Kınalıada Camii

İlginç mimarisiyle dikkatleri çekebilicek bir yapı: Kınalıada Camii.

Saime – Raif Fikret Kurt Yalısı’nı yazdıktan sonra gördüm ki, zamanında Kınalıada’da bugün caminin bulunduğu arazinin de sahibi onlar. Raif Bey araziyi cami yapımı için bağışlamış.

Şanlıyız ki caminin bahçesinde tarihini anlatan bir yazıt var. Oraya göre caminin yapım süreci, 1953 yılında Kınalıada Camii Derneği’nin kurulmasıyla başlamış. Dernek, adada bir cami inşa edebilmek için hazırlıklarını sürdürürken 1958 yılında dönemin Başbakanı Adnan Menderes’ten yardım isteniyor. Karaköy’de yol genişletme çalışmaları nedeniyle sökülerek İstanbul Vakıflar Başmüdürlüğü’ne bağlı bir depoya kaldırılan tarihî Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nin yapı malzemelerinin Kınalıada’ya gönderilmesine karar veriliyor.

(Malum güzelim D’Aronco mimarisiyle inşa edilmiş güzelim cami 1957 yılındaki garip yol genişletme çalışmalarına feda edilmişti. Ben de hep “Cami taşınırken battı, denizde kayboldu vs.” haberlerini görüp “Neden taşınıyormuş ki?” derdim. Demek ki bir Kınalıada mevzuuyla denize açılma var…)

KARAKÖY CAMİİ’DEN ULAŞANLARLA…

Yine camideki metinde diyor ki: “Numaralandırılarak vapurlarla adaya taşınan bu malzemelerden yalnızca taş olanlar yeni caminin yapımında kullanıldı. Caminin avlusundaki sütun ve direkler, musalla taşı, tarihî taşlar ve avlu duvarındaki beyaz taşlar bu eski camiden günümüze ulaşan parçalardır.”

Kınalıada Camii’nin inşaatına 1963 yılında başlanmış, 300 bin TL bütçeyle tamamlanıp 1964 yılında ibadete açılmış.

“Mimar Başar Acarlı ile Turhan Uyaroğlu tarafından tasarlanan yapı, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camii’nin mimari üslubunu doğrudan taklit etmek yerine, Kınalıada’ya özgü ve yenilikçi bir anlayışla inşa edildi” diyen metin şöyle devam ediyor:

“Cami; ana ibadet alanının yanı sıra avlu, şadırvan, tuvaletler, dernek ve imam odaları, kütüphane, sağlık ocağı, gasilhane, pastane ve dört dükkândan oluşan kapsamlı bir yapı topluluğu olarak tasarlandı. (…)”

‘YALNIZCA BİR İBADET MEKANI DEĞİL’

“1978 ile 2008 yılları arasında caminin mimari karakteri korunarak çeşitli yenileme ve eklemeler yapıldı. Mihrap, minber, kürsü, mahfil ve son cemaat yeri ahşap olarak yeniden düzenlendi; ayrıca kadınlar camisi, Kur’an dershanesi, morg, gasilhane ve avlu koruma duvarı yapıldı.”

“Tarihî bir İstanbul camisinden taşınan mimari parçaları çağdaş bir tasarımla buluşturan Kınalıada Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil, ada halkının dayanışmasıyla meydana getirilmiş önemli bir kültür mirasıdır. Kendine özgü mimarisi ve yarım yüzyılı aşan geçmişiyle Kınalıada’nın simge yapılarından biri olmayı sürdürmektedir.”

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Asmalımescit

S. Önay Apartmanı

İstiklal’den Şimdi’ye girer gibi girin (Atlas Apartmanı’na da değinmek lazım) -ya da Yakup’a girer gibi diyeyim- hemen birkaç adım sonrasında bu apartman. Mimarlarını biliyoruz; Beyoğlu’nun pek çok binasında görebileceğimiz iki isim. Ve şükür ki imzalı bir apartman. Mimarlar Mimarlar: Victor Adamandidis ile Dimitrios Nikola Petsillas. 

Devamı »
Basınköy

Namık Kemal Apartmanı

Gazeteci Umur Talu ile çok kısa dönem, biraz da mesafeli olarak çalışabildik. Ama kendisini çok beğenir, severim.  Tahayyülüm öyle ki, o ve ailesi, İstanbul, evler, mahalleler açısından anı zengini insanlar… “Bize bir ev, bir bina yazar mısınız?” dedim, kırmadı beni. Kısa süre içinde bir yazı

Devamı »
Florya

Beyti Et Lokantası

Beyti… En, en, en sevdiklerimden.  Malum; İstanbul’un en eski et lokantası. 1945’te Kırım göçmeni Abdülmuttalip Güler ve oğlu Beyti Güler tarafından Küçükçekmece Gölü kıyısında 4 masa, 16 sandalyeli küçük bir köfteci olarak açılmış. Birkaç yılda ızgara et lokantası haline gelmiş.  Beyti Bey’in çok çalışkan ve

Devamı »
Kurtuluş

Baraz Apartmanı

“Dedem ihaleyle satın almış burayı. Biz ailece, yıllarca burada yaşadık. Sakin bir mahalleydi burası. Kurtuluş Caddesi’nin arkası boş araziydi. Bu sokaklarda futbol oynardık. Kurtuluş, İstanbul’un en medeni yeriydi. Kapılara kilit vurulmazdı” diye anlatıyor Türkiye’nin ilk sanat galerisi sahiplerinden Yahşi Baraz…  “Burayı” dediği yer Kurtuluş Caddesi,

Devamı »
Adalar

Corpi Köşkü

Yaz geldiğine göre, benim adalardan ya da yaz aylarında adlarını daha çok andığımız semtlerden bina hikâyelerim yeniden başlayabilir. Aslında Büyükada’dan bir başka ev anlatmak üzere yola çıktım ama onu Corpi Köşkü’nden bahsetmeden anlatmam imkansız. Adalar Vakfı’nın pek güzel internet sitesinde bilgi dolu bir metin var. Oradan

Devamı »
Şişhane

Abuaf (Demet) Apartmanı

Ben Art Nouveau işlemelerini, özellikle de kapısını bir müzik aletinin gövdesine benzettiğimden, apartmanın ünlü bir klasik müzik bestecisinin olduğunu falan düşünmeye eğilimli idim. Bu binayı yıllar içinde o kadar çok fotoğraflamışım ki, “Demet Apartmanı” yazısı bile elimde farklı fontlarla mevcut. Ancak asıl ismi Abuaf Apartmanı.

Devamı »
Gümüşsuyu

Ongan Apartmanı

“Sonra seni hastaneden alıp gittiğimiz Ongan Apartmanı var”…. “Babamın evlerden sıkılma ve yer değiştirme tutkusunun bir sonucu olarak özellikle evliliğinin ilk 15 yılında İstanbul’da sürekli ev değiştiren annem, Gümüşsuyu’ndaki bu apartmanın benim hastanede doğduktan sonra girdiğim ilk ev olduğunu söyler” diyor Orhan Pamuk… ORHAN PAMUK’UN

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.