Taşkent Apartmanı

Yapım Yılı: 1950

Önce Emine Uşaklıgil’in Instagram hesabında Karaca Bey’in fotoğrafını gördüm ardından da tek tük haberler: “Yapı Kredi Bankası’nın kurucusu, sanayici, iş insanı ve siyasetçi Kazım Taşkent’in oğlu Karaca Taşkent, -11 Ocak 2026’da- 90 yaşında hayatını kaybetti”

Taşkent ailesiyle bağlantılı aynı mahalle içinde yer alan Doğan Apartmanı, Banka Apartmanı, Apartman 23 ve Ercümend Kalmık Müzesi’ni (Skarlatos Evi) yazmış idim.

Karaca Bey’in vefatı nedeniyle mimarını bulamadığım, henüz içine de hiç giremediğim, Ayaspaşa Saray Arkası Sokak’taki Doğan Apartmanı’nın hemen yanında yer alan Taşkent Apartmanı’nı da burada paylaşmış olayım.

BİR BAŞKA DOĞAN APARTMANI

Önce 5 yıl kadar önce yazdığım “Bir başka Doğan Apartmanı, sahibi aynıydı…” yazısıyla başlayalım…

“Çok bilinen, bugün bile insanın içini buran bir gerçek hikâyedir. Yıl 1939, Yapı Kredi Bankası’nın kurucusu Kazım Taşkent’in oğlu Doğan, 11 yaşında, İsviçre’nin Flims Kasabası’nda Alp Dağları’ndaki bir heyelan nedeniyle hayatını kaybeder. Kazım Taşkent, olayın olduğu yere, ellerini dağlara doğru kaldırmış bir çocuk heykeli yaptırır. Ve bir döneme damga vuracak DOğan KArdeş Dergisi’ni çıkarır. Kazadan üç yıl sonra da Galata, Serdar-ı Ekrem’deki Helbig Apartmanı’nı alır ve apartman artık Doğan Apartmanı olur.

Bu çoooook bilinen…

Zaten İstanbul’da siz ‘Apartman…’ dediğiniz an size birileri Doğan ya da Mısır Apartmanı der.

BU DOĞAN APARTMANI’NDA OTURDU

Ama az bilinen şu ki, Kazım Taşkent aslında bir Ayaspaşa aşığıdır.

Taşkent, 1950’lere kadar İstanbul’un mesire yerlerinden biri olan Saray Arkası Sokak’ı çok sever; buralardan arsalar alır. 1950’lerin hemen başında da Doğan ve Taşkent apartmanlarının inşaatını başlatır. Kasım Gülek, Şevket Rado, Erol Simavi gibi isimler dairelerin ilk sahipleri olurlar. Kazım Bey de hep burada oturur.

HER HALİYLE HÜZÜNLÜ

Sevdiği her şeye ilk oğlunun adını veren ve onu çok erken yaşta, eğitim için gönderdiği ülkede kaybeden ve 1991’deki ölümüne kadar acı çeken bir baba… Belki Kazım Bey ile Ayşe Hanım çok sevildiğinden, belki daha sonra çıkardıkları Doğan Kardeş Dergisi’nin binlerce çocuk üzerinde yarattığı ilgi, belki ‘çok şeyi olan birinin’ yaşadığı trajedinin etkisi, nedendir bilinmez bu kayıp çok fazla kişiyi hâlâ etkiler.

Ben hep Karaca Taşkent’i düşünürüm. Abisinin ölümü ve evdeki hüznün onu nasıl etkilediğini… Büyük kızı Safter’in ardından dünyaya gelen oğlunun adı da Doğan.”

‘MATEMATİKÇİ VE FİZİKÇİ OLDUM’

Bu yazıyı yazmak için oturduğumda da 1970’li yıllarda Fitaş’ı işleten Sinevizyon’un başında Karaca Bey’in olduğunu gördüm. Eşi Zeynep Hanım ile cemiyet hayatından birkaç fotoğraflarını buldum. Ve ‘ben hayattayken’ adlı blog’da Karaca Taşkent’in şu sözlerine rastladım.

“Annem abimin ölümünden sonra hiçbir zaman tam olarak kendine gelemedi. Ruhi bir bunalım içine girdi. Hayatının sonuna kadar da bir daha sağlıklı bir insan olarak yaşamadı. Doğrusu ben Doğan’ın ölümünü ilk anda pek idrak edememiş­tim. Dört-beş yaşındaydım. Zaten doğru dürüst hatırlamıyorum bile. Annemin ruhi bir bunalım içine girmesi hepimizi etkiledi. Annem, tabii çok üstüme düşmeye başladı. Babam benden çok şey bekledi, iki çocuğu varken tek ben kaldım. Beklentileri birdenbire arttı. Benim üzerime konsantre oldular. Zordu. 13 yaşındayken, 1948’de beni de İsviçre’ye gönderdiler. Annem hiç istemiyordu, ama babam, bilhassa eğiti­mim için faydalı olacağına inandı. İnandığı için beni götürdü, ben de tabii bunun çok büyük faydasını gördüm. Sonunda matematikçi ve fizikçi oldum. Öğrencilik yıllarımda Doğan’ın uğ­radığı kazadan son anda kurtulan iki kişiyle tanıştım, ikisiyle de çok iyi arkadaş oldum. Bunlardan birini birkaç gün önce bu evde ağırladım. Öbürü ise halen İsviçre’deki işlerimi takip eden avukatımdır. Bugün büyük oğlum, Doğan adını taşıyor.”

Pek bir bina yazısı olmadı ama Kazım Bey’in ‘Yaşadığım Günler’ kitabını da okuyup pek sevmiştim; onu, Karaca Bey’i ve bir dönem çocuklara Doğan Kardeş’i hediye eden Taşkent Ailesi’ni tekrar anmak istedim.

KAYNAKLAR

BU YAZIYI PAYLAŞIN:

WhatsApp
Email
Twitter
LinkedIn
Telegram
Facebook

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış.

Bir yorum yazın

DİĞERLERİ

Gümüşsuyu

Gümüş Apartmanı

GÜMÜŞ APARTMANI BAHANE, TÜLİN ZANBAKOĞLU ŞAHANE! Bir hazine buldum; Arkitekt Dergisi Ayaspaşa sayısı! Ve orada Tülin Zanbakoğlu adında bir ‘ilginç’ kadının farkına vardım.  1993 yılına ait dergide “Gümüşsuyu’nda Bir Kitap Butiği”nden bahsediliyor; isim yok (t. zanbakoğlu – traditional design & book store imiş).  “İnönü Caddesi, no 63” deniliyor. Artık

Devamı »
Maçka

Maçka İnönü Evi

Sürekli “Ne olur bana yazın, paylaşın” diyorum ama pek olmuyor. Böylesi oldu mu, ba-yı-lı-yo-rum. Podcastlerimin de dinleyicisi olan Cansu Doğusal bana şöyle bir mesaj atmış: “(…) Mimarim ve haliyle bu sayfayla çok ilgileniyorum. Çalıştığım yer olan Yoo Mimarlık da Maçka’da mimar Rüknettin Güney (ben mimarın

Devamı »
Cihangir

Çelik Palas

İstanbul Cihangir pek çok güzel binayı barındırır. Ancak döneminin modern mimarisi ve yuvarlak hatlar denilince Çelik Palas Apartmanı’nı tek geçerim. Sonra da bugün Ark Kültür’e ev sahipliği yapan konağı eklerim… O SERVİS KAPISI NEDİR:) Cihangir’in en işlek hatlarından Susam Sokak üzerinde kendini biraz geri çekmiş

Devamı »
Kurtuluş

Talip Aksoy Evi

Adanalılar burada mı? Meğer -zamanında- ne güzellikler varmış Adana’da. Az kalanlardan birini Instagram’dan @nilay_g_o sayesinde öğrendim. Ve asıl mimar Ertuğrul Arf ile tanıştım ki, onu ayrı anlatıyorum burada biraz. ‘Arf’ soyadı tanıdık geldi mi? PEK ÇOĞU YIKILMIŞ Adaşımın mesajıyla anlatayım: “Nilay Hanım merhaba, ben İstanbul’da

Devamı »
Zeyrek

Zeyrek Çinili Hamam

Yıllar önce çinileri sökülüp satılmasaydı bugün ilk fotoğraftaki gibi görünecekti. (İlk kare Yasser Bunni tarafından 3 boyutlu- çiniler duvara işlenerek elde edilmiş bir görüntü). Ama yine de çook güzel! Zeyrek Çinili Hamam’ı ilk 17. İstanbul Bienali’nde 2022 Ekim’inde görüp hayran olmuştum. Hamam, o dönemde sergiler

Devamı »
Çankaya

Işık Apartmanı

“Ayrancı Semti, Ankara’nın en eski yerleşim yerlerinden biridir. Ayrancı herkesin herkesle bir yerden tanışık olduğu, şehrin merkezine yürüme mesafesi yakınlığında, çoğunlukla memur, akademisyen, öğrenci ve kedilerin yaşadığı, sessiz ve alabildiğince yeşil bir topoğrafyaya sahiptir. Ayrancı kendi has mimari yapısıyla da dikkat çeker. Ankara civarındaki kıymetli

Devamı »
Asmalımescit

S. Önay Apartmanı

İstiklal’den Şimdi’ye girer gibi girin (Atlas Apartmanı’na da değinmek lazım) -ya da Yakup’a girer gibi diyeyim- hemen birkaç adım sonrasında bu apartman. Mimarlarını biliyoruz; Beyoğlu’nun pek çok binasında görebileceğimiz iki isim. Ve şükür ki imzalı bir apartman. Mimarlar Mimarlar: Victor Adamandidis ile Dimitrios Nikola Petsillas. 

Devamı »
Büyükada'nın Yaşlanmayan Modernleri
Hasan Çalışlar Arşivi

Çok sevdiğim mimar Hasan Çalışlar’ın, Instagram’da oluşturduğu ve “Büyükada’nın Yaşlanmayan Modernleri” adını verdiği arşivine, bundan sonra sitenin bu bölümünden ulaşabileceksiniz.