Pistikas Apartmanı (Ateşler Binası)

Yapım Yılı: 1932

Eminönü, Sirkeci, Hobyar tarafında, bugün LC Waikiki’nin kullandığı, Atalar Mağazası binasından bahsederken bu hikayede bir de “AİHM’ne giden bir miras davasından” bahsetmiş, “Onu sonra anlatacağım” demiştim.

Bugün o gün…

Tabii öncesinde, Atalar’ın ülkenin belleğinde sandığımdan da çok yer edindiğini, yüzlerce insanın benimle anı, hatta giysilerini paylaştığını da belirtmeliyim. Sevil Kivan’ın “1952 yılında Atalar’dan alınmış erkek damatlık geceliği” diyerek benimle paylaştığı giysinin etiketi de şahaneydi. Neden; üzerinde mimar Apostolos Pistikas’ın binasının görseli de var! “Binalarıyla özdeşleşen markalar” hoşuma gidiyor…

Ancak Apostolos Pistikas’ın kendisinin hayatımıza, yazılı metinlerimize kazındığı söylenemez.

MARMARA APARTMANI İLE BİLİNİYOR

Rum mimar Pistikas ile benim ilk karşılaşmam, Gümüşsuyu’nun görsel olarak en ikonik binalarından Marmara Apartmanı‘nın mimarı olması. Üzerindeki kadın başı, yapısı, kapı yanındaki imzası, art nouveau kayıtlarında mutlaka karşımıza çıkmasıyla -ilgilisi için- bilinen yapılardan.

Hatta bu bina bir dönem “Pistikas apartmanı” diye bile anılmış olmalı (Ama bizim Pistikas Apartmanımız bu değil!).

1933 tarihli Cumhuriyet gazetesinde bir müzayede ilanı buldum (müzayede ilanlarına bayılıyorum!). “Alman Sefaretinin karşısındaki Pistikas apartmanının…”diyor. O dönem o sıradaki bütün binalar isimleriyle belli olduğundan bu binadan başkası olamaz.

İMZA ATAN BİR MİMAR

Marmara Apartmanı’yla çok tanışık olduğumdan Ata Atabek (Atalar) binasında adını gördüğümde tanıdık bir ‘arkadaşla’ karşılaşmıştım.

Bina hem aynı gibi hem değildi -mış gibi yapanlar kategorisine girebilecek kadar-. İstanbulun Mimarları hesabının sahibi Barış Altan, A. Pistikas imzasını, bugün görünmez bir yerde kalmasına rağmen bulup yayınlamıştı.

Pistikas, imza da atan bir mimardı, onun diğer binalarına da bakmak istedim ama ne hakkında bir makale ne bir yazı ne de başka bir bina kaydı bulabildim. Bu böyle olmamalıydı. İsiminin yazılışını (bazı kayıtlarda ismi Apostol olarak da geçiyordu mesela) pek çok farklı şekilde denedim; yok da yok.

6 NUMARALI DAİREDE O YAŞIYORDU

Ve önce Cihangirle ilgili yazılmış bir tezde (Binnaz Tuğba Sasanlar sağolsun),

Meşelik Sokak’taki Pistikas Apartmanı’nda yaşayanları buldum. N. Apostolos Pistikas da Beyoğlu’nda Meşelik Sokak’ta Pistikas Apartmanı’nın 6 numaralı dairesinde oturuyordu! Bingo.

Kendi ismine bir apartmanı muhtemelen kendi yapmış diye düşündüm. Meşelik, Aya Triada Kilisesi’nin sokağı, orada çektiğim bina fotoğraflarına baktım, üç binadan şüphelendim.

Ama tabii ki isimler, kapı numaraları bugün hep değişmiş.

Ama bu bina beni bir davaya hem de büyük bir davaya götürdü. Bugün bir hayalet mimar haline gelmiş, bir fotoğrafını bulamadığım için çok üzgün olduğum Pistikas hakkında bazı bilgileri bu dava sayesinde öğrendim.

EVLATLIK KIZ EVLAT PARASIZLIKLA ÖLÜYOR

Mimarımız Apostolos Pistikas ile eşi Elisavet Pistika, evlat ediniyorlar. Kızları Polikseni Pistika (Foka), 11 yaşındayken Yunanistan’dan Türkiye’ye geliyor. Apostolos Pistikas 1981’de, eşi ise 1987’de vefat ediyor. Beyoğlu’nda 3 koca bina, bir dolu değerli evrak kızlarına miras kalıyor. Ancak Polikseni Pistika (Foka), 1991’de akli dengesini kaybettiği teşhisiyle Zeytinburnu’daki Balıklı Rum Hastanesi psikiyatri bölümüne yatırılıyor. Ve olaylar bundan sonra başlıyor. Normalde Polikseni için bir vasi atanması gerekiyor ancak Yunanistan’daki kardeşleri Yiannis ve Vangelis Fokas’ın -Yunan vatandaşlarının Türkiye’de mal edinmesiyle ilgili yasalar nedeniyle- vasi olmasına izin verilmiyor. Polikseni hastanede parasız kalıyor ve 2000 yılında da o vefat ediyor.

VE ÜNLÜ PİSTİKAS DAVASI

Bundan sonrasını Yorgo Kirbaki’nin 14 Ekim 2013 tarihli haberinden aktarayım: “Polikseni ölünce, iki kardeşi Yunan vatandaşı olduğu gerekçesiyle Beyoğlu’ndaki binalar hazineye devredildi.

Fokas kardeşler, ablalarından kalan mirası alabilmek için Türkiye’de açtıkları davalardan bir sonuç alamayınca AİHM’ye başvurdular.

Strazbourg’daki mahkeme, 9 Eylül 2009’da Türk yargıç Işıl Karakaş’ın da imzasıyla, Türkiye’de Hazine’nin Polikseni’nin gayrimenkullerine el koymasının yasal olmadığına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ek 1 no’lu protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.

Fokas kardeşler önce 25 milyon euro talep etti. Uzmanlar, biri İstanbul Valiliği Rotary Çocuk Evi olarak kullanılan, diğeri iş merkezi olan üçüncüsü de devlet tarafından başka bir kişiye satılmış binalara 5 milyon euro değer biçti. AİHM de bu miktarı geçen hafta onadı.”

BİRİ DE ROTARY ÇOCUK EVİ

Tabii bu süreçte hazineye devredilen binalardan ikisi Türk vatandaşlarına satılıyor, biri de “İstanbul Valiliği Rotary Çocuk Evi” olarak kullanılmaya başlanıyor.

Binaları satın alanların olan bitenden haberleri yok, devletten bina satın almışlar ve birden binaların başkalarına ait olabileceğine dair davaları öğreniyorlar. Sonra bu sorun hukuki olarak nasıl halledildi bilmiyorum, belki Türkiye tazminatı ödeyince, Foka kardeşler binaları satmış gibi oldu…

BİNALARDAN İKİSİNİ BULDUM!

Sonuçta o üç binadan ikisini buldum!

İlk önce Meşelik Sokak’a gittim, ilk şüphelendiğim bina, Pistikas’ın da oturduğu bina çıktı. Artık “Ateşler Binası” ve bir otel (Magnova Vitality Hotel). Ve ne şanslıyız ki binada bir plaket var.

Ve ne acı ki, şimdi otel girişi olan kapının yanındaki mimar imzası yenileme sırasında “uçup gitmiş”:(((

Plakette ise şunlar yazıyor:

“Bu bina 1932 yılında Mimar A. PISTIKAS tarafından yapılmıştı. Zamamın etkisi ve bakımsızlıktan harap olmuş bina, 2002 yılında Ateşler A.Ş. tarafından uygun şekilde onarılmış ve yenilenmiştir.”

Yani 1950’lerde Pistikas’ın kendisinin de oturduğu, ismini verdiği binanın yapım yılını da öğrenmiş oluyoruz. Plakette yenilemeyi yapan bütün isimler de var.

KAYDA GEÇİRDİĞİM İÇİN MUTLUYUM

2009 yılında Murat Kazancı’nın Hürriyet Gazetesi’nde yayımlanan dava ile ilgili haberinde şunları okudum: “

Beyoğlu Meşelik Sokak’taki altı katlı binayı Ümit Ateş satın aldı. Ateş, binadaki kiracıları 12 bin TL ile 4 bin TL arasında para ödeyerek çıkarttı. Binanın beş ve altıncı katları kullanılamaz durumda olduğu için tadilat ruhsatı alındı. Yeni görünümüne 2,5 yıllık bir çalışmayla kavuşan ve “Ateşler” ismini alan binada bugün bir Japon restoranı, hukuk bürosu, reklam şirketi, mimarlık bürosu ve inşaat şirketi bulunuyor. Ateş, binanın AİHM’e kadar uzanan bir hikâyesi olduğunu bilmediği belirterek, ‘Binayı devletten aldığım için daha öncesini araştırmadık’ dedi.”

Bu bina ile Apostolos Pistikas’ın İstanbul’da yaptığı bina sayısını üçe çıkarmış ve kayda almış olayım. Bir diğerini de buldum, binanın ismini de kesinleştirdik, yazacağım…

Benim Pistikas davam sürüyor:)

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

2 Yorumlar
  • Ayşe Özçelikler Aydoğanlar
    Tarih: 00:07h, 20 Aralık Cevapla

    Sayenizde yaşanılan yerlerin yasanmisliklarina ve tarihine tanık oluyoruz

    • Nilay Örnek
      Tarih: 19:04h, 29 Aralık Cevapla

      Teşekkürler

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Osmanbey

Sebat Apartmanı

70 yıllık bekleyiş, 70 yıllık sabır, acı… O anlatırken, her sene toplandığımız, Hrant Dink’in önünde öldürüldüğü binanın ismine bakıyordum: Sebat! Bir sembol gibi, bir heykel gibi… ALGUADİŞ’İN ESERİ Halaskargazi Caddesi üzerindeki Sebat Apartmanı 1920’lerin ortasında Mimar Rafael Alguadiş tarafından tasarlanıp inşa edilmiş. Alguadiş, burada daha

Devamı »
Kızılay

Ajans Türk Binası

Türkiye İş Bankası Kadıköy Şube ve Lojmanları, ardından da pek çok Türk filminde başrolde olan Muammer Karaca Evi  vesilesiyle, Türkiye’nin kendi bürosunu açan ilk kadın mimarı Perran Doğancı‘dan söz açmıştım. Perran Hanım ile ilgili dosyamı -şimdilik- Ankara’daki -eski- Ajans Türk Binası ile bitireyim. MARKA, KALİTE

Devamı »
Ulus

II. Evkaf Apartmanı – Küçük Tiyatro

İnanmazsınız Twitter, bir zamanlar insanları arkadaş da yapabiliyordu! Yiğit Ahmet Kurt, Twitter’daki merak dolu paylaşımlarıyla fark ettiğim, ardından ara ara bloguna bakar olduğum, sonra iki yazarından biri olduğu şahane kitabını  okuduğum, Ankara’ya gidince tanıştığım, beni kötü bir yemeğe ama çok güzel bir müzeye götüren arkadaşım.

Devamı »
Moda

Mehtap Apartmanı

İstanbul’da Moda kıyısında yürüyüp de bu apartmanı görmemiş, şöyle bir bakmamış olan yoktur sanırım. Geçen vapura bindim mis, Moda sokaklarında onlarca apartman fotoğrafı çektim hayranlıkla. Sonra bilmeden ne kadar çok mimar Melih Koray yapısı çekmişim şaşırarak fark ettim. Kesinlikle bir ruhu var Melih Bey’in yapılarının.

Devamı »
Nişantaşı

Sünbül Apartmanı

Mimar Nişan Yaubyan  vefat etmiş. 1928 doğumlu, hakkında yapılan “Mimarlığa Doymayan Adam” belgeselinin adının hakkını verircesine yaşamış bir mimar -okuduğum ve izlediğim kadarıyla- kendisi (ayrıntıları ve linkleri siteye koyuyorum). ABD’de saldırıya uğrayan meşhur İkiz Kuleler’in yapımında da çalışmış, Türkiye’de pek çok önemli projeye imza atıp

Devamı »
Şişhane

Baran Apartmanı (Mardan Han)

Dr. Nejat Eczacıbaşı, “Kuşaktan Kuşağa” adlı kitabında “İstanbul’daki iş yaşımın üç girişimle başlar” diyor: 1- Laleli’de bir apartmanda başlayan vitamin ya da balıkyağı özü çalışması,  2- Pera Palas Oteli’nin tam karşısına düşen Baran Apartmanı‘nın bodrum katında yapılan çocuk maması. 3- Yunus, Kartal’da askerlerin ısrarıyla başlayan elektrolitik

Devamı »
Nişantaşı

Vehbi Bey Apartmanı

“(Narmanlı Apartmanı)… Vehbi Bey Apartmanı gibi döneminin modası ‘Art Deco’ izleri taşımasa da, zamanın en modern yapılarından biriydi. Narmanlı’nın sahibi Hacı Mustafa Efendi’nin, kızına mirasında bu apartmandan pay ayırmaması üzerine, kendi gibi Erzurumlu damadı Vehbi Bey’in, eşinin gönül kırıklığını tamir için, iki ev sonrasındaki arsayı

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.