Hakkında yapılmış akademik araştırmalara, yazılmış makalelere ve köşe yazılarına rastlayınca çok sevindim. Apartmanın, Samsun’un simgesi Onur Anıtı’nın 1931’de Samsun’a getirilmesinden sonra yapıldığı anlaşılıyor. 30’lu yıllara ait tapu belgelerinde ise Hakkı ve Hayri Kefeli’ye ait olduğu bilgisine rastlanmış. Yapılan araştırmalardan* anladığım kadarıyla yapının mimarı ya da ustası kimdir bilinmiyor.

Bugün Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan, zamanında ‘Fötr Düşüren Apartman’ olarak anıldığını anladığım bu apartman ile ilgili beni şaşırtan esas şey, apartman girişindeki iki duvar resmi oldu. Samsun’da başka bir örneği olduğunu zannetmiyorum ya da hiç duymadım desem daha doğru olacak. Apartmanı ve bu iki resmi konu alan oldukça faydalı bir araştırma olduğunu düşündüğüm 2021 yılı makalesinde** Dr. Emre Kolay da bu yönde bir bilgi vermiş. 

İSTANBUL’A GÖNDERME YAPAN RESİMLER

Yapıya baktıkça ve resimleri görünce ilk aklıma gelen, ticaretle uğraşan bir ailenin İstanbul’dan bir mimar/usta ile çalışarak, örneklerine orada rastladığı apartmanlar gibi bir yapıyı bu şehirde yaptırmak istemesi ve bunun üzerine ressam dahil İstanbul’dan bir ekibin binayı inşa etmesi şeklinde bir hikâye olmuştu. Sadece bir tahmin tabii  benimkisi. Şimdi Dr. Kolay’ın bulgularıyla, duvar resimlerinden birinin İstanbul Moda İskelesi konulu olduğunu öğrenince, bu olasılık güçlü gibi geliyor bana. 

PEKİ KİMLER YAŞAMIŞ?

Bugün zar zor fark edilen Kefeli Apartmanı’nın eski fotoğraflarına bakınca aklımdan geçenler ise şunlar:  Etrafında sadece kârgir veya ahşap 2-3 katlı yapıların olduğu bir caddede, bu yükseklikte bir yapı yaptırmak, eğer bir mimara sipariş edildiyse, onu oldukça  zorda bırakan bir istek olsa gerek, bulunduğu konum, normalde referans alabileceği yapıları görünce…

Tabii böyle bir apartman söz konusu olunca, Her Umut Ortak Arar yasalarına göre acaba burada kimler yaşadı sorusu da ikinci önemli sorudur.. Sitede yapılar yayınlanırken dikkat etmişsinizdir, ana başlık altında çok güzel anahtar başlıklar yer alıyor. Bu apartmanın ‘içinden tanınmış kişilerin geçtiği yapılar’ unvanını alması pek olası görünmese de bakmakta fayda var deyip biraz araştırdım. 

Şimdi genellikle hukuk ofisleri yer alan binada Prof. Dr. Yücel Tanyeri’nin 2019 tarihli köşe yazısı sayesinde, 50’li yıllarda alt katların yine yazıhane üst katların da konut olarak kullanıldığını öğrenirken yapıyla ilgili çok da etkili gözlemler okumuş oluyoruz.

DOKTOR VE DİŞ HEKİMLERİNİ ARAŞTIRMA FASLI

Ben biraz daha geçmişe gitmek istedim, bir başka kaynakta***, bu apartmanda muayenehanesi olan doktor ve diş hekimlerinin olduğunu gördüm, kaldı ki eski fotoğraflarda apartman üzerindeki tabelalardan da seçilebiliyor bazıları… Hakkında biraz bilgiye ulaşabildiğim tek hekim Dr. Safi Çavaç oldu, ad soyad daha nadir görülen olunca gazete arşivlerinde rastlamak daha kolay. 

Sanırım #nasılolunur’da Talat Kırış’tan dinlemiştim, en eski, hatta belki ilk doğumevi olduğunu öğrendiğim Süleymaniye Doğumevi’nde başhekimlik yapmış Çavaç. 

Kabataş’ta okuduktan sonra Mekteb-i Tıbbiye’ye girdiğini okuyunca belki Samsun’a mecburi hizmet için gelip kalmıştır diye düşündüm. İlginç bir şekilde Kabataş Sultanisi’nin Türk voleybolunun tohumlarının atıldığı yer olduğunu, Türk Voleybol Tarihinin ilk kupasını, içinde Safi Çavaç’ın da yer aldığı ‘efsane’ oyuncuların okullarına kazandırdığını da bu sebeple öğrenmiş oldum. 

SİHİRLİ BİR EL

‘1924-28 şampiyonu olan kadronun değişmez oyuncularından’ Safi Çavaç için, 1948 tarihli Samsun Gazetesinde gazeteci M. Süheyl Esen’in cümleleri harika değil mi: 

‘Bu emektar binadan içeriye girdikten sonra sizi saran mükemmeliyet havası ile ferahlıyorsunuz. Adeta sihirli bir el değmiş sanırsınız. Fakat hayır. Samsunluların kadim aşinaları sempatik doktor Kenan ve Sâfi Çavaç’ın titizliklerinin bu sihirli işte rol oynadıklarını anlamak için kâhin olmağa lüzum yok…

Doktor Sâfi Çavaç elli yataklı ve konforlu bir hastanenin hasretini çekiyor ve fakat eski şartları hatırına gelince bu günkü binanın sağladığı ferahlığı düşünerek şükrediyor, yüzü gülüyor….’***

Kefeli Apartmanı’nın güncel fotoğraflarını ben çektim, diğer fotoğraflara ulaştığım yerleri de yine ekleyeceğim. Umarım daha sonra bir şekilde iç mekanlara, daire planlarına da bakmak mümkün olur.”

VE SONRADAN EK…

2000’DE AİLENİN ÇABASIYLA ANITLAR KURULU TESCİLİ ALINMIŞ

Biz yazıyı paylaştıktan sonra Kefeli Ailesi’nin bir üyesinden; R. Seyran Erakın’dan şu bilgi geldi:

“Anneannem Hayri Kefeli’nin kızıydı. Annem yıllarca bu bina yıkılmasın diye tek başına mücadele etti. Binayı yok etmek, yerine diğer betonlardan yapmak isteyenler, binanın içine türlü zararlar verdi. İstanbul’a kapımıza dayanarak, kanunları dolanıp çeşitli davalar açarak annemi yıldırmaya çalıştı. Anıtlar’a tescili için annem başvuru yaptı ve 2000 yılında tescil edildi. Bu sayede hala ayakta Samsun’un ilk apartmanı. Şeker hastası oldu annem, bu binayı korumak için. ‘En güzel yıllarımı geçirdim der hep.’ Ama en azından boşa gitmemiş mücadelesi, sizler değerini görüyorsunuz.”

Şermin Göysal Örsel ise binanın eski sakinlerinden:

“1953-1962 arasında annem babam ve kız kardeşimle en üst katında yaşadığımız Kefeli Apartmanı’nın yeri bende de çok ayrıdır. Samsun’un ilk asansörlü yapısıydı ancak benim zamanımda asansör henüz çalışmıyordu. Günde en az iki kere 76 basamak inip çıkarak okula gider gelirdim. Babam Yahya Şevket Göysal, Samsun Limanı’nda görevli mühendislerden biriydi. Manzaramız deniz ve Atamızın heykeliydi. Bütün bayram törenlerini evimizin penceresinden seyrederdik. Şimdi masal oldu” Bir de ben binanın o dönemki halini sordum, Şermin Hanım’ın yanıtı: “Evet o dönem yan camlar vardı. Her katta iki daire.. Bizimki denizi arkanıza aldınız mı soldaki idi. Pencerelerden tüm Samsun’u kuş bakışı seyredebiliyordunuz. Tabii o zamanki Samsun’u.”

 

 

KAYNAKLAR

* Gerçek, M. ve Şen Elmalı D. (2019). Kentsel Bir İmgenin Dünü ve Bugünü: Kefeli Apartmanı. Uluslararası 19 Mayıs Multidisipliner Çalışmalar Kongresi Tam Metin Kitabı. 2019. s.984

** Kolay, E. (2021). Duvar Resimlerinde Bir Taşra Örneği: Samsun Kefeli Apartmanında İki Duvar Resmi. Sanat ve Tasarım. Aralık 2021. s.303-315

*** Duman, Ö. (2014) Samsun’da Sağlık 1923-1950. Osman Köse (Ed.) Gelenekten Moderniteye Samsun 1923-1950 içinde (s.153-197). Samsun: Sistem Ofset

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

5 Yorumlar
  • Seyran
    Tarih: 18:53h, 07 Ekim Cevapla

    Hayri Kefeli, anneannemin babasıydı. Annem binanın yıkılıp çirkin bir betona dönüşmemesi için yıllarca mücadele etti. Taşınmaz kültür varlığı olarak tescili için Anıtlar’a annem başvuruda bulundu.

    • Nilay Örnek
      Tarih: 01:05h, 11 Ekim Cevapla

      Merhabalar; iyi ki yazdınız. Tescil gerçekleşti mi acaba?

  • Didem Avincan
    Tarih: 20:04h, 15 Ekim Cevapla

    Çok sevindim ben de yazmanıza, belki başkaca fotoğraflar vardır sizde, ben sadece bir katını gezebildim, onda ifadesini yitirmişti, özgüne en yakın bir daire varmış ama ona ulaşamadım.
    Evet evet Nilay Hanım, okuduğum kadarıyla 2000 yılında TKVKK tarafından tescil edilmiş, emeklerine sağlık uğraşanların.

  • Seyran
    Tarih: 10:05h, 16 Ekim Cevapla

    Evet 2000 yilinda tescil edildi. Zaten o sayede ayakta. Yoksa yıkacaklardı.

  • Sinan Can
    Tarih: 23:06h, 16 Aralık Cevapla

    Dr.Safi Çavaç benim dedemdir ( annemin babası) . Yazdıklarınızı keyifle okudum.
    Annem size daha detaylı bilgi verebilir.
    Saygılarımla
    Sinan Can
    ( sinancanm@yahoo.com)

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

İncirli

Coca Cola Fabrikası

Vay canına sayın seyirciler; insan bir bina ya da mimarın peşinden giderken nerelere geliyor, neler öğreniyor inanamazsınız! Başlayalım. Malum; eserlerinin çoğunu Adana’da üretmiş mimar Ertuğrul Arf’ın -çoğu bugün olmayan- binalarının izini sürerken, Arf’ın, bugün Adana’da harabe halinde olduğu söylenen Coca Cola Fabrikası’nın da mimarı olduğunu

Devamı »
Nişantaşı

Dursun Apartmanı

Nasıl Olunur’un (bilmeyenler için podcast) 181’inci bölümünde konuğum çağdaş sanat dünyasının Türkiye’deki en önemli isimlerinden biriydi; küratör, yazar, eğitimci ve eleştirmen Beral Madra. Uzaktan saygı duyduğum, beğendiğim biriydi Beral Hanım, tanışınca disiplinine, iş ahlakına, ilgisine, açıklığına da hayranlık duydum. Sitede zaten onunla ilgili bir bina

Devamı »
Kuzguncuk

Abdülmecid Efendi Köşkü

Abdülmecid Efendi Köşkü’nü ilk, 2017’de orada düzenlenen ‘Kapı Çalana Açılır’ adlı bir sergi vesilesiyle görmüş, neye bakacağımı şaşırmıştım. Köşke, köşkün ayrıntılarına, o mekanda daha da görkemli durmuş Patricia Piccinini başta pek çok sanatçının eserlerine… ATATÜRK’ÜN TASARLADIĞI AFET İNAN KIYAFETİ Uzun zaman sonra geçtiğimiz hafta “Mâzîden

Devamı »
Cihangir

Bazlamacı Apartmanı

“Ne Harman sigarası kaldı geriye  Ne Olimpos Gazozu  Ne Sadri Alışık” İbrahim Sadri, Kuş Hatıraları   Bir apartman hikâyesi ki, okurken gözlerim yaşardı. Yanından onlarca defa geçtiğim şahane apartman… Cihangir’de; Cihangir Caddesi’nden geçenler mutlaka görmüştür: Bazlamacı Apartmanı. Ezgi Berk, Agos Gazetesi için Grigoris Bazlamacı ve

Devamı »
Maçka

Maçka İnönü Evi

Sürekli “Ne olur bana yazın, paylaşın” diyorum ama pek olmuyor. Böylesi oldu mu, ba-yı-lı-yo-rum. Podcastlerimin de dinleyicisi olan Cansu Doğusal bana şöyle bir mesaj atmış: “(…) Mimarim ve haliyle bu sayfayla çok ilgileniyorum. Çalıştığım yer olan Yoo Mimarlık da Maçka’da mimar Rüknettin Güney (ben mimarın

Devamı »
Mecidiyeköy

Hukukçular Sitesi

Le Corbusier; sanırım mimarlık söz konusu ise öğrenilen ilk beş isimden biri… ‘Oyunu’ değiştirenlerden…  1887 İsviçre doğumlu; mimar, mobilya tasarımcısı, heykeltraş, ressam, yazar. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan konut sorununa karşı çok düşünenlerden. Marsilya’da, savaş sonrası evsiz kalan Fransızlar için tasarladığı Unite d’Habitation (Barınma

Devamı »
Nişantaşı

Yayla Apartmanı

Yayla Apartmanı’na dair bulabildiğim tek fotoğraf bu. 1939 yılında İstanbul’daki Valikonağı Caddesi üzerinde mimar Vedat Tek tarafından inşa edilmiş. Türkiye’deki Art Deco mimarlığının en görkemli binalarından biri sayılıyor. Apartman Yunus Nadi için inşa edilmiş. Bu bilgi ile ‘yürüdüm’ ama o koldan da bir bilgi, fotoğraf bulamadım. 

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.