Büyük Zarifi Apartmanı

Yapım Yılı: 1850ler başı

Önce, öncesi… Bu sayfa kolektif bir yazı-hafıza ürünü olsun istiyorum ya, mimarından sanatçısına “Bana bir bina yazsana” dediğim insan çok.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan Ayşe’yi (Bulutgil) az taciz etmiyordum; “Bienaller ya da çeşitli festivaller için çok ilginç binalar tercih ettiğiniz oldu, bana da yazsanıza birkaçını…”

Neredeyse her görüşümde söylüyorum bunu.

Ayşe bir gün, “İstanbul Tiyatro Festivalinin bu yılki programına bayılacaksın. Çok ilginç binalarda oyunlar var. Büyük Zarifi’yi biliyor musun?” dedi.

“Bilmez miyim?” dedim ama meğer ben ‘küçük’ Zarifi‘yi biliyormuşum, onu fotoğraflamışım zamanında. Olaylar gelişti…

Ayşe ve Elif (Ekinci), benim için 3 enteresan bina seçti; 27. İstanbul Tiyatro Festivali vesilesiyle burada 3, hatta 4 binanın geçmişine gideceğiz…

İşte ilki…

OYUNDA BÜYÜK ZARİFİ DE BAŞROLDE

İçinde oynanan oyuna da ismini veren Büyük Zarifi Apartmanı…

Hem de oyun, festival kapsamında, 1-2-3-4-5 Kasım’da, apartmanın bir dairesinde oynanacak. Yani bayağı başrolde…

Ama dedim ya, bir de ‘küçük’ Zarifi var.

Ve çok daha güzeli bu iki binayı da çok iyi bilen bir konuk yazarım var; yüksek mimar ve restorasyon uzmanı İrem İpek Pişkin.

İrem o kadar güzel, o kadar bilgi ve belge dolu bir tez yazmış ki, bu yazıyı o yazsın çok istedim.

Ki ikimizin de yoğunluğuna, onun işine, yeni anneliğine rağmen bunu başardık sanıyorum… O yazdı, ben kısalttım, ben kısalttım, o yine baktı -biraz daha uzattı:)- Dev çalışma:)

Ve bu sitede ‘kitaplarda adı geçen binalar – filmlerde adı geçen binalar’ gibi ‘Adı tiyatrolarda geçen’ binalar da olmalı onu fark ettim.

İşte muhteşem hikâyeli ‘Zarifi’ler…

Konuk yazarım İrem İpek Pişkin anlatıyor:

PEMBE ÇIKMAZI’NIN DARLIĞINA İNAT

150 yıllık bir güzellik; Büyük Zarifi Apartmanı… Beyoğlunun en hareketli çıkmazlarından Pembe Çıkmazı’nın darlığından, bize onu selamlayacak boşluğun kalmamasıyla İstiklal Caddesi üzerindeki dönemdaş kardeşlerinden daha az bilinir olsa da onlardan eksik kalmayacak kadar etkileyici.

Tez danışmanım Prof. Yegan Kahya Sayar hocamın yönlendirmesine minnettarım; ‘Zarifi’ler bana, bugün buraya yazıyor olmak dahil pek çok kapı açtı…

ÖZGÜN VE BÜYÜK ORANDA KORUNMUŞ

Birçok özgün detayıyla günümüze gelmeyi başaran Büyük Zarifi Apartmanı, bezeme programı, mimari biçimlenişi, demir makaralardan oluşan kömür taşıma sistemi ve metal çöp bacası gibi özgün donatı elemanları, malzeme ve yapım tekniğiyle döneminin karakteristik özelliklerini yansıtır ve 19. yüzyıl apartman konut tipinin başlıca örneklerinden biridir.

Çıkmaz sokağın son parselini oluşturan 425.50 m2 büyüklüğündeki parselin tamamına yapılaşan bir yaklaşımla planlanmayan yapı, ışık alımıyla doğru orantılı olan cephe yüzeyini arttırmayı amaçlayarak bitişik nizamdan olabildiğince kaçınmıştır.

Dönem yazarları tarafından ‘kapalı balkon’ olarak betimlenen, binanın iki çıkması, dairenin salonlarına denk gelir. Böylece sokağa yönelen yaşam alanlarının mahremiyeti korunur.

Büyük Zarifi Apartmanı, tüm duvarların taşıyıcı olduğu yığma yapım tekniğinde yapılmış, volta döşeme sistemine sahip kargir bir yapıdır.

22.95 metre yüksekliğindeki Büyük Zarifi Apartmanı’nda, bir bodrum kat ile zemin kat üzeri 5 kata yerleşen 13 adet daire var.

EFSANEVİ ZARİFİ AİLESİ

Apartmanı, dönemin en önemli banker ailelerinden ‘Zarifi’lerden Eleni Zarifi’nin yaptırdığı düşünülüyor. (Açıkçası Osmanlı döneminde Zarifi Ailesi ve onların dönemin binalarına, eğitim ve ticaretine etkisi, birkaç kitap çıkaracak genişlikte. Yazının en sonunda onlarla ilgili de bir uzun bölüm var, okunuyuz… Bir de Jean Zarifi bayağı yakışıklı! N.Ö. )

Apartmanlaşma süreci ile Galata ve Perada görülmeye başlayan ilk apartman örneklerinden biri olan Büyük Zarifi, komşu parselinde yer alan Küçük Zarifi Apartmanı ile eş zamanlı olarak yapılmış. Ancak bu binaların ‘apartman’ olarak kaydının yapılması 1912 yılını buluyor.

Niye?

(İşte burası çok ilginç ve İrem Hanım yine sitede uzun uzun ‘dedektiflik aşamasını kayıtlarıyla’ anlatıyor. Ben bunu burada kısaca özetliyorum. N.Ö.)

OKUL BAKIMI İÇİN APARTMAN VERMEK!

Beyoğlu Merkez Rum Okulu, ‘hamiyetli kardeşler’ Stefanos Zafiropulos ve Eleni Zarifinin masraf ve bağışları ile yapılır. Eleni Zarifi ve ağabeyi Stefano Zafiropulos sadece okul yapısını yaptırmakla kalmayıp, bakımı için okula iki apartman veriyor. Bu iki apartmanın hem okula yakınlıkları, hem de iki apartmantanımı ile eşleşen ikili durumları sebebiyle, ‘Büyük ve Küçük Zarifi Apartmanları’ olma ihtimalleri üzerinden araştırma başlar.

Şark Ticaret Yıllıkları başta olmak üzere çeşitli belgeler incelendiğinde şüpheye olasılık vermeyecek bir kesinlikle bu iki apartmanın ‘Büyük ve Küçük Zarifi Apartmanları’ oldukları anlaşılır.

ÇOCUKLARA YUVA

Eş zamanlarda, Balıklı Rum Yetimhanesi’nin ihtiyaca cevap verememesi sonucunda yetimhanenin taşınması amacıyla Büyükada’daki Vallury imzalı büyük ahşap yapı, Eleni Zarifi tarafından Patrikhane adına satın alınır.

Balıklı Rum Yetimhanesi’nden adaya taşınma sürecinde çıkan çeşitli aksilikler sonucunda yetimhanedeki çocuklar, 1888 – 1904 yılları arasını kapsayan yirmi yıl kadar, Zarifiler’e ait “iki apartman”a yerleştirilirler.

O dönemde, azınlık cemiyetlerinin yetimhane açabilmeleri, eğitim işlevi barındırması şartı ile mümkündür. Bu yüzdendir ki, yetimhane olduğunu bildiğimiz yapıların yıllıklar ve tarihi haritalarda okul olarak kayıtlı olabildiğini görürüz. Şark yıllıkları ve belgeler incelendiğinde tam da bu yıllara denk gelen biçimde, 1904 yılına dek, Büyük ve Küçük Zarifi Apartmanları’nın “Yunan okulu / kız okulu / Yunan yatılı okul” gibi tanımlandığı görülmekte! Büyükada’daki Rum Yetimhanesi açılışından sonraki ilk ticaret yıllığı kaydı olan 1912 yılında ise sonunda apartman olarak kayda geçmişler. Tüm bu bilgiler ve dahası, Büyükada’daki Rum Yetimhanesi’ne taşınma sürecinde geçici olarak çocukların yerleştirildiği “iki apartman”ın, ‘Büyük ve Küçük Zarifi Apartmanları’ olduğunu kanıtlar.

1978’de sivil mimarlık örnekleri olarak korunması gereken kültür varlıkları olarak tescillenen bu iki bina günümüzde, hâlâ Zarifi Apartmanları hala Beyoğlu Merkez Rum Kız Vakfı’na ait. 

ÜSLUBU: ART NOUVEAU

Peranın Batılı apartmanları arasında yerini alan Büyük Zarifi, başta bezemelerindeki eğrisel ve floral hatlar; asma yaprağı motifleri ile süslenmiş füruşlar ve demir pencere parmaklıklarına eşlik eden kıvrımlı çizgilerle çiçek formlarına sahip demir giriş kapısı, apartmanın giriş holü ile merdiven holünü ayıran rüzgarlık kapısının renkli camları, madalyonlar, çıkmalardaki pilastırlar boyunca madalyonlardan inen üçlü çizgiler, pencere üstlerindeki çiçek motifleri, doğal taş kaplı giriş cephesi, bezeme programı ve yapı bileşenleriyle çok bariz, Art Nouveau (Yeni Sanat) akımının ilk dönem örneklerinden biri.

MİMARI: DİMİTRİTOS PANAYOTİTES

Binanın mimarının, doğal taş kaplı giriş cephesindeki D. PANAYOTIDES ARKHITECTE” yazılı mimar yazıtına dayanarak, Dimitrios Panayotides olduğu biliniyor. Küçük Zarifi Apartmanı’nın Tel Sokaka bakan ve giriş cephesini oluşturan cephesinde de, benzer bir konumda, mimarın ismini görürüz.

VE MİMARIN SİLİNEN İSMİ…

Tez çalışmasında çektiğim cephe fotoğraflarında belirgin olarak gözüken mimar yazıtı, 2015 sonrasında yapılan bir cephe temizleme çalışması sonrasında bir hayli silikleşmiş durumda ne yazık ki…Nilay Hanım da binayı fotoğraflarken Küçük Zarifi‘de çok net gördüğüm bu imzayı, Büyük Zarifi’de net göremediğinden bahsetti. Binanın cephesi temizlenirken tesadüfen çalışmalara denk geldiğimde ben de yana yakıla mimar yazıtını göstererek uyarılarda bulunmuştum.

Restorasyon çalışmaları kapsamında, binanın patinası olarak tanımlanabilecek yaşını, tarihini, biriktirdiklerini gösteren dokuyu koruyarak cephe temizliğinin yapılması hassas bir konu. Bir diğer sebep de tam o hizaya fütursuzca gelen yan binanın yangın merdiveni ve daha nicesi aslında…

RENKLİ CAMLARLA KARŞILAMA; KAYIP RESİMLER

Binaya demir sokak kapısından girer girmez gördüğünüz ve girişten iki basamak çıkarak ulaştığınız, zemine renkli gölgeler düşüren küçük kare camları olan bir ahşap kapı vardır. Bu çift girişlilik işlevsel olarak da rüzgarlık olarak tanımlanan, dışarıdan gelenle içeriye kaçmış” olanın (soğuk gibi) tutulmasını sağlar. Bu ilk giriş holünün iki yan duvarında görülen çerçeveli panolar, büyük ihtimalle üzerleri zaman içerisinde boyanarak kapanmış duvar resimlerinin çerçeveleridir.

HİZMETLİLER, ÇAMAŞIRLAR VE DEĞİŞEN 5. KAT

Hizmetliler için planlanmış mekanlar ise dönemin apartman yapılarının, normal katlarından düşük yüksekliğe sahip en üst katlarında bulunmaktadır. Bu katta aynı zamanda çamaşırhane mekanlarının bulunması çokça rastlanan bir özelliktir. İlk dönem apartman yapılarında görülen bir diğer özellik ise çatı katının bir kısmının çıkılabilen teras çatı olarak düşünülmüş olmasıdır. Çamaşırhane mekanları ile ilişkisi açısından da bu teras çatılar, kurutma işlevinin gerçekleşmesine yaramaktadırlar. Günümüzde, bir apartmanın en prestijli daireleri en üst katlar olabilirken; döneminde asansörün olmadığı apartman yapıları özelinde ne kadar basamak çıkmak zorundaysanız katın değeri o kadar azalır. En üst katın hizmetlilere ait olması bu açıdan da düşünülebilir.

Büyük Zarifi Apartmanı’nın da 5. katın zamanla değiştiği saptanmıştır. Özgününde çamaşırlık mekanları ile kurutma için düşünülmüş geniş bir terası varken buraya daireler gelmiş.

KATLAR ARASI TELEFON PANOSU

Merdiven ve merdiven holünden oluşan apartman çekirdeğine iki yandan eklenen dairelerle, yapı çift kanatlı bir tasarıma sahip.

Apartman girişinde bulunan ve geçmiş zamanda, gelen misafirlerin apartman görevlisi tarafından daire sahiplerine bildirilmesine yarayan katlar arası telefon panosu ile posta kutularının düzenine bu durum; A ve B kanadı olarak yansımıştır.

İKİ KAPILI DAİRELER; KURMALI ZİLLER

Dairelere, çift kanatlı ve tek kanatlı olmak üzere iki ayrı ahşap kapıdan girilmektedir. Büyüklüğüyle birincil giriş kapısı olduğunu hissettiren kapıdan yaşam alanına açılan hole girilirken, küçük kapı mutfak ve tuvaletin olduğu küçük bir başka hole açılmaktadır. Böylelikle daire içerisindeki ana yaşam alanları ile servis mekanları ayrımı, daire dışına yansıtılmıştır. Ayrıca servis kapısı olarak da adlandırılabilecek bu kapı hizmetlilerin kullanımı içinken, evin kullanıcıları ana kapıyı kullanırlar.

Bu giriş kapılarının üzerlerinde, demir mekanik kurmalı ziller bulunmaktadır. Hala çalışan kimi kurmalı zilleri çevirerek 150 yıl önceki misafirlerle benzer biçimde kapıyı çalabilecek olsanız da günümüzde bu ziller, yerlerini elektrikli olanlarına bırakmıştır.


İLGİNÇ KAPI AÇILIMLARI – ODADAN ODAYA ÖZEL GEÇİŞLER

Daireler merdiven yanına uzanan mekanlarıyla L tipi bir plan şemasına sahiptirler. Ana giriş kapısından girdiğinizde sizi yaşam alanına, odalara uzanan koridora ya da mutfak ile tuvaletin olduğu kısma geçiş seçenekleri sunan bir hol mekanı karşılar. Salonun (Fr. le salon), yanında onunla ilişikli bir yemek odası (Fr. salle à manger) bulunur. Odalarının arka bölümde bulunarak bir koridor ve kapı ile ön bölüme bağlanması; konut içi yaşama ve yatma alanı, misafir ve ev sahibi özel alanı, gece ve gündüz kullanımı gibi isimlendirilebilecek bir ayrışmanın planlandığını gösterir.

Dairelere girince, günümüz daire sakinleri tarafından da genelde anlamlandırılamayan bir şey fark edersiniz ki; bu, dairedeki odaların koridora açılan oda kapıları dışında kendi aralarında odadan odaya geçişi sağlayan kapıların olduğudur. Yani bir odanın iki kapısı vardır ve biri koridora diğeri yan odaya açılır. Bunun sebebi, ilk apartman yapıları ile evlere dahil olan koridorun hizmetlilere ait bir servis mekanı olarak tanımlanmasıdır. Yani yapım döneminde koridor, hizmetlilerin kullanımında iken; odalar arası kapılar, evin kullanıcılarına hizmet eden özel geçişlerdir.

ÖZGÜN VE SESSİZ ÇÖP BACASI 

Yapının bir diğer özgün detayı, cephesi boyunca uzanarak bodrum kattaki çöp toplama alanına ulaşan metal çöp bacasıdır. Bu çöp bacasına, dairenizden çıkmadan, mutfağın giyotin penceresinin alt kanadından ayrıca açılan kanatlı bir pencere ile çöpü atabilirsiniz. Çöpün duracağı dolap ise bu pencerenin altına düşünülmüştür. Günümüze kısmen gelebilen özgün çöp bacasını, döneminde biri çöp attığından duyulan seslerinden uzak bir biçimde, arka cephedeki mutfak pencerelerinin yanında görebilirsiniz.

DAİRENİZİ NASIL ALIRDINIZ? BANYOLU MU, BANYOSUZ MU?

A kanadındaki daireler 4 oda, 1 salondan oluşurken, B kanadındaki daireler de 5 oda ve 1 salondur. Bunun sebebi A kanadındaki dairelerde, B kanadından farklı olarak bir banyonun olmasıdır! Büyük Zarifi Apartmanı daireleri kullanıcılara dönemin yeniliği olan modern” banyolu daire ve “daha geleneksel” banyosuz daire olmak üzere iki kanadında iki ayrı alternatif sunmuş.

Günümüzde Beyoğlu Merkez Rum Kız Vakfı’na ait olan yapı, yoğun olarak konut ve ticari işlevlere sahiptir.

CAMDAN CAMA, ŞAHANE BİR HİKAYE

(İrem Hanım, çalışmasını yaptığı 2015 yılında binadaki hemen herkesle görüşmek için kapılara çalışmasını anlatan renkli zarflı mektuplar bırakıyor; eski ve yeni kayıtlarla dayanarak borsacısından müzisyenine, tiyatrocusundan yayıncısına zengin bir yaşayan profili çıkarıyor. Bunları da uzun uzun siteden okuyabilirsiniz. Ama bir ilginç hikâyeyi buraya da alayım…)

Fark ettiğimde beni şaşkına uğratan, Küçük ve Büyük Zarifi Apartmanları arasında en üst katlardan camdan cama bir köprü, bir geçiş vardır. Onun neden ve nasıl olduğunu orada oturanlardan dinlemiştim.

Büyük Zarifi Apartmanı’nın en üst katında yaşayan rum yaşlı evli bir çift, ileri yaşlarda ayrılıyorlar ve eşlerden biri Küçük Zarifinin en üst katına taşınıyor. (İki bina malum, girişleri nedeniyle birbirlerini görmeyen, birbirlerine sırt vermiş gibi düşünebilirsiniz, ayrı sokaklarda. N.Ö.)

Sonrasında barışıyorlar ama ‘ne seninle ne sensiz’ modunda aynı eve geri dönmektense camdan cama bir geçiş yapıyorlar! Ve bayağı riskli de duran eğreti bir geçiş; yani hani gerçekten birlikte olmak istediklerinde biri diğerinin dairesine geçiyormuş gibi adeta. İşte bu geçiş beni içeri almayan Bay Koçonun dairesindendi. Bu hikayenin başrolü de kendisi imiş.

İLHAN BERK’İN ‘PERA’SINDA

Son olarak, İlhan Berk, ‘Pera’ isimli kitabında Büyük Zarifi Apartmanı’nın bulunduğu Pembe Çıkmazı ve apartmanı şöyle anlatır:

“Bütün bunlardan sonra yine bu sokağın Pembe Çıkmazı’nı da unutmamalı. Bugünkü Beyoğlundan kendini sıyırmış belki de tek çıkmazdır o. Sonra da Pera burada hala da yaşıyor gibidir.

Hem bu çıkmazın Zarifi Apartmanı (No.4) güzelliği, gizemi de bunu göstermiyor mu? Ya bu evin bir zamanların güzeller güzeli Luiza Karakasyan’ı? O nasıl unutulur? Ya Madam Aleksandra? Madam Aleksandranın (o neşeli masum çıplak) ölümü gazetelerin de konusu olmamış mıdır? Bulmaca merakı yüzünden her gün üç gazete birden aldığı ve de bir bulmacayı tamamlayamayıp yarım bıraktığı da gazetelere geçmemiş midir? Pembe çıkmazı bir tarihtir.”

Evet, Pembe Çıkmazı ile Zarifi Apartmanları bir tarihtir. Yetimhane çocuklarının seslerinden Ochi Chornyye çalan sert piyano seslerine, rembetiko feryatlarından yangınlara, ayrılıklara, tiyatro oyunlarına…Bundan sonra yankılanacak nice sesleri belleğinde biriktiren duvarlarıyla Büyük Zarifi Apartmanı’nı koruyarak gelecek nesillere aktarmak üzere yaşatmak aslında yine temelde içinde yaşayanlara düşüyor. Umarım daha nice hayatlara ve güzelliklere mekan olursun canım Zarifi…

********** BİTTİ Mİ BİTMEDİ:)

“Ben okuyama doyamadım” diyenler için binanın sakinleri, Zarifi Ailesi ve adını buradan alan tiyatro oyunu hakkındaki bilgiler de burada. Yine İrem İpek Pişkin yazdı, tiyatro meselesini ve kaynaklarımızı ben ekledim…

ZARİFİ AİLESİ

‘Banker Zarifi’ olarak ün salmış Yorgo (George) Zarifi’nin üyesi olduğu Zarifi ailesinin kökeni Avlonya sancağına bağlı Paşalimanı Adası’na dayanmaktadır. 18. yüzyıl sonlarına doğru İstanbul’a gelen ailenin bilinen ilk ferdi Yorgo Zarifi’nin babası Kir (Jean) Zarifi’dir. İlk kez 1786 yılında İstanbul’da adına rastlanan Çelebi Jean Zarifi, pekmez ve şarap ticareti ile uğraşmaktadır; ve o yıllarda hatırı sayılır bir servet edinmiştir. Başlangıçta Arnavutköy’e yerleşen aile, Fener ve Arnavutköy’de iki ev yaptırır. Jean Zarifi’nin torunu Yorgo L. Zarifi, “Hatıralarım” adlı kitabında, aile hakkında birçok bilgi gibi, atalarının inşa ettirdiği binaları da anlatmaktadır. Yorgo Zarifi’nin doğum tarihi kesin olarak belli değildir; ancak halen Marsilya’da yaşayan torunları 1810 tarihini vermektedir.

1842’DE KURULAN ŞİRKET DEVAM EDİYOR

Jean Zarifi’nin Theresa Kaplanoglou ile olan evliliğinden, Yorgo Zarifi’nin dışında Michel, Pierre, Alexandre, Jordan, Nicolas ve Sultanitza adlarında altı çocuğu daha dünyaya gelmiştir. Zarifi Ailesi 1821 yılındaki Rum İsyanı’nın peşine, tüm servetlerini İstanbul’da bırakarak Rum tüccarların yoğun olduğu Odesa’ya gitmek zorunda kalmışlardır. 1830 yılında bağımsız bir Yunanistan devletinin kurulması ile Zarifi ailesi Yunanistan’da ikamet etmeye başlamış; fakat bu dönem çok uzun sürmemiştir. 1831 yılında Yorgo Zarifi, İstanbul’a gelerek ticarete atılmıştır. Bir süre sonra diğer bir Rum tüccar olan, Dimitri Zafiropoulo’nun kızı Eleni (Helen) ile evlendiği bilinmektedir. Yorgo Zarifi’nin Eleni Zafiropoulo ile yaptığı evlilik sonucunda, Zafiropoulo ve Zarifi Şirketi doğmuştur.

1840 yılında İstanbul’da kurulan şirket 1842’de Marsilya’da bir şube açmıştır ve günümüzde Zarifi&Cie adı ile Marsilya’daki şirket varlığını sürdürmektedir. 1829 yılındaki Edirne Barış Antlaşması Türk vatandaşlığına geçmeleri şartıyla Yunan İsyanı sırasında giden Rumların İstanbul’a dönmesine izin vermiştir. Buna karşın, Yorgo Zarifi Naphlion’da elde ettiği Yunan vatandaşlığını korumak ister. 1840’ta İstanbul’daki Yunan Elçiliği’ne giderek Yunan vatandaşlığı için yemin eder. Zarifi ailesi, o günden beri Naphlion kütüğüne kayıtlıdır.

LEONIDAS ZARİFİ; ÖNEMLİ BİR ŞAHSİYET…

Yorgo ve Eleni Zarifi’nin büyük oğulları Leonidas Zarifi, 1840 yılında İstanbul’da doğmuştur. Yorgo Zarifi’nin Leonidas’tan başka Pericles, Sophie, Therese ve Etienne adlarında dört çocuğu daha vardır. Yorgo Zarifi, 1845 yılında İstanbul Bankası’nın (Fr. Banque de Constantinople) tasfiyesi sırasında gösterdiği başarısıyla kendine bir yer edinmiştir.

Zarifi, Sultan Abdülaziz devrinden itibaren başta Şirket-i Umumi olmak üzere pek çok şirketin kurucusu veya ortağı olarak devletin finansmanında önemli bir rol üstlenmiştir. Osmanlı Bankası’nın sahiplerinden biri olan Yorgo Zarifi, yalnız devleri mali açıdan desteklemekle kalmamış Altıncı Daire Belediyesi Komisyonu’nda yer almış ve parasal destek sağlamıştır. Ayrıca, Zarifi’nin Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını denetleyen Düyun-u Umumiye İdaresi’nin ve Osmanlı Tütün Tekeli’nin kurucularından olduğu bilinmektedir.

1850’lerin başından itibaren devlete kısa vadeli borçlar sağlayan, pek çok şirkete kurucu sıfatıyla ortak olan Yorgo Zarifi, 1884 yılında İstanbul’da vefat eder. Taksim’deki Aya Triada Kilisesi’ndeki cenaze törenini izleyen günlerde dönemin gazetelerinde, Osmanlı Devleti’ne yaptığı katkılardan söz eden çok sayıda yazı yayınlanmıştır. Şişli Rum Ortodoks mezarlığına defnedilen George Zarifi, vasiyeti kapsamında kimsesiz Müslümanlara 1.000 Osmanlı altını bırakmıştır.

MEZARLIKTAKİ O HEYKEL

Ben de Zarifi Apartmanları’nda çalışmaya başlamadan önce evimin hemen karşısındaki Şişli Rum Ortodoks mezarlığında George Zarifi’nin defnedildiğini öğrenince, 2013 yılında kendisini ziyaret etmiştim. Avrupa’nın ünlü heykeltraşları tarafından yapıldığı söylenen mezarlardaki heykeller, özellikle de bir kadın ve küçük bir kız çocuğunun kolunda bir çelenkle George Zarifi’nin karşısında olduğu Zarifi’nin heykeli, Zarifi Apartmanları’nın rum yetimhanesi ve kız çocukları ile olan ilişkisini de düşünerek, beni çok etkilemişti.

O zamanki mezarlık büro sorumlusu Bay Manol Seyisoğlu, öncesinde George Zarifi’nin aile üyelerinin burayı düzenli ziyaret ettiklerini; fakat bir süredir kimsenin gelmediğini söylemişti. George Zarifi’ye getirdiğim çiçeğimi bırakıp, tabiri caizse kendisinden ailesini ve geçmişini araştırmak adına icazet alarak çalışmama başlamıştım.

ZARİFİ AİLESİNİN YAPTIRDIĞI BİNALAR

Zarifi ailesi, edindiği servetin yanı sıra hayır işleriyle de tanınan bir aile olmuş. Fener’deki Rum Okulu, Rum Öğretmen Okulu, Filibe’de adı “Zarifia” diye anılan Büyük Rum Cemaat Koleji, Heybeliada Ruhban Okulu, Rum Ticaret Okulu; ve Beyoğlu, Galata, Tarabya ve Bursa’daki Rum ilk ve orta öğretim kurumları, Balıklı Rum Hastanesi ve Düşkünler Evi Zarifi ailesinin yaptırdığı binalardandır.

Ailenin para yönetimine dair temel ilkesini “Hatıralarım” kitabında Yorgo L. Zarifi, babannesi Eleni Zarifi’nin gelen parayı ikiye bölerek yarısını ana paraya eklerken yarısını da hayır işleri için harcadığını söyleyerek anlatmaktadır. Bu sebepledir ki; dönemin birçok yapısının, yapım aşamasında Zarifi ailesinin adı geçmektedir. Beyoğlu Merkez Rum Okulu’nun inşaası da bu hayır işleri arasındadır.

KATKILAR BİTMİYOR…

1857 yılında kurulan ve Beyoğlu-Galata bölgelerini kapsayan Altıncı Daire Belediyesi’nin çalışmalarına, Zarifi ailesinin maddi destekleri süreklilik taşımaktadır. Günümüzde varlığını sürdüren Beyoğlu-Galata tünel projesine maddi katkıda bulunanlar ve 1869 yılında kurulan Dersaadet Tramvay Şirketi’nin kurucu hissedarları arasında Yorgo Zarifi de bulunmaktadır. Kaynak verilmeksizin, Hocapulo pasajı ile ilgili kimi yazılar içerisinde, 1871 yılında açılan pasajın yapımında Yorgo Zarifi’nin büyük katkıları olduğuna değinilmiştir. 1875 yılında Karaköy meydanı yakınında Necati Bey Caddesi üzerinde Rum patriği II.Yokaim tarafından inşa ettirilen Büyük Balıklı Han, dönemin Rum bankerleri tarafından finanse edilmiştir. Balıklı Rum Hastanesi’ne gelir getirmesi amaçlanarak, mimar Ariditi Razi’ye yaptırılan hanın yapımına; dönemin önemli isimlerinin yanında Zarifi de katkıda bulunmuştur.

ZARİFİON; ZARİFİ’YE AİT OLAN

Yorgo Zarifi’nin Balıklı Rum Hastanesi ve Yetimhanesi’ne olan büyük yardımlarından ötürü, hastane yönetimi bir binalarına “Zarifi’ye ait olan” manasına gelen “Zarifion” ismini vermiştir. Bu ve bunun gibi, dönemin birçok yapısının yapımında Zarifi ismi ile karşılaşmak mümkündür. İlk zamanlarında Zarifi Ailesi kışları Fener’de, Yorgo Zarifi ve sonrasında Beyoğlu’nda; yazları ise Yorgo Zarifi tarafından yaptırılan Tarabya ve Büyükada’daki köşklerinde yaşamışlardır. Zarifi Ailesi, 1920’li yıllara kadar İstanbul’da ikamet etmiştir. Yorgo Zarifi’nin kendinden sonra işlerini devralan büyük oğlu Leonidas Zarifi’nin oğlu olan Yorgo L. Zarifi, 1922 yılında Atina’ya yerleşmiştir. Aile Yunanistan’da yaşamasına rağmen 1950’li yıllara kadar yazları Tarabya’daki köşklerinde geçirmişlerdir. Yorgo Zarifi’nin diğer oğlu Pericles Zarifi ise benzer tarihlerde Marsilya’ya yerleşmiştir. 1909’da kurduğu P.Zarifi&Fils şirketi, 1970 yılında Zarifi&Cie adlı bir şirkete dönüşmüştür. Günümüzde Zarifi&Cie şirketini Pericles Zarifi’nin beşinci kuşaktan torunu olan Theodore Zarifi yönetmektedir. Bir diğer koldan yedinci kuşak torunu olan Xenia Papastavrou ile tez çalışmam kapsamında sözlü bir görüşmede bulunmuştuk. Kendisi atalarının bankerlik değil, yardımseverliklerini kendine miras alarak muhtaç insanlara gönüllü yemek dağıtımını amaçlayan ‘Boroume-WeCan’ isimli bir şirket kurmuştur. ‘Boroume-WeCan’, artan yemekleri ihtiyacı olan huzurevleri, yetimhaneler gibi hayır kurumlarına veya yoksullara ulaştırmayı hedefleyen gönüllü bir girişimdir. En son konuştuğumuzda bir ayağını İstanbul’da da kurmanın ne kadar güzel olacağından bahsetmişti.

*************

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE APARTMAN SAKİNLERİ

1868 ile 1945 seneleri arasında derlenen Şark Ticaret Yıllıkları’nda (Annauarie Orientale), yapının kullanıcılarına dair bazı bilgilere ulaşılabiliyor. Özellikle, okul ve yetimhaneye hizmet ettikten sonra yapının apartman kimliğini geri kazandığı 1912 yılına ait yıllıkta yapının kullanıcılarının isim ve meslek bilgileri, daire numaraları ile birlikte kaydedilmiş.

ÖZELLİKLE BORSACILAR

Bu kayıtlara göre, 1912 yılındaki on dairede yaşayan onbeş kullanıcısından altısı (M. Hamburger, E. Thalasso, E. Monnier, J. Bilezikdji, C. Bilezikdji, V. Mutevelli) komisyon ve borsa işlerinde çalışmaktadır.

Ayrıca kullanıcılar içerisinde, bir Türkçe çevirmen (A. Bilezikdji), bir kütüphane görevlisi (E. Heydirch) ve bir devlet çalışanı (A. Bilezikdji) var.

Dikkat çeken bir diğer kişi, üç numaralı dairede oturan Georges P. Georgiadi’dir. ‘Yedikule – Yunan hayırsever kurumlar sekreterliği müdürü’ olarak kayıtlı olan G.P. Georgiadi, Büyük Zarifi Apartmanı ile Yedikule’deki Balıklı Rum Hastanesi bünyesinde bulunan Balıklı Rum Yetimhanesi’nin geçmişteki bağlarını hatırlatmaktadır.

BİLEZİKÇİYANLAR DA ORADA

Altı numaralı dairede oturan ve sarraflıkla uğraşan Bilezikçiyan (Bilezikdji) Ailesi, dönemin ileri gelen Ermeni aileleri arasındadır. İstanbul’da Belgrad Ormanları’nın devamındaki yaklaşık 800 hektar alana sahip Bilezikçi Çiftliği Ormanı, adını bu aileden almaktadır. Ayrıca, Pembe Çıkmazı’nı anlatan bazı kitaplardan anlaşıldığı üzere Luiza Karakasyan ve ölümü gazetelere konu olan bulmacalara meraklı Madam Aleksandra, Büyük Zarifi Apartmanı’nın akıllarda kalan geçmiş kullanıcıları arasındadır.

‘BİR GÜNAH GİBİ’

1970’lerin sonlarında Rus bir kadın piyano öğretmeni, apartmanın geçmiş sakinleri arasındaki yerini almıştır ve gecelerce ‘Kara Gözler’ anlamına gelen ‘Ochi Chornyye’ (Ajda Pekkan – ‘Bir Günah Gibi’) şarkısını çaldığı, şarkının apartmanda yankılandığı söylenmiştir. Aynı yıllarda, emekli kaptan olan 4 numaralı daire sakininin vefatından bir hafta sonra fark edilmesi ve evinden çıkan çok sayıda değerli tablo, mahalle sakinlerinin akıllarında yer etmiştir. Ayrıca, 1980’lerin başında 5 numaralı dairede çıkan bir yangın sonucu dairenin kullanıcısının hayatını kaybettiği, sözlü kaynaklardan öğrenilmiştir.

ISTOS YAYINLARI, ZAMANINDA REMBETİKO SESLERİ

Çalışmanın yapıldığı 2015 yılında yapı, yüzdesi yüksek olarak konut ve buna ek olarak da ticari işleve sahiptir. Toplam 13 dairesi bulunan yapının sekiz dairesi (1, 2, 3, 8, 9, 10, 12 ve 13 numaralı daireler) konut, üç dairesi (4, 5, 6 numaralı daireler) ticari amaçlı kullanılmakta olup bir dairesi (11 numaralı daire) boştur. Bu dairelerden 7 numaralı dairede Fakir Çocuklar Derneği bulunmaktadır. 1990’ların sonuna dek belirli aralıklarla burada toplanan dernek, yaklaşık beş – altı yıldan beri faaliyetlerine ara vererek hizmet dışı kalmıştır. Apartmandaki 4 ve 5 numaralı daireler ise İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma Vakfı’nın (BİLYAY) kullanımındayken, günümüzde 6 numaralı dairede İSTOS Yayıncılık bulunmaktadır.

10 numaralı dairede, Beyoğlu Merkez Rum Kız Mektebi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olan müzisyen Stiliyanos Berber ile eşi Pelin Süer Berber çocukları ile ikamet etmektedir. Rembetiko müziği icra ederek 19. yüzyıl Osmanlı Dönemi’ndeki “kafe aman” geleneğini yaşattıkları Cafe Aman isimli bir grupları bulunmaktadır. Günümüzde apartmanda oturmuyor olsalar da rembetiko seslerinin taştığı bir daire olarak hatırımda 10 numaralı daire…

TÜRKÇEYİ UNUTMAKTAN KORKARAK… 

Zemin kat ile beşinci katta yer alan 1 ve 13 numaralı dairelerin kullanıcıları Bayan Anna Kolman ve Bay Koço, yapının en eski sakinlerindendi. Çalışmalar süresince kendisiyle görüşülen 87 yaşındaki Anna Kolman, sonraki iki-üç senedir Atina’daki oğlu Nikos Kolman’nın yanına yerleşmiş ve sonrasında ne yazık ki vefat etmiştir.

Zoğrafyon Rum Lisesi mezunlarından olan Nikos Kolman düzenli aralıklarla İstanbul’a geldiği seferlerinde doğduğu ev olan Büyük Zarifi Apartmanı’ndaki 1 numaralı dairede konaklamaktaydı. Türkçe konuşmayı unutmaktan korkan Bay Nikos sırf bu yüzden bile bana apartmandaki çocukluklarını, şu anda bir kafenin masalarının bulunduğu yerde nasıl arkadaşlarıyla top oynadıklarını anlatmaktan büyük keyif alırdı. Annesi Bayan Anna’nın, yaşından ötürü, zihni zamanda yolculuk ederdi. Bazen eski günlerdeymiş gibi konuşur, arada beni de ona bakımında yardımcı olan kız sanırdı. Bay Nikos’un babasının kim bilir hangi kareleri çekmiş fotoğraf makinelerinden biri ile annesinin bir çantasını bana hediye edişi benim için anlatılmaz değerdedir.

*******

BİNALARIN YAPIM YILLARI

Küçük Zarifi Apartmanı ile birlikte Büyük Zarifi Apartmanı’nı ilk olarak, 1858 – 1860 yılları arasında VI. Daire Belediyesi kadastro mühendisi G. D’Ostoya tarafından hazırlanan haritada görülmektedir. Yapının, 1900 Sanatı olarak da isimlendirilen Art Nouveau (Yeni Sanat) akımına öykünen cephe bezeme programı göz önüne alındığında, 1860 gibi erken bir tarihte var olma ihtimali düşündürücü olsa da, D’Ostoya haritası ile güncel hava fotoğrafı karşılaştırıldığında Zarifi Apartmanları ile birebir örtüşen iki yapının varlığı görülmektedir.

1904 – 1906  seneleri arasında hazırlanan Goad haritasında, Zarifi Apartmanları detaylı bir biçimde yer almaktadır. Küçük Zarifi Apartmanı üzerinden başlayarak Büyük Zarifi Apartmanı’na uzanan ve “Yunanlılar’a ait Apartmanlar” manasına gelen “Apparts de L’ephorie Greoque” yazısı, Zarifi Apartmanları’nı tanımlamaktadır. Büyük ve Küçük Zarifi Apartmanı, 1978 yılında Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından tescillenmiş sivil mimarlık örnekleri olarak korunması gereken kültür varlıklarıdır.

******** BÜYÜK ZARİFİ APARTMANI ADLI TİYATRO OYUNUNA DAİR

Binadan bahsettik ancak bir binayı sahne yapmak, ona da büyük bir rol vermek de kıymetli. Ben de (N.Ö.) en sonda oyunun özeti ve isimleri de paylaşayım istedim. Buradan daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz; buyrunuz…

Pembe Çıkmazı’nda 150 yıllık bir apartman, kadim kolektif hafızamızın sahnesi
Mekâna özgü yaratılan bu projede Büyük Zarifi Apartmanı, tarihi gerçeklerden yola çıkan kurmaca hikâyelerin sahnesine dönüşüyor. İstanbul Rumlarının geçmişinden bugüne uzanan iki kısa oyun ile hem sinema hem tiyatronun araçlarını kullanan bu deneysel performansta izleyiciler, sadece bir apartmanın değil, şehrin zengin tarihine tanıklık ediyorlar.

  • Projeyi Tasarlayan, Yöneten: İlyas Özçakır
  • Yazanlar: H. Can Utku, İlias Maroutsis, Fulya Özlem, Sandra Penso, İlyas Özçakır, Çağdaş Ekin Şişman
  • Yapımcı: Anna Maria Aslanoğlu
  • Oynayanlar: Çağdaş Ekin Şişman, Gafur Uzuner, Pınar Fidan, Rasmi Tsopela, Umut Çınar
  • Videoda Oynayanlar: Ali Baran Özcan, Andreas Sarantidis, Çağdaş Ekin Şişman, Oğulcan Arman Uslu, Yusuf Tan Demirel
  • Video Yönetmeni, Kurgu: Sandra Penso
  • Yardımcı Yönetmen: Melis Balaban
  • Dekor Tasarımı: Osman Özcan
  • Dekor Asistanı: Banu Güçlü
  • Kostüm Tasarımı: Müge Orhan
  • Kostüm Asistanı: Gizem Tuğan
  • Işık Tasarımı: Utku Kara
  • Ses Tasarımı: Berkant Kılıçkap
  • Video Ses Kayıt Teknisyeni: Orhan Koçalan
  • Video Işık Teknisyeni: Kemal Keçeci
  • Yapım Koordinasyon: Gülenay Koçak
  • Prodüksiyon Asistanı: İsmet Ekin Arı
  • Afiş Tasarımı: Gökhan Yeter – D’art Duvar
  • Sosyal Medya: Enver Sedat Kurubaş

Yaklaşık 80’ sürer; ara yoktur.
Oyun, apartmanın ikinci katında sahnelenecektir, asansör yoktur.

YOLLARI KESİŞENLER

Yolu Büyük Zarifi Apartmanı ile kesişen binaları aşağıda görebilirsiniz. Bu binaların hikâyelerini birlikte okumanızı öneririz.

KAYNAKLAR

Fotoğraflar: Fatih Yılmaz, Nilay Örnek, İrem İpek Pişkin

  • Büyük Zarifi ve Küçük Zarifi Apartmanı’nın güncel fotoğraflarını ben çektim (N.Ö.)
  • Jean Zarifi ve Zarifi Ailesi’nin kalabalık fotoğrafını İstanbul’un 100’leri serisinden, ‘İstanbul’un Yüz Ailesi’  cildinden aldım. Fotoğrafını çektim:)
  • Büyük Zarifi Apartmanı’nın daha kaliteli güncel -kedili misal- fotoğraflarını ise Fatih Yılmaz çekti.
  • Ziller, apartmanın içinde A-B detayları İrem İpek Pişkin arşivinden; diğer fotoğraflar ve haritalar da onun tezinden…

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

2 Yorumlar
  • Pingback:Yıllarca konuşulacak bir oyun: Büyük Zarifi Apartmanı – velvele
    Tarih: 16:38h, 06 Kasım Cevapla

    […] adını veren ve ev sahipliğini yapan Büyük Zarifi Apartmanı tarih dolu bir mekan. Bulunduğu Pembe Çıkmazı’nı İlhan Berk zamanında “Pera burada hala da yaşıyor […]

  • Omer
    Tarih: 22:13h, 20 Ocak Cevapla

    Bu güne kadar okuduğun keyifli ve dolu dolu eski İstanbul yazısıydı. Keşke o günlerin detaylı, gerçekçi bir belgeseli çekilse.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Yeşilköy

Röne Park ve Röne Park Gazinosu

Biliyorum, biliyorum, biliyorum… Bina, mimari derken insan hikâyelerine fazla düştüm. ‘Çıkacağım’ ama dayanamıyorum. Bu pazar da azıcık yapayım; konum Röne Park olsun. İstanbul, Yeşilköy-Bakırköy-Ataköy sakinleri bilecektir. Yıllaaaarrr sonra dün ilk defa, çokça adını geçirdiğim Röne Park’a gittim, birer çay içtik. Sinan “Söyle bakalım niye Röne”

Devamı »
İstiklal Caddesi

İş Sanat Resim Müzesi (4. Sigorta Han)

4. SİGORTA HAN’DAN İŞ BANKASI RESİM MÜZESİ’NE Konumuz, 1905-1911 yılları arasında, Joseph Baudouy tarafından inşa ettirildiği düşünülen, mimarı henüz bilinmeyen, bir Cadde-i Kebir yani İstiklal Caddesi binası… 1950 yılında Suat Nirven’in hazırladığı sigorta haritasında ismi 4. Sigorta Han olarak geçiyor. Cadde’de Odakule’nin hemen yanında.  1953-2016 yılları

Devamı »
Ihlamurdere

Şişik Palas

Meşhur, adı sıkça duyulan binaların bile tarihine dair belge bilgi çok azken, o bilgiler de kopyalana kopyalana aşınmışken Beşiktaş Ihlamurdere Caddesi’ndeki bir yapının geçmişine dair bilgi bulabileceğime dair çok da umudum yok. Ama her daim ismi dikkatimi çekiyor, Şişik Palas. İsmiyle bile kafamda kısa öyküler

Devamı »
Gümüşsuyu

Ercümend Kalmık Müzesi (Skarlatos Evi)

İstanbul Gümüşsuyu’nun en özel binalarından biri; kapısındaki tabelaya göre Ercümend Kalmık Müzesi ancak yıllardır kapalı. Daha önce Kazım Taşkent’in Ayaspaşa’da yaşadığı Doğan Apartmanı hakkında yazdığımda, pek çok aile üyesinin komşu binalarda yaşadığını aileden olan ve bana yurtdışından yazan İpek Alp’ten öğrenip o binaları da yazmıştım. Apartman 23

Devamı »
İstiklal Caddesi

Köçeyan Konağı (Atlas Sineması / İstanbul Sinema Müzesi)

Ayşegül Kumova, neredeyse iki ay önce bana bir mesaj atıp şöyle yazmış idi: “Atlas 1948 yani eski bilinen adıyla Atlas Sineması çok değerli bir yapı kuşkusuz. 200 yıllık bir bina ve şimdi İstanbul Sinema Müzesi. Müze, henüz 1 yaşında ama kısa süre içinde dünyada ilk üçe girmiş bile.

Devamı »
Fındıklı

Yağmalanan eski Akbank Genel Müdürlük Binası’nın son hali

KASIM 2023: Binanın son haline dair bir güncellemeyi buradan okuyabilirsiniz. Her kıymetli yer için “Müze olsaydı”, “… bilmem ne ailesi oraya baksaydı” söylemlerini ben pek sevmiyorum. Şahsi fikrim, yıllar içinde yavaş yavaş oturdu, bu fikri iyi de savunurum! O tür söylemler, acıyla söylenmesinin yanı sıra

Devamı »
Bebek

Ragıp-Selma Devres Villası

Konuk yazarım yüksek mimar Banu Uçak, Selma ve Ragıp Devres’in izinden, Side Müzesi’nin ardından şimdi de pek çoğumuzun İstanbul’un Bebek semtinden aşina olduğu ‘o villa’yı anlatıyor: “Devres ismi aslında bana arkeoloji tarihinden değil, mimarlık tarihinden aşinaydı. Bebek koyunda, görkemi sadeliğinde, gizli mücevher gibi bir villanın işvereni

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.