Modern Apartmanı

“İstanbul, benim şehrim, ey orkestrası zamanın”

Hüsrev Hatemi, 1966

İstanbul tarihiyle ilgili metinleri okurken denk geldiğim uzun bir söyleşiydi. Beşir Ayvazoğlu, Antik Çağ’dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi için Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi ile konuşmuştu.

Ayvazoğlu’nun “Aslen Tebrizli bir ailenin çocuğusunuz, gözlerinizi dünyaya İstanbul’un Feriköy’ünde açtınız” ile başlayan sorusuna yanıt verirken şöyle diyordu Hüsrev Hatemi:

“İkiz birader Hüseyin Hatemi ile aynı gün, 12 Aralık 1938’de, saat 14.30-15.00 arası doğmuşuz. Yer, Kurtuluş Tramvay Caddesi’nde hâlen duran Modern Apartmanı. Atatürk’ün öldüğü yıl. Annem bir komşu hanım ile birlikte, bizim doğumumuza bir aydan az zaman kaldığı hâlde, Dolmabahçe Sarayı’na giderek katafalk önünden geçmiş. Ertesi gün, aynı yerde izdiham sebebi ile ölenler olduğundan, annem, ‘Az kalsın doğamayacaktınız, ben de zaten hayatta olmayacaktım!’ derdi. Hüseyin ve ben, kendimizi anlar gibi olduğumuz 1942 yılından, siyah beyaz film gibi sahneler hatırlıyoruz. Apartman kapıcısı Mıgırdıç Ağa, ev sahibimiz olan Rum Mösyö’nün, ağabeyim yaşındaki oğlu Yorgo, o sırada ortaokula başlamış olan ablamın kapıdan uğrayan arkadaşı Cevza Abla… (…) 1943 yılının galiba ikinci yarısında Modern Apartmanı’nın sağ yukarısında ve karşı sırada olan ve Baruthane Caddesi’ne açılan Feriköy Çobanoğlu Sokağı’nda iki katlı bir eve taşındık.”

İNSAN HANGİ FOTOĞRAFIYLA ANILMAK İSTER?

Üç yıl olmuş bu röportajı okuyup Modern Apartmanı’nı bulalı. Bugün Kurtuluş Caddesi 99 numarada.

Binanın mimarını, yapım yılını bulayım derken iki satır olsun yazmamışım. İç hastalıkları uzmanı, şair ve yazar Prof. Dr. Hüsrev Hatemi’nin ölümünün ardından (2 Nisan 2026) burada olsun istedim.

Merak ediyorum insan hangi yaşının-döneminin fotoğrafıyla anılmak ister?

Onun x hesabından aldığım iki fotoğrafı kullanıyorum. Biri, iki yıl önce bir Nisan günü vefat eden eşi Prof. Dr. Sezer Hatemi ile bir fotoğrafı. Bir de kendine “Yakışıklı” diyenlere “gülümsediği” bir başka fotoğraf. Allah rahmet eylesin…

MİLLETVEKİLİ ADAYI REŞAT EKREM KOÇU

Bu arada röportajın tamamını buradan okuyabilirsiniz. Ben Hüsrev Hoca’nın muhteşem Reşat Ekrem Koçu anısını buraya eklemek isterim:

“Mete Caddesi’nin başlangıcına yakın bir yerde, adını unuttuğum bir partiden milletvekili adayı olan Reşat Ekrem Koçu, seçim konuşması yapacaktı. Pazar günü dışında bir gündü. Henüz üniversite tatili sürmekte olduğundan, bu defa yalnız olarak, gazete ilanında belirtilen mahalle gittim. Yarım saat önce gittiğim hâlde, meydanın Mete Caddesi’ne bakan yerinde kimse yoktu. (Mete Caddesi, Taksim Meydanı ile AKM arasında kalan, Gezi Parkı’na doğru uzanan cadde N.Ö.) önünden Yazılarını severek okuduğum Reşat Ekrem Koçu’yu görmek istiyordum. İlanda belirtilen saat ve dakikada, elinde cızırtılı bir mikrofon tutan biri ile ince tel gözlüklü, beyaz saçlı bir dede görüntüsü ile Reşat Ekrem Koçu göründü. Mikrofon kuruldu, saatine bakarak konuşmaya başladı. Etraftaki kasketli inşaat işçilerinden on kadar dinleyici ile ben. Miting ahalisi bu kadardı. Bu durum, kasketli vatandaşların çok hoşuna gitti. Çünkü bu efendi adam, onlarla göz göze ve çok yakından konuşmuş oluyordu. Başka seçim konuşmaları çok kavgalı gürültülü olurken, Reşat Ekrem Bey’in konuşmasının özeti şuydu: ‘Menderes, İstanbul vilayeti ile belediye başkanlığını birbirinden ayırmak istiyor. Olur mu bu efendim, olur mu? İstanbul kendine has bir şehirdir. Osmanlı padişahları bile uzun süre bunu yapmamışlardır. Olur mu bu?’ Kasketli vatandaşlar, öz amcalarını yatıştırır gibi ‘Yook, olmaz!’ dediler ve Reşat Ekrem Bey hafifçe ve hazince gülümsedi. 1957 seçimlerinde milletvekili adayı olan Reşat Ekrem Koçu, 1960’lı yıllarda beka yurduna göçtü.”

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

1 Yorum
  • Didem Avincan
    Tarih: 13:55h, 05 Nisan Cevapla

    1925 Pervititch Haritası’nda henüz inşa edilmediğini görüyorum, üzerinde inşaat arsası yazılı. Cansu Kısat Tüfekçi’nin Y. Lisans Tezi’ndeki envanter çalışmasından, her katta yalnız bir daire olduğunu, özgün olarak bodrum, zemin ve üç normal katın olduğu, son katın ise ek olduğunu okuyoruz. Yapının 25-40 arası yapılmış olabileceği notu düşülmüş ama Hüsrev Hatemi 1938 yılında doğduğu ev olarak işaret ettiğine göre yapım yılı aralığı daha daraltılabilir. Mimara ulaşamamak üzüyor böyle zamanlarda. Modern Apartmanı’nın karşı çaprazındaki M. Behram Tuğ apartmanı 1925 haritasında görülüyor. Caddedeki gösterişli yapılardan biri olan ve Pervititch haritasında Sinassos adıyla görülen apartman için 1910-1915 arası Rum ustalar tarafından inşa edilmiştir bilgisi var.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Galata

Collège des Frères (St. Pierre İlkokulu)

Son dönemde Galata’da, içindeki İtalyan restoranı ve yapısıyla popüler olan bir işletme; Ecole St. Pierre Otel.  Otelin, adını, çok zaman önce orada olan eski bir okul binasından aldığını bildiğimden dönüşüm hikâyesini merak ediyordum. Bugüne kadar ibadete, eğitime ve ticarete ev sahipliği yapan, bugünse otel olan

Devamı »
Şişhane

Abuaf (Demet) Apartmanı

Ben Art Nouveau işlemelerini, özellikle de kapısını bir müzik aletinin gövdesine benzettiğimden, apartmanın ünlü bir klasik müzik bestecisinin olduğunu falan düşünmeye eğilimli idim. Bu binayı yıllar içinde o kadar çok fotoğraflamışım ki, “Demet Apartmanı” yazısı bile elimde farklı fontlarla mevcut. Ancak asıl ismi Abuaf Apartmanı.

Devamı »
Gümüşsuyu

Tülin Apartmanı

Alguadiş, 1894’te Lüleburgaz’da doğmuş, Saint Joseph’i bitirdikten sonra Lozan’da mühendislik okumuş, 1921’de de İstanbul’a dönmüş. O, Türkiye’nin ilk betonarme mühendislerinden biri. O zaman mimar ve mühendis ayırımı yok…  Rafael Alguadiş’in sanatsal yanı da güçlü, mimarlığı ağır basıyor ama mühendis olarak da iş yapıyor. O ZAMANLAR,

Devamı »
Karaköy

Kale Tasarım ve Sanat Merkezi Binası

Kale Bodur’u, sadece Kalebodur’la Mimarlar Konuşuyor serisi için bile sevebilirdim.  Prof. Dr. Celal Abdi Güzer’in mimarlarla yaptığı söyleşiler, hem benim gibi mimarlıkla alakası olmayan meraklı insanlara bile çok katkı sağlıyor hem de eşsiz bir arşiv oluşturuyor. Sonra yaşının yarısı kadar yıldır orada çalışan Pelin Özgen Piker, yakın

Devamı »
Nişantaşı

Konak Sineması Yeniden

Çıkan kısmın özeti: Her şey, Haziran 2020’de, İstanbul’da yaşayan pek çok kişinin önünden geçmiş olabileceği Harbiye’deki Başaran Apartmanı hakkında kısa bir metin yazmamla başladı. Bina ile ilgili metinde tabii ki, “Bir zamanların efsanevi sineması Konak da bu binanın altındaymış” yazmıştım. Yasemin Hanım’ın (Yasemin Uygur sanırım,

Devamı »
Çankaya

Koruk Apartmanı

Burada daha önce de söylemişimdir; ‘Tevâfuk’ çok sevdiğim bir kelime; hakedilen, haklı tesadüf demek… Bu da bir teevâfuk mudur? Nasıl Olunur için Arif Keskiner ile söyleşeceğiz… Okuyorum. Arif Bey, Ergin Günçe’den bahsediyor… Sonraları ‘Komünist Arif’ lakabını bili almasına yol açacak Nazım Hikmet şiirleriyle, sonrasında oğlu

Devamı »
Beyoğlu

Mimar Victor Adamandidis Evi

Beyoğlu Balo Sokak’ta Doğançay Müzesi’nin yanıbaşında ilgisizlikten yorgun bir yapı. Önce imzayı gördüm, ardından da tabelayı. Ev, bir zamanlar Victor Adamandidis’in eviymiş; Victor Bey, bu sitede de yer alan Luvr Apartmanı (Baylan), S. Önay Apartmanı, Taksim Palace gibi yapıların mimarı. İsmi farklı kaynaklarda Victor Adaman

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.