Karaköy Palas şu günlerde bir sergi (*) vesilesiyle halka açıldı, ücretsiz içini gezip dolaşabiliyorsunuz. En alt katta eski banka kasaları bile görebiliyorsunuz.
MİMARİ ÖZELLİKLER ŞÖYLE
Binada G. Mongeri imzası, şanslıyız ki -sıkıcı bir dili de olsa- bir tanıtım plaketi var orada şöyle yazıyor:
“İstanbul doğumlu Levanten Guilio Mongeri’nin 1910’ların sonlarında gerçekleştirdiği bir deneme olarak, yakın dönem mimarlık tarihimizde yerini almıştır. Yapının başlangıçta 4 katlı olacağı öngörülmüşse de 3 ayrı kuruluş tarafından beraberce kullanılma koşulu, tasarımı etkilemiştir. Cephe düzenlemesinde sezilen, alışılmamış asimetri bu kurgunun yansımasıdır.
Ortadaki giriş, iş hanı girişidir: Sağ ve soldaki girişler ise olasılıkla bağımsız bankacılık kuruluşlarına ayrılan bölümlerindir. (…)
Çatı hizasında yarım daire harpustalı iki kulecik arasında yayvan kemerle taçlanan pencere, sol girişin tüm cepheyi asimetrik kılan kurgusunun bitimidir.
Tüm cephede dengeli bir kullanım sergileyen yoğun bitkisel ve geometrik bezemeler ve klasik dönem Bizans yapı öğelerinin yorumu, bir öğretici olarak çok iyi bildiği Bizans mimarlığına yüzyıllar sonra Mongeri’nin sunduğu bir saygı göndermesi gibidir. Mongeri, yapıyı tüm yapılarında sezilen özen ve titizlikle tasarlamış, uygulatmış ve bitiminde de kendi işyerini buraya taşımıştır.”
FARKLI MİMARİ ÜSLUPLAR
Wikipedia’da da binanın mimari özellikleriyle ilgili “Birinci Ulusal Mimarlık Akımı etkilerini taşır. Binada Bizans, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden öğelerin yanı sıra Art Nouveau ve Neoklasik mimari unsurları da yer alır” ifadesi yer alıyor.
2023 yılında Habitus Mimarlık tarafından binanın restorasyon projesi çizilmiş; ben de çizimleri ve kendiminkilere ek, bazı cephe fotoğraflarını oradan aldım.
EN SEVDİĞİM MİMARLARDAN
Mimara gelirsek… Guilio Mongeri hem eserleri hem de kişiliğiyle benim pek sevdiğim mimarlardan. Nişantaşı’nda kendi elinden çıkan güzel bahçesiyle bugünün pek meşgul ve meşhur sokaklarından Güzel Bahçe’ye de ismini veren evini, Villa Tozan’ı, Maryana Han’ı ve Bozlu Art Project Mongeri Binası gibi yapılarını yazmıştım.
Çeşitli alanlarda koleksiyonları olan, çok güzel suluboya resimler yapan, sporun pek çok farklı alanında faaliyet gösteren, 1931 yılında belediyeden çöplerin ayrıştırılması için izin talep eden (buna bayılıyorum), 3 evlilikten 7 çocuk sahibi olan, pek de bir güzel giyinen İtalyan asıllı mimarımız İstanbul doğumlu. Babası Luigi Mongeri de hem akıl hastalıkları hem de salgın hastalıklar konusunda Osmanlı döneminde önemli hizmetlerde bulunmuş biri. (Mimarın çalışma masasındaki fotoğrafını nedense almadığım ama yarısını bir sergi sırasında fotoğrafladığım Özlem İnay Erten’in Şişli’de Bir Konak ve Mimar Giulio Mongeri adlı kitabından çekmiştim.)
ALEMDAR KARDEŞLER BİNASI DA AYNI BOY DA OLSAYDI
Alemdar Kardeşler Binası şimdiki adı ile Şeref Hanı binaya bitişik. Aslında yapılmadan önce bir mimarlık yarışması açılmasına ve Karaköy Palas’a uyumlu bir bina tasarımı (Orhan Safa ve Kemal Ahmet Aru’nun ortak projesi) seçilse de uygulama farklı oluyor. Projedeki kat sayısı aynı da kalsa da, tavanlar aynı yükseklikte yapılmayınca Karaköy Palas ile hizalanmayan bir proje ortaya çıkıyor; hepsi Erdal Bilgen’in buradaki yazısında mevcut.
(*) 25 sanatçının katılımıyla oluşturulan ‘Mümkün’ adlı sergi, KÜME Vakfı (Kültür ve Medeniyet Vakfı) tarafından düzenleniyormuş. İlk defa duyduğum vakfın en görünür yüzü Selçuk Bayraktar; 2024 başında kurulmuş. Binanın serginin olduğu kısmı sergiler için Baykar’a (Baykar Teknoloji adlı şirket) devredilmiş. Mayıs 2026 notu
****** Buraya kadar okuyan bunlara da bakabilir
- Bu iletideki fotoğrafa inanamadım, Karaköy Palas o kadar ‘daha da’ güzelmiş ki: https://x.com/seda_ozen/status/1444571478587068416?s=46&t=iMvr-7GaFPpTYFs-SmhSvQ
- https://www.eskiistanbul.net/tag/karaköy/
- http://www.degisti.com/index.php/archives/5993
- Mimar imzasının olduğu fotoğraf Kayıhan Türköz-Salt Arşiv https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/77231

































































Henüz yorum yapılmamış.